PDF İndir  - Sebt Günü Çalışma Kitapçığı – 1.çeyrek 2017 – Kutsal Ruh ve Ruhsallık

 

Kutsal Kitap Çevirileri Tablosu

Bu çalışma rehberinde, Standart Versiyon 2016 Yılı İlk Çeyreği için izinle kullanılan Kutsal Kitap alıntıları, aşağıdaki gibidir:

(Aksi belirtilmedikçe tüm alıntılar Yeni Çeviri’den yapılmıştır.)

. Yeni Çeviri: Kutsal Kitap: Eski ve Yeni Antlaşma (Tevrat, Zebur, İncil). Eski Antlaşma ©2001, 2009 Kitabı Mukaddes Şirketi; Yeni Antlaşma ©1987, 1994, 2001, 2009 Yeni Yaşam Yayınları. Bütün Hakları Saklıdır.

KM. Kitabı Mukaddes: Kitabı Mukaddes, Eski ve Yeni Ahit (Tevrat ve İncil): İbrani, Kildani ve Yunani dillerinden son tashih edilmiş tercümedir. ©1941 Kitabı Mukaddes Şirketi.

Candemir. Bünyamin Candemir: Kutsal İncil ©2003 Lütuf Yayıncılık, ©2013 Gerçeğe Doğru Kitapları.

© 2017 Yedinci Gün Adventistleri Genel Konferansı®. Her hakkı saklıdır. Yetişkinler İçin Sebt Okulu Çalışma Kitapçığı (Standart Versiyon)’un hiçbir bölümü, Yedinci Gün Adventistleri Genel Konferansı®’nın yazılı izni olmadan hiçbir kişi ya da kurum tarafından düzenlenemez, değiştirilemez, uyarlanamaz, tercüme edilemez, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. Yedinci Gün Adventistleri Genel Konferansı®’nın bölüm ofisleri, belirli ilkelere göre, Yetişkinler İçin Sebt Okulu Çalışma Kitapçığı’nın tercüme ettirilmesine yetkilidirler. Bu tercümelerin telif ve yayın hakları Genel Konferans’ta kalacaktır. “Yedinci Gün Adventist,” “Adventist” ifadeleri ve alevli logo Yedinci Gün Adventistleri Genel Konferansı®’nın tescilli markalarıdır ve Genel Konferans’ın izni olmadan kullanılamazlar.

Bu kitapçık Yedinci Gün Adventistleri Genel Konferansı® Yetişkinler İçin Sebt Okulu Çalışma Kitapçığı Ofisi tarafından hazırlanmıştır. Bu kitapçığın hazırlanması, Genel Konferans Yönetim Komisyonu (ADCOM)’un bir alt komisyonu olan Sebt Okulu Yayın Kurulu’nun yönetimi altında olmuştur. Yayınlanan bu kitapçık dünya çapında bir değerlendirme kurulunun katkılarını ve Sebt Okulu Yayın Kurulu’nun onayını yansıtmakta olup, sadece veya mutlaka yazarın (veya yazarların) görüşleriyle sınırlı değildir.

İstek Adresi Web: www.menapa.com | E–mail: info@menapa.com

1 Ruh ve Söz — 31 Aralık–6 Ocak 4

2 Kutsal Ruh’un Sahne Gerisinde Çalışması — 13 Ocak 11

3 Kutsal Ruh’un İlahîliği — 14–20 Ocak 18

4 Kutsal Ruh’un Kişiliği — 21–27 Ocak 25

5 Vaftiz ve Kutsal Ruh ile Dolma — 28 Ocak–3 Şubat 32

6 Kutsal Ruh ve Kutsal Bir Yaşam Sürmek — 4–10 Şubat 39

7 Kutsal Ruh ve Ruh’un Meyvesi — 11–17 Şubat 46

8 Kutsal Ruh ve Ruh’un Armağanları — 18–24 Şubat 53

9 Kutsal Ruh ve Kilise — 25 Şubat–3 Mart 60

10 Kutsal Ruh, Söz ve Dua — 4–10 Mart 67

11 Kutsal Ruh’u Kederlendirmek ve O’na Direnmek — 11–17 Mart 74

12 Kutsal Ruh’un İşi — 14–24 Mart 81

Editör Ofisi 12501 Old Columbia Pike, Silver Spring, MD 20904

Web sayfamızı ziyaret edin: http://www.menapa.com

Yazar

Frank M. Hasel

Editör (English)

Clifford R. Goldstein

Kapak ve Sayfa Tasarımı

Lars Justinen

Sayfa Tasarım

Marisa Ferreira

Eilen Citalán

Çeviri

Şahin Kama

Redaksiyon

Bilek Güler

İçindekiler

Birçoğumuz “Seni Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz ediyorum” sözlerini duymuşuzdur. Vaftiz edildiysek, muhakkak bu sözleri pastör bizi suya batırmadan hemen önce duymuşuzdur (bkz. Matta 28:19).

Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edilmek. Evet, Ruh’tan Baba ve Oğul ile birlikte bahsediliyor.

Boşuna değil. Yedinci Gün Adventist Kilisesi’nin Temel İnançlarından beşincisi, “Kutsal Ruh Allah,” şöyle diyor: “Sonsuz Ruh olan Allah, Yaratılış’ta, beden alışta ve kurtarışta Baba ve Oğul ile birlikte etkindi. Kutsal Yazılar’ın yazarlarına ilham verdi. Mesih’in yaşamını güçle doldurdu. O, insanları kendisine çeker ve yargılar; karşılık verenleri yenileyerek Allah’ın suretine dönüştürür. Baba ve Oğul tarafından, her zaman O’nun çocukları ile birlikte olmak üzere gönderilmiştir, kiliseye ruhsal armağanlar verir, Mesih’e tanıklık etmeleri için onları güçlendirir ve Kutsal Yazılar’la uyumlu olarak onları tüm gerçeklere yönlendirir.”

Bununla birlikte, Kutsal Kitap’ı, özellikle de Eski Ahit’i okuduğumuzda, Baba Tanrı’nın doğrudan etkinliğini ve çalışmasını görürüz. Onun yaptıkları her yerdedir. Yeni Ahit’te, özellikle de Müjdelerde, tekrar ve tekrar Oğul İsa’nın işlerini ve yaptıklarını okuruz. İsa, yani O’nun hayatı, ölümü ve gökteki hizmeti Yeni Ahit’teki başlıca konulardır.

Baba ve Oğul’un yaptıklarından farklı olarak, Kutsal Ruh’un işleri her iki Ahit’te de diğerleri kadar açıkça tasvir edilmemiştir.

Ancak bu tezadın bir nedeni var tabi ki: Kutsal Ruh ilgi odağı olmayı arzulamaz, o daha çok sahne gerisinde rol oynar. Baba ve Oğul, Kutsal Söz’de daha doğrudan açıklanmıştır. Bunun sebebiyse Kutsal Ruh’un bize Kendisini değil ama İsa Mesih’i ve O’nun bizim için yaptıklarını göstermek için mevcut olmasıdır.

Kutsal Ruh’un işlerini anladıkça, onun bizim Hıristiyanlık deneyimimizde ne kadar merkezî bir rol oynadığını göreceğiz. Kutsal Ruh, bizzat Allah’ın Kendisi olduğu için, Allah’ı hiç kimsenin tanıyamayacağı kadar yakından tanımaktadır. Bu yüzden Allah’ı bize en doğru ve güvenilir biçimde açıklayabilir. Kutsal Ruh önce Kutsal Kitap’ın yazarlarına ilham verdi, şimdi de, verdiği ilhamla bu yazarlara yazdırdıklarını anlamaya çalışırken bize rehberlik ediyor. Kutsal Ruh bize İsa Mesih aracılığıyla kurtuluşumuzun güvencesini veriyor (Rom. 8:16) ve Allah’ın içimizdeki işinin kanıtını gösteriyor (1Yu. 3:24). Kutsal Ruh ayrıca bizi günahtan arındırıp kutsuyor. “Yıkandınız, kutsal kılındınız, Rab İsa Mesih adıyla ve Tanrımız’ın Ruhu aracılığıyla aklandınız” (1Ko. 6:11). Ruh, kutsallık içinde bir ömür boyu büyüyüp gelişmemizi ve içimizdeki Ruh’un meyvelerinin ortaya çıkmasını sağlar: “sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, bağlılık, yumuşak huyluluk ve özdenetim” (Gal. 5:22, 23).

“Ruh bir yenilenme aracı olarak verilecekti ve yokluğu durumunda Mesih’in fedakârlığının hiçbir yararı olmazdı. Kötülük yüzyıllardır güçlenmeye devam ediyordu ve insanoğlunun bu şeytanî boyunduruğa teslim olması hayret vericiydi. Ancak değiştirilmiş enerjiyle değil ama ilahî kudretin doluluğuyla gelen Tanrılığın üçüncü şahsının güçlü aracılığıyla günaha karşı direnilebilir ve galip gelinebilirdi. Dünyanın Kurtarıcısı’nın neticelendirmiş olduklarını tesirli kılan Ruh’tur.”—Ellen G. White, Çağların Arzusu, s. 671 [Sevgi Öğretmeni, s. 665]. (Vurgu tarafımızdan eklenmiştir.)

O’nun imanlıların yaşamlarındaki çok önemli rolünden dolayı, bu çeyreğin konusu Kutsal Ruh’ta sahip olduğumuz müthiş armağanı daha iyi anlamamıza yardım edecektir.

Dr. Frank M. Hasel, Avusturya’daki Bogenhofen İlahiyat Fakültesi’nde Teoloji Bölümü’nün dekanı, aynı zamanda Ellen G. White Etüt Merkezi’nin müdürüdür. 2009 yılında karısını kanser yüzünden kaybetti. O zamandan beri Allah’ın iyiliğine güvenmeyi her gün yeni bir biçimde öğrenerek, Kutsal Ruh’un hayatına getirdiği rahatlığı, huzuru ve dönüştürücü gücü tecrübe ediyor.

Kutsal Ruh ve Ruhsallık

*31 Aralık–6 Ocak

Ruh ve Söz

SEBT GÜNÜ

KONUYLA İLGİLİ METİNLER: 2Pe. 1:19–21, 1Ko. 2:9–13, Mez. 119:160, Yu. 17:17.

HATIRLAMA METNİ: “Kutsal Yazılar’ın tümü Tanrı esinlemesidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek, doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır. Bunlar sayesinde Tanrı adamı her iyi iş için donatılmış olarak yetkin olur” (2. Timoteos 3:16, 17).

Kutsal Kitap kendisi hakkında şunları söyler: “Kutsal Yazıların tümü Tanrı esinlemesidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek, doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır. Bunlar sayesinde Tanrı adamı her iyi iş için donatılmış olarak yetkin olur” (2 Ti. 3:16, 17). Kutsal Yazılar’ın bu işlevi yerine getirmesinin sebebi, insanoğluna Kutsal Ruh’un çalışması aracılığıyla vahyedilmiş Allah Sözü olmasındandır. Kutsal Kitap’ta, Kutsal Ruh bize Allah’ın iradesini bildirerek, O’nu hoşnut etmek için nasıl yaşamamız gerektiğini gösteriyor.

Ancak Kutsal Ruh sadece uzak geçmişte, Kutsal Kitap’ın kaynağında etkin değildi. O, bugün bile diğer birçok önemli bakımlardan Allah Kelamı’yla iç içedir. Bugün belki de en önemli işlevi de, bizim Söz’ü okumamız ve onu hakkıyla anlamak için istek duymamızdır. İşte tam olarak bu noktada Kutsal Ruh’a ihtiyacımız var. Allah’ın Sözü’nü kavrayıp hayatımızda tatbik etme isteğini içimizde uyandıran işte bu aynı ilahî Ruh’tur. Dolayısıyla Ruh, bizi İsa Mesih’te yeni yaratıklara dönüştürmek için Yazılı Söz’le birlikte ve onun aracılığıyla işler. Bu hafta Kutsal Ruh’un işini Kutsal Yazılar’la ilişkisi bağlamında izleyeceğiz.

*7 Ocak Sebt Günü’ne hazırlık için bu haftanın konusunu çalışın.

1. DERS

1 Ocak

Kutsal Ruh ve Vahiy

Allah, Kendi iradesinin insanoğluna tam ve doğru olarak iletilmesini nasıl sağlar? Bunu Kutsal Ruh’un iki temel faaliyetiyle, vahiy ve ilham yoluyla yapar.

Vahiy sürecinde insanlar, yaratılmış (ve günahkâr) varlıklar olarak kendi başımıza bilemeyeceklerimizin bize açıklanması için, kendileri dışında Biri’nin yardımına muhtaçtır. Yani, Kutsal Ruh bize bilmemiz gereken hakikatleri öğretir (örneğin bkz. Dan. 2:19–23); aksi halde bu bilgileri doğal yollardan hiçbir şekilde öğrenemezdik.

Vahiy, Allah’ın Kendisinin ve ilahî iradesinin insanlar tarafından bilinmesini sağladığı bir süreçtir. Vahiy kelimesinin ilişkili olduğu temel fikir açığa çıkarma, yani aksi durumda saklı kalacak bir şeyin ifşa edilmesidir. Böylesi bir açıklamaya ihtiyaç duymamızın sebebi, günah yüzünden Allah’tan ayrı düşmüş sınırlı ve günahkâr varlıklar olarak kendi başımıza öğrenebileceklerimizin çok kısıtlı olmasıdır. Allah’ın iradesini bilmek için O’na bağımlıyız. İşte bu yüzden Allah’ın vahyine de muhtacız, çünkü biz Allah değiliz ve O’nun hakkında doğal yollardan ancak çok kısıtlı bir bilgiye sahip olabiliriz.

2. Petrus 1:19–21 ayetlerini oku. Bu bize Kutsal Kitap’ın peygamberlik bildirisinin kaynağı hakkında ne söylüyor? Kutsal Kitap’ın bildirisinin ilahî kaynağı bize Kutsal Kitap’ın yetkisi hakkında nasıl bir bilgi veriyor?

Elçi Petrus’a göre, Eski Ahit’in peygamberlik bildirisi insan kaynaklı değildi. Peygamberler Kutsal Ruh tarafından yönlendirilmişlerdi, dolayısıyla ilettikleri mesajın içeriği Allah’tan geliyordu. Bu kişiler mesajı kendileri meydana getirmediler. İlettikleri mesajın yalnızca aracısıydılar, kaynağı değil. Petrus peygamberlik sözlerinin ilham kaynağının Ruh olduğunu bilhassa vurguladı: insanlar tarafından kaleme alınmış olsa da “peygamberlik sözü hiçbir zaman insan isteğiyle ortaya çıkmamıştır” (2Pe. 1:21–CANDEMİR). Kutsal Kitap’ın hayatımız üzerindeki nihaî yetkisi de işte bu ilahî kaynağa dayanmaktadır.

Allah, Kendi Sözü’nü dünyaya duyurmaları için insanları kullandı. Biz bugün benzer bir şeyi yapmak için, tabii ki Kutsal Yazılar yazmak için değil ama yazılmış olanı duyurmak için Kutsal Ruh tarafından nasıl kullanılabiliriz?

PAZAR

2 Ocak

Kutsal Ruh ve İlham

İlham, Allah’ın Kendi mesajını insanî araçları kullanarak iletirken Kutsal Ruh’un işi aracılığıyla uyguladığı etkisini tanımlamak için kullanılan bir kavramdır. Tüm Kutsal Yazılar’da hakikate ilişkin bir temel birlik olmasının sebebi, Kutsal Ruh’un ilham sürecindeki çalışmasıdır. Gerçeğin Ruhu olan (Yuhanna 14:17, 15:26, 16:13) Kutsal Ruh, bizi tüm gerçeğe yöneltecektir.

2. Petrus 1:21, Yasanın Tekrarı 18:18, Mika 3:8 ve 1. Korintliler 2:9–13 ayetlerini oku. Bu ayetler bize Kutsal Kitap’ın yazarları hakkında ve Allah’ın Kutsal Kitap’ın kaynağına katılımı konusunda ne anlatıyor?

“Kutsal Ruh tarafından yöneltilme” (2Pe. 1:21) Kutsal Ruh’un ilham sürecindeki rolünün güçlü bir ikrarıdır. Elçi Pavlus 1. Korintliler 2:9–13 ayetlerinde vahiy ve ilhamı Kutsal Ruh’a atfediyor. 9. ayette sözünü ettiği hiçbir gözün görmediği gizli şeyleri “Allah biz elçilere açıkladı” diyor. Allah bunları Ruh aracılığıyla açıkladı. (1Ko. 2:10). Elçiler “Tanrı’nın bize lütfettiklerini bilelim diye... Tanrı’dan gelen Ruh’u” almışlardır (1Ko. 2:12). Bundan sonra, 13. ayette ilhamın işlemesine değinerek, “insansal bilgeliğin öğrettiği sözlerle değil, ama ruhsal şeyleri [düşünceleri] ruhsal şeylerle [sözlerle] karşılaştırarak Ruh’un öğrettiği sözler ile” bildirilen şeylerden bahsediyor (CANDEMİR). Pavlus’un duyurduğu bilginin kaynağından ve yetkisinden hiçbir şüphesi yoktu.

Kutsal Kitap’ın pek çok bölümü Allah’ın doğrudan doğaüstü vahyinin bir sonucu olmakla birlikte, Kutsal Kitap’taki her şey bu şekilde bir vahiyle açıklanmamıştır. Allah kimi zaman, mesajını açıklamak ve iletmek için, Kutsal Kitap yazarlarını olayları dikkatle kişisel olarak araştırmaları veya var olan diğer metinlerden yararlanmaları yoluyla (Yşu. 10:13, Luka 1:1–3) kullanmıştır. Dolayısıyla, Kutsal Kitap’ın tüm kısımları vahyedilmiş ve esinlenmiştir (2Ti. 3:16). İşte bu yüzden Pavlus “önceden ne yazıldıysa,” “Kutsal Yazılar’ın verdiği cesaretle umudumuz olsun diye” bizim için yazıldığını söylüyor (Rom. 15:4). Konuşan ve insan lisanını yaratmış olan Allah, seçilmiş kişilerin esinlenmiş düşünceleri insan sözleriyle en doğru ve güvenilir biçimde iletmelerini sağlıyor.

“Allah Kendi gerçeğini dünyaya insan aracılar vasıtasıyla iletmekten memnun olmuştur ve bizzat Kendisi, Kendi Kutsal Ruhu’yla insanları yetkin kılarak Kendi işini yapmalarını sağlamıştır. Zihinleri söylenecek şeylerin ve yazılacak şeylerin seçiminde yönlendirmiştir. Hazine toprak kaplara emanet edilmiştir, ancak yine de Gökten gelmiştir.”—Ellen G. White, Selected Messages [Seçme Mesajlar], 1. kitap, s. 26.

PAZARTESI

3 Ocak

Kutsal Ruh ve Kutsal Yazı’nın Doğruluğu

Vahiy Allah’ın seçilmiş kişilere doğaüstü bir yollarla hakikati açıklaması, ilham ise insan yazarların sözlerinin Allah’ın tam onayını alması için Kutsal Ruh’un onların yazdıklarının doğruluğunu teminat altına alan çalışmasıdır. Allah yalancı şahitlikten nefret eder (Çık. 20:16) ve yalan söylemesi olanaksızdır (İbr. 6:18). O, Gerçeğin Tanrısı olarak anılır (Mez. 31:5–KM [hakikat Allahı], Yşa. 65:16–KM [hak Allahı]). Benzer bir şekilde, Kutsal Ruh’a da “Gerçeğin Ruhu” adı verilir (Yu. 14:17).

Mezmur 119:160 ayetini oku. Bu ayet Allah’ın bize açıkladığı her şey hakkında ne öğretiyor?

Yuhanna 17:17 ayetini oku. İsa bu ayette bize Allah’ın Sözü hakkında ne diyor?

Allah’ın Sözü güvenilirdir ve tümüyle kabul edilmeye lâyıktır. Kutsal Yazılar’ı yargılamak bize düşmez; aksine Kutsal Yazılar bizi yargılama hakkına ve yetkisine sahiptir. “Tanrı’nın sözü diri ve etkilidir, iki ağızlı kılıçtan daha keskindir. Canla ruhu, ilikle eklemleri birbirinden ayıracak kadar derinlere işler; yüreğin düşüncelerini, amaçlarını yargılar” (İbr. 4:12).

Elbette ki Kutsal Kitap belirli zamanlarda, mekânlarda ve kültürlerde yaşamış kişiler tarafından kaleme alınmıştır (başka türlü nasıl olabilirdi ki?), ama biz bu durumu Kutsal Kitap’ın bize ilettiği mesajı sulandırmak ya da göz ardı etmek için bir sebep olarak görmemeliyiz. Bu kapı bir kere aralanırsa, Kutsal Kitap insanlara ve onların hakikat hakkındaki saptamalarına tabi hale gelir. Bunun sonucu olarak pek çok kişi Kutsal Kitap’a inandıklarını söylemelerine rağmen altı günde yaratılış, dünya çapında tufan, bakireden doğuş, İsa’nın bedensel olarak dirilişi ve gerçek anlamda Kinci Geliş gibi gerçekleri reddedebilir. Bunlar hata yapmaya müsait insanların Kutsal Yazılar’ı yargılayarak reddettiği pek çok Kutsal Kitap hakikatinden sadece birkaçı. Bu hiçbirimizin asla girmemesi gereken bir yol.

Allah’ın Sözü’nü kendi muhakememize tabi kılmak yerine kendi muhakememizi Allah’ın Sözü’ne tabi kılmak neden çok önemlidir?

SALI

4 Ocak

Kutsal Ruh’un Öğretmenliği

Kutsal Ruh, Allah’ın Yazılı Sözü’nün bize verilmesinde aracı olmakla kalmaz, aynı zamanda bizim onu doğru anlamamıza da yardımcı olur. İnsanlar hakikati anlama konusunda karanlıktadır; doğaları gereği Allah’a yabancılaşmışlardır (Ef. 4:18). Bu yüzden Allah’ın Sözü’nü bildiren ve ilham eden Ruh, aynı zamanda onu anlamamızı sağlamaktadır. Sorun Kutsal Kitap’ın anlaşılmaz bir kitap olması değildir. Sorun, Kendisini Kutsal Kitap’ta açıklayan Allah’a karşı günahla lekelenmiş olan tutumumuzdur.

Kutsal Ruh, bizi yönlendirerek Kutsal Yazılar’ı daha derinlemesine kavramamızı ve Kutsal Kitap’ı sevinçle takdir etmemizi arzulayan bir Öğretmen’dir. Hayatlarımızın sadakatle ve Allah’ın iradesine sevgi dolu bir itaatle göze çarpması için, Allah’ın Sözü’ndeki hakikati bize gösteren ve bu hakikati doğru kavramak için gerekli sezgi gücünü veren de O’dur. Ancak bu sadece Kutsal Kitap’a alçakgönüllü ve öğrenmeye açık bir kalple yaklaşırsak gerçekleşebilir.

1. Korintliler 2:13, 14 ayetlerini oku. Elçi Pavlus ruhsal konuları ruhsal olarak yorumlamamız gerektiği konusunda ne yazıyor?

Kutsal Kitap’ı anlama konusunda Kutsal Ruh’a bağımlıyız. Kutsal Ruh olmadan Kutsal Kitap’taki kelimelerin ruhsal önemini kavrayamayız, sadece sözel anlamını bilebiliriz. Dahası, biz günahkâr insanlar olarak genelde Allah’ın hakikatine karşı oluruz. Bunun sebebi onu anlamamamız değil, onu yerine getirmeyi tercih etmememizdir. Kutsal Ruh olmadan, Allah’ın mesajına karşı bir yakınlık da olmaz. Bunun karşılığında ne umut, ne güven, ne de sevgi olur. Ruh’un hayat verdiği şey, Kutsal Kitap’ta çoktan duyurulmuş olan hakikat ile uyum içindedir.

“Kutsal Kitap’ın öğrettikleriyle ilgili olarak ortada çelişkili fikirler olmasının sebebi kitabın kendisinin anlaşılmazlığı değil, yorumlayan kişilerin gafleti ve önyargılarıdır. İnsanlar kendi sapkın mantıklarını izlemek için Kutsal Kitap’taki açık ifadeleri görmezden gelmeyi tercih ediyorlar.”—Ellen G. White, The Advent Review and the Sabbath Herald, 27 Ocak 1885. Gururun şimdiye dek hangi şekilde Kutsal Yazılar’ın hakikatini hayatına geçirmeni engelleyen bir sürçme taşı oldu? Kendi kişisel arzuların hayatında Allah’ın hakikatini kabul etmeni hangi konularda engelliyor? Her şeyini Allah’a teslim etmeyi nasıl öğrenebilirsin?

ÇARŞAMBA

5 Ocak

Kutsal Ruh ve Söz

Kutsal Kitap’ın içeriğini biz insanlara ilham ederek açıklamış olan Kutsal Ruh, bizi asla Allah’ın Sözü’ne aykırı bir şekilde yönlendirmez.

Yuhanna 5:39, 46, 47 ve Yuhanna 7:38 ayetlerini oku. Bu ayetlerde İsa hangi yetkiden bahsediyor? Kutsal Kitap İsa’nın Mesih olduğunu ne şekilde doğrulamaktadır?

Bazı kişiler Kutsal Ruh’tan Kutsal Kitap’ın çok açık mesajına ters düşen özel “vahiyler” ve talimatlar aldıklarını iddia etmektedirler. Onlar için Kutsal Ruh Allah’ın Sözü’nden daha yüksek bir mertebeye erişmiştir. Allah’ın ilham edilmiş Yazılı Sözü hükümsüz kılındığı ve açık mesajı geçiştirildiği zaman, tehlikeli zeminde yürümüş ve Allah’ın Ruhu’nun rehberliğini takip etmemiş oluruz. Bizim ruhsal teminatımız yalnızca Kutsal Kitap’tır. İman ve uygulamaya ilişkin tüm konularda tek güvenilir kaide odur.

“Kutsal Ruh, Kutsal Yazılar vasıtasıyla zihnimize konuşur ve hakikati kalbimiz üzerine işler. Böylece yanlışı ifşa ederek, ruhumuzdan söküp alır. Mesih, Allah’ın sözü aracılığıyla çalışan Gerçeğin Ruhu vasıtasıyla, seçilmiş halkının Kendisine yaklaşmasını sağlar.”—Ellen G. White, Çağların Arzusu, s. 671 [Sevgi Öğretmeni, s. 664, 665].

Ellen G. White’ın açıkça belirttiği gibi, “Kutsal Ruh, Kutsal Kitap’ı geçersiz kılmak için verilmemiştir, hiçbir zaman da bu amaçla bahşedilemez; zira Kutsal Yazılar tüm öğreti ve deneyimlerin test edilmesi gereken standardın Allah’ın sözü olduğunu açıkça bildirirler.”—Ellen G. White, Büyük Mücadele, s. 9.

Kutsal Ruh hiçbir zaman Allah’ın Sözü’nün yerine geçmesi için verilmez. Aksine, O Kutsal Kitap’la uyum içinde ve onun aracılığıyla çalışarak bizi Mesih’e çeker, böylece Kutsal Kitap’ı ruhsallık için yegâne hakiki standart haline getirir. Bir kimse Allah’ın Sözü’yle çelişen iddialarda bulunduğunda, bu kişinin gerçeği söylemediğinden emin olabiliriz. Kalpleri ya da amaçları yargılayamayız. Ancak ilahiyatı yargılayabiliriz, bunu yapmak için tek standardımız ise Allah’ın Sözü’dür.

İnsanların kilisede yaymaya çalıştığı, Allah’ın Sözü’ne açıkça aykırı olan öğretilerden bazıları neler? Bizim (1) bu yanlışlara ve (2) bu yanlışları yayan kişilere karşı tepkimiz ne olmalıdır?

PERŞEMBE

6 Ocak

EK ÇALIŞMA: Ellen G. White, Büyük Mücadele kitabında 593–602. sayfalardaki [Sevginin Zaferi, s. 91–100] “Kutsal Yazılar’ın Koruyuculuğu” bölümünü oku. Ayrıca Ellen G. White, Çağların Arzusu kitabında 662–680. sayfalardaki [Sevgi Öğretmeni, s. 657–675] “Yüreğiniz Sıkılmasın” bölümünü oku.

Sadece Kutsal Kitap’ta bize açıklandığı için bildiğimiz tüm gerçekleri bir düşünün. Örneğin, yaratılışı düşünün. Nasıl yaratıldığımıza ilişkin Allah’ın Sözü’nün öğrettikleri ile, “Modern Evrimsel Sentez (Neo–Darwinizm)” olarak adlandırılan süreçte yaratıldığımızı söyleyen insanî öğreti arasında ne kadar büyük bir tezat bulunmakta. İnsanların meseleyi ne kadar yanlış anladığına bir bakın! Dünyanın sonunda İsa’nın İkinci Gelişi’ni ve ölülerin dirilişini de düşünün. Bunlar bizim kendi başımıza asla öğrenemeyeceğimiz hakikatlerdir. Bunların bize açıklanmaları gereklidir ve öyle de olmuştur: Kutsal Ruh tarafından esinlenen Allah’ın Sözü’nde. Aslında en önemli gerçek olan İsa Mesih’in bizim günahlarımız için öldüğü ve bizim O’na ve O’nun bizim için yaptıklarına iman ederek kurtulduğumuz gerçeği, kendi başımıza öğrenmemiz mümkün olmayan bir gerçektir. Bunu yalnızca bize açıklandığı için biliyoruz. Sadece Allah’ın Sözü aracılığıyla bize açıklanmış olması sayesinde bildiğimiz diğer hakikatleri bir düşünün. Bu kadar hayatî hakikatlerin sadece Kutsal Kitap’ta bulunması bize Allah’ın Sözü’nün yaşamlarımızdaki rolünün ne kadar merkezî olması gerektiği hususunda ne anlatmalı?

TARTIŞMA SORULARI:

Ruhsal meseleler söz konusu olduğunda, Kutsal Kitap neden kişisel izlenimlere göre daha güvenilir bir rehberdir? Kutsal Kitap’ı tüm öğretileri, hatta kendi ruhsal tecrübelerimizi sınamamız gereken standart olarak kabul etmediğimiz zaman bunun sonuçları ne olur?

“Hakikat” sözcüğünün birçok bağlamda kullanıldığına şahit oluruz. Derste “hakikat” kavramıyla ilgili konuşun, ama sadece neyin hakiki olduğunu ya da olmadığını değil, bir şey için “hakiki (gerçek)” dendiğinde bunun ne anlama geldiğini tartışın. Bir şeyin “hakiki (gerçek)” olması ne demektir?

Bir kimse kendisinde “yeni ışık” olduğunu iddia ederse, kiliseniz bunun karşısında nasıl bir tavır takınmalıdır?

Kutsal Kitap’ın nasıl yaratıldığımıza ilişkin öğretisiyle insanî bilgeliğin bu konudaki öğretisi arasındaki temel farklılığı ayrıntılı olarak açıkla. İnsanî bilgeliğin öğretisi, yani evrim teorisine ilişkin en yeni anlayış, Kutsal Kitap’ın mesajına taban tabana zıttır. Bu bize Kutsal Kitap’a niye her şeyden daha çok güvenmemiz gerektiği konusunda ne anlatmalı?

CUMA

*7–13 Ocak

Kutsal Ruh’un Sahne Gerisinde Çalışması

SEBT GÜNÜ

KONUYLA İLGİLİ METİNLER: Hez. 37:5, 9; Yar. 1:2; Eyü. 26:13; Çık. 31:1–5; Yu. 16:13, 14; Gal. 5:16–23.

HATIRLAMA METNİ: “O beni yüceltecek. Çünkü Benim olandan alıp size bildirecek” (Yuhanna 16:14)

Kutsal Yazı’da Kutsal Ruh, Baba ve Oğul kadar belirgin bir şekilde dikkat çekmez. Yine de Kutsal Kitap bize Kutsal Ruh’un kutsal tarih boyunca önemli anlarda sahnede olduğunu söyler. Başlangıçta Allah dünyayı yaratırken O da çalışıyordu, fakat daha çok arka planda. O Allah’ın peygamberlerinin esinlenmelerinde etkindi, dolayısıyla Allah’ın Sözü’nün yazılmasında kilit rol oynuyordu. O ayrıca İsa Mesih’in Meryem’in rahminde meydana gelişine de dâhil olmuştu.

Yine de O Kutsal Kitap kayıtlarının merkezinde yer almaz, ayrıca O’nun hakkında hayret verici ölçüde az şey biliyoruz. O arka planda kalır, bunun nedeni O’nun görevinin Üçlübirlik’teki başka birinin (Tanrı’nın Oğlu İsa’nın) işini ilerletmek ve Baba Tanrı’ya yüceltmek olmasıdır. Tüm bunlar, günahkâr insanoğullarının günahın kendilerine getireceği sonsuz ölümden kurtulabilmeleri içindir.

Kutsal Yazı’nın tanıklığından öğrendiğimize göre, Kutsal Ruh sahne gerisinden destek verme, yardım etme, gözetme ve donatma rolünü gönüllü olarak ve lütufla kabul etmektedir. Yaratılışta, kurtarışta ya da hizmette olsun, rolü çok önemli olmasına rağmen, ilgi odağı olmaya çalışmaz.

*14 Ocak Sebt Günü’ne hazırlık için bu haftanın konusunu çalışın.

2. DERS

8 Ocak

Kutsal Ruh’un Tanımlanamazlığı

Yuhanna 3:3–8 ve Hezekiel 37:5, 9 ayetlerini oku. Kutsal Ruh’un gizemli işleri için rüzgâr neden uygun bir tasvirdir?

İsa, Kutsal Ruh’un eylemlerini rüzgârın eylemleriyle karşılaştırarak, Ruh’un tanımlanamazlığını örnekliyor. Rüzgârın hareketlerinin gizemli bir yönü vardır. Rüzgârın nereden gelip nereye gittiğine dair kesin bir tahminde bulunmak zordur. Kim zaman zaman rüzgârın görünürde aniden çıkışı yüzünden afallamamıştır ki?

Fakat rüzgârın hareketlerine ve düzenlerine bir ölçüde aşina olmayı öğrenebiliriz. Benzer şekilde Kutsal Ruh da nerede isterse orada etkindir. Kimse O’nu kontrol edemez. Fakat O’nun nerede etkin olduğunu ve çalıştığını bilebiliriz. Aynı rüzgâr gibi, Kutsal Ruh da görünmez ama çok güçlü olabilir. Tabi ki rüzgârın kendisini göremesek bile varlığını hissedebilir ve etkisini çoğunlukla görebiliriz. Ufak bir esintiden ölümcül fırtınalara, rüzgâr çok güçlü bir güç olabilir. Kutsal Ruh rüzgâr gibi tanımlandığında, O’nun etkinliği ölüye hayat verme kavramıyla bağdaştırılmıştı. Yalnızca Allah’ın yapabileceği bu şey, en yüksek seviyede güçlü olmayı gerektirir.

Bunun nasıl gerçekleştiği bir sırdır. Allah ve O’nun Kutsal Ruh aracılığıyla yaptığı işler bizim tam olarak anlayabileceğimiz şeylerden daha büyüktür, hem dünyevî hem de kutsal olanlar arasından daha pek çok şey gibi.

Bu, Kutsal Ruh’un gerçekleştirdiklerini anlayamayız demek değildir. Ancak ilahî sırlarla ilgilenirken sahip olmamız gereken niteliğin alçakgönüllülük olduğunu kabul etmeliyiz. Alçakgönüllülük Allah’ın görkemini takdir eder ve yaratılış icabı kısıtlı varlıklar olduğumuzu ve ilahî vahye ihtiyacımız olduğunu kabul ettirir.

Ellen G. White uygun bir şekilde ifade etmiştir: “Kutsal Kitap’ın sırları, kendisine karşı tez olarak kullanılabilmesi şöyle dursun, ilahî ilham kaynaklı olduğunun en güçlü kanıtlarıdır. Kutsal Kitap Allah hakkında değil de anlayabileceğimiz bir şey hakkında olsaydı; Allah’ın yüceliği ve görkemi sınırlı zihinlerle anlaşılabilseydi, o zaman Kutsal Kitap şimdi olduğu gibi ilahî kaynaklı oluşunun açık kanıtlarını bulundurmazdı.”—Ellen G. White, Education [Eğitim], s. 170.

Doğada olup hayatlarımızı etkileyebilen görünmeyen güçlerin bazıları neler? Bu bize dünyamızdaki görünmeyen fakat güçlü etkilerin gerçekliği hakkında ne öğretmeli?

PAZAR

9 Ocak

Yaratılışta Kutsal Ruh

Allah’ın bu gezegendeki ilk önemli işi, onun yaratılışıydı. Kutsal Kitap gök ve yerin Yaratıcısı olarak Allah’ı (Yar. 1:1) ve İsa Mesih’i (Kol. 1:16, 17) açıkça belirtir; hatta onlar aslında her şeyin Yaratıcısı’dır (Yu. 1:1–3). Ancak Kutsal Kitap, Yaratılış işinde Kutsal Ruh’un mevcudiyetinden de bahseder.

Yaratılış 1:2; Eyüp 26:13, 33:4; Mezmur 33:6; 104:29, 30 ayetlerini oku. Kutsal Ruh’un Yaratılış’taki rolü nedir? Allah’ın Ruhu yaşamın yaratılışıyla nasıl ilişkilidir?

Yaratılış hikâyesi, Yaratılış 1:2 ayetinde Allah’ın Ruhu’nun Yaratılış’taki mevcudiyetinden bahseder. Eyüp 26:13, 33:4, Mezmur 104:29, 30 ve Mezmur 33:6 ayetleri, Kutsal Ruh’un dünyanın olağanüstü yaratılışındaki etkin rolünü destekler. Kutsal Kitap Baba Tanrı’nın ve O’nun ilahî Oğlu İsa Mesih’in dünyanın yaratılışında etkin olduklarını açıkça belirtirken (bkz. Yşa. 64:8; Kol. 1:16, 17), Kutsal Ruh da, hemen göze çarpmasa da, orada mevcuttur.

O Yaratılış hikâyesinde baş aktör olarak gözükmez. Aksine O boşluk üzerinde “süzülüyordu,” yani hareketiyle bu dünya üzerindeki yaşamın doğuşunda mevcuttu. Yaratılış 1:2 ayetinde yeryüzü üzerinde “hareket etmek” veya “süzülmek” anlamında kullanılan İbranice sözcük (merahepet), Allah’ın yuvadaki yavrularının üzerinde süzülen bir kartala benzetildiği Yasanın Tekrarı 32:11 ayetinde kullanılan sözcüktür. Kutsal Ruh bu dünyadaki yaşamın yaratılışına derinden dâhil olmuştur ve aynı kartalın yavrularını gözettiği gibi yeni yaratılmış canlıları gözetmiştir. Mezmurlar 104:30 ayetinde Yaratılış işinin ancak Kutsal Ruh’un çalışmasıyla mümkün olduğu ve O’nun bu süreçte etkin bir şekilde yer aldığı belirtilir.

Kutsal Ruh bu dünyanın Yaratılışında mevcut bulunmakla kalmamıştır, bize yeni bir kalp ve düşünce verdiği yeniden yaratılış sürecimizde de etkindir. Bu iki etkinlik nasıl bağlantılıdır? Sebt günü bize bu Yaratılış ve yeniden yaratılış işiyle ilgili ne söylüyor?

PAZARTESI

10 Ocak

Kutsal Ruh ve Tapınak

“Aralarında yaşamam için Bana kutsal bir yer yapsınlar” (Çık. 25:8).

Yaratılış işinden sonra, Allah’ın kurtuluş tasarısı Kutsal Kitap’ta birinci derecede önemlidir. Günahkâr bir dünyada, Kurtarış planı olmadan Yaratılış ne işe yarardı ki? Günahkârlar olarak, sadece Yaratıcı’ya değil, Kurtarıcı’ya da ihtiyacımız var. Bu Kurtarıcı’ya, yani İsa Mesih’e sahip olduğumuz için ne kadar müteşekkir olsak azdır. O olmasaydı, özünde bize hiçbir umut vermeyen bu dünyada umutsuz kalırdık.

Eski Ahit’te, Allah’ın günahı bağışlamasını örnekleyen ve Kurtarıcımız İsa’nın işini önceden gösteren şey tapınak ve oradaki hizmetti. Kurtuluş tasarısının eski İsraillilere açıklandığı yer burasıydı (bkz. İbr. 4:2). Tapınak hizmetinin büyük bir bölümü İsa’ya ve O’nun günahların bağışlanması için ölümüne işaret ederken, Kutsal Ruh’un belirli insanların tapınağı Allah’ın Musa’ya gösterdiği örneğe göre inşa etmesini sağlayarak sürece etkin bir şekilde dâhil olduğu tasvir edilir.

Mısır’dan Çıkış 31:1–5 ayetlerini oku. Kutsal Ruh tapınağın inşası işine nasıl dâhildi? Kutsal Ruh Allah’ın meskenini inşa edenlere nasıl yardımcı oldu?

Kutsal Kitap bize Kutsal Ruh’un Allah’ın insanla barıştığı ve kutsal Tanrı’nın günahkârlarla buluştuğu ana merkez olan tapınağın inşasında da mevcut olduğunu anlatıyor. Yerdeki tapınağı gökteki aslına göre inşa ettirme tasarısını Musa’ya bildiren Allah’tı (Çık. 25:9, 40).

Tapınak, Allah’ın kurtuluş tasarısını göstermek için kullandığı örnekti. Allah, Kendi halkına inşa etmelerini söylediği tapınakta, onların arasında özel bir şekilde yaşayacaktı. Allah’ın kendilerine yapmalarını söylediği şeyi insanların sanatsal bir maharet ve güzellikle gerçekleştirmelerini sağlamak Kutsal Ruh’un işiydi. O’nun yardımı olmadan, İsrail bu sanatsal ustalık gerektiren işi yerine getiremezdi.

Kutsal Ruh’un gücünü düşündüğümüzde, tapınağı yaparken kesinlikle insan yardımına ihtiyacı yoktu. Aksine O insanların tapınağı beceri ve güzellikle inşa etmelerini sağladı. İnsanların, Allah’ın yüceliği için Allah’ın krallığına katkıda bulunmaları maksadıyla, becerilerini kullanmalarına nasıl ve nerede yardımcı olabilirsin ve onları cesaretlendirebilirsin?

SALI

11 Ocak

Kutsal Ruh İsa Mesih’i Yüceltirken

İşleri Yeni Ahit’teki kadar yaygın görünmese de, Kutsal Ruh Eski Ahit zamanında da etkindi. Vaat edilen Mesih olan İsa’nın gelişiyle birlikte, Kutsal Ruh’un hizmeti yoğunlaşır ve O armağanlarını tüm imanlılara verir. Yeni Ahit Kutsal Ruh’un ruhsal hayatımızda ve kilisenin hayatında pek çok farklı şekillerde etkin olduğunu söylese de, belki de O’nun en önemli işi İsa Mesih’i yüceltmektir.

Yuhanna 16:13, 14 ve Yuhanna 15:26 ayetlerini oku. İsa Kutsal Ruh’un işinin ne olduğunu söylüyor? Kutsal Ruh’un diğer tüm işleri bu ana işine nasıl bağlıdır?

İsa’nın bize bildirdiğine göre, Kutsal Ruh Kendisinden değil, İsa’dan bahseder. O’nun işi İsa Mesih’in kurtarıcılık işini yüceltmektir. O Kendisini geri planda tutar ve ışıkları İsa’nın üzerine çevirir. Uygun bir şekilde ifade edildiği üzere: “Kutsal Ruh’un mesajı hiçbir zaman ‘Bana bak, beni dinle, bana gel, beni tanı’ olmamış, her zaman ‘O’na bak ve O’nun yüceliğini gör; O’nu dinle ve O’nun sözünü duy; O’na git ve yaşama sahip ol; O’nu tanı ve O’nun sevinç ve huzur hediyesini tat’ olmuştur. Kutsal Ruh’un bizi Mesih’le bir araya getirmek ve beraber kalmamızı sağlamakla görevli göksel çöpçatan olduğunu söyleyebiliriz.”—J. I. Packer, Keep in Step With the Spirit: Finding Fullness in Our Walk with God [Kutsal Ruh’a Ayak Uydur: Allah ile Yürüyüşümüzün Doluluğuna Ermek], gözden geçirilmiş ve genişletilmiş basım (Grand Rapids: Baker Books, 2005), s. 57, 58.

Bu büyük öneme sahiptir. Kutsal Ruh’un işine yapılan her türlü vurgu, İsa Mesih’in Şahsının ve işinin önemini azaltıyorsa, Kutsal Ruh’tan değildir. Kutsal Ruh ruhsal hayatımız için ne kadar önemli olsa da, düşüncemizde ve kurtuluşumuz için yalnızca İsa Mesih’e ait olan yeri hiçbir zaman almamalı. İsa’nın yüceltildiği her yerde Kutsal Ruh çalışıyordur. Bu nedenle biz Hristiyanlar, yani Mesih’in takipçileri olarak (Elç. 11:26 ayetine bakın) adlandırılıyoruz, “Pneumianlar,” yani Ruh’un takipçileri olarak değil. (bkz. Graham A. Cole, He Who Gives Life: The Doctrine of the Holy Spirit [Hayat Veren Kişi: Kutsal Ruh Öğretisi], Wheaton, Ill.: Crossways Books, 2007, s. 284).

Yaptığımız her şeyde dirilmiş Rabb’i yüceltmek neden çok önemli? Neticede, İsa’nın bizim için yaptığını düşün. Her şeyi O’na borçluyuz. Minnettarlığımızı nasıl gösterebiliriz (örneğin bkz. 2Se. 1:11, 12)?

ÇARŞAMBA

12 Ocak

Kutsal Ruh ve Mesih

Kutsal Ruh İsa’nın doğuşunda etkindi (Luka 1:34, 35). O İsa’yı hizmeti için meshetti (Luka 3:21, 22). İsa’nın meshedilmesi O’na Mesihlik görevini yerine getirmesi için güç verdi ve öğrencilerine Kutsal Ruh’u verebilme vasfını kazandırdı. Kutsal Ruh İsa’yı denenirken yönlendirdi ve destekledi (Markos 1:12; Matta 4:1, Luka 4:1, 2, 14), bu sayede İsa “denenlere yardım edebilir” (İbr. 2:18, ayrıca İbr. 4:15, 16 ile karşılaştır). Kutsal Ruh İsa’yı bu kurtarma işi için güçlendirdi (İbr. 9:14) ve İsa’nın dirilişini mümkün hale getirdi (1Pe. 3:18). Kutsal Ruh tüm bunlarda geri planda kaldı ve Mesih İsa’nın öne çıkmasına yardım etti.

Luka 24:44-49; Galatyalılar 5:16-23 ve Efesliler 4:23, 24 ayetlerini oku. Bu bölümlerden Kutsal Ruh’un işleri hakkında ne öğreniyoruz? Kutsal Ruh İsa’yı nasıl yüceltiyor?

Kutsal Ruh İsa Mesih’i en azından aşağıdaki şekillerde yüceltir:

1. Kutsal Yazılar’da O’nu doğru ve güvenilir biçimde öğreterek. Mesih ve O’nun kurtarışı hakkında bilmemiz gereken hiçbir şey eksik veya yanıltıcı değil. İmanla ve adanmışlıkla okursak, hepsi Allah’ın Sözü’ndedir.

2. Erkekleri ve kadınları İsa Mesih’le bir kurtarış ilişkisine çekerek. Kutsal Ruh insanların kalplerinde ve zihinlerinde şefkatle çalışır. O, ruhsal şeyleri anlayabilmeleri, böylece İsa Mesih’e güvenmeye istekli olmaları ve O’nu Önderleri ve Kurtarıcıları olarak kabul etmeleri için, onlara anlayış verir.

3. İçimizde Mesih’in karakterini oluşturarak. Böylece hayatlarımızda Mesih’e yaraşır erdemleri meydana getirir (Gal. 5:22, 23). İsa’nın kanı aracılığıyla bize günaha karşı zafer verilmiştir (Vahiy 12:11 ile karşılaştır) ve Kutsal Ruh Allah’ın yasalarına bağlı olarak yaşamamızı sağlar.

4. Bizim Mesih’e yaraşır, özverili ve sevgiyle başkalarına hizmetle geçen bir hayat yaşamamızı sağlayarak. O erkekleri ve kadınları belirli iş kollarında Allah için çalışmaya çağırır ve Mesih’in cazip Ruhu’yla başkalarına ulaşmamızı sağlar.

Hayatlarımızda Mesih’in karakterinin canlandırılması işi Baba’yı nasıl yüceltir?

PERŞEMBE

13 Ocak

EK ÇALIŞMA: Şüphesiz Kutsal Ruh’un işi Rab’le birlikte yürüyüşümüzde çok önemlidir. Tekrar, belki O’nu çalışırken göremeyebiliriz, fakat O’nun işinin etkilerini kendi hayatlarımızda ve başkalarının hayatlarında görebiliriz. Hayatınız İsa’ya iman sayesinde değişmişse, bu ancak onda yaşayan Kutsal Ruh’un işi aracılığıyla olmuştur. “Rüzgârın kendisi görünmez olsa da, yarattığı etkiler görülebilir ve hissedilebilir. Bu yüzden Kutsal Ruh’un can üzerindeki etkisi, bu etkinin kurtarıcı gücünü hisseden kişinin her hareketinde kendini gösterir. Kutsal Ruh kalbi denetimine aldığında, hayatı dönüştürür. Günahkâr düşünceler bir kenara atılır, kötü işlerden vazgeçilir; öfkenin, kıskançlığın ve çekişmenin yerini sevgi, alçakgönüllülük ve huzur alır. Üzüntünün yerini sevinç alır ve kişinin yüzü göğün ışığını yansıtır.”—Ellen G. White, Çağların Arzusu, s. 173 [Sevgi Öğretmeni, s. 155]. Bunlar harika vaatler ve sayısız hayatlar bunların ne kadar gerçek olduklarını göstermiştir. Fakat Kutsal Ruh’un işi aniden gerçekleşmez. Biz olmamız gereken kişiye kendiliğinden dönüşmeyiz. İmanla ve Rabb’e itaatle dolu bir yaşam, mücadeleyle, teslimiyetle ve düştüğümüz anlarda tövbeyle dolu bir yaşam demektir. Kutsal Ruh, bizi Mesih’te yeni yaratıklar yapmak için hayatlarımızda çalışan İlahî Aracı’dır. Fakat bu ömür boyu sürecek bir çalışmadır. Her ne kadar hatalarımız ve zayıflıklarımız bizi Rabbimiz’e daha büyük bir teslimiyete teşvik etse de, Şeytan’ın her zaman yapmaya hazır olduğu gibi bunları Hristiyan yaşantımızda cesaretimizi kırmak amacıyla kullanmasına izin vermemeliyiz. Günahlarımız başımıza kakıldığında, her zaman İsa’nın günahkârlar yararına ölümünü hatırlamalıyız. İsa tam bu nedenle, şimdiki halimizde olduğumuz, yani lütfa ihtiyaç duyan günahkârlar olduğumuz için öldü ve bu lütfu bize vermektedir.

TARTIŞMA SORULARI:

Kutsal Ruh’un örnekliği sana sahne gerisinden hizmete ilişkin ne öğretebilir? Yani, Rabb’in işini pek çok kişi bilmeden, görmeden, hatta takdir etmeden yapmayla ilgili?

Kutsal Ruh İsa’yı nasıl yüceltir ve O’nu nasıl odak noktası haline getirir? Kendini dikkat merkezi haline getirmeden İsa’yı nasıl yüceltebilirsin? Bunu yapmak neden bazen çok zordur? Kendimizi yüceltmeye olan doğal eğilimle nasıl mücadele edebiliriz?

CUMA

*14–20 Ocak

Kutsal Ruh’un 
İlahîliği

SEBT GÜNÜ

KONUYLA İLGİLİ METİNLER: Elç. 5:1–4; 1Ko. 2:10, 11; Yşa. 63:10–14; Tit. 3:4–6; Rom. 8:11; 1Pe. 1:2.

HATIRLAMA METNİ: “Rab İsa Mesih’in lütfu, Tanrı’nın sevgisi ve Kutsal Ruh’un paydaşlığı hepinizle birlikte olsun” (2. Korintliler 13:14).

Tüm Kutsal Kitap boyunca, Baba Tanrı’nın ilahîliği baştan kabul edilir. Bu gerçeğin hem Eski Ahit’te hem de Yeni Ahit’te ifade edildiğini görürüz. Allah’ın Sözü’nde açıklanan birçok hakikat arasında en önemli ve en temel olanlardan biridir.

İsa’nın tanrılığı da Kutsal Yazı’da birçok yerde onaylanır, tabi ki, hem Müjdeler’de hem de Mektuplar’da olmak üzere, bilhassa Yeni Ahit’te.

Fakat Kutsal Ruh’un tanrılığı daha üstü kapalı bir şekilde öğretilir. Bu Kutsal Kitap’taki çeşitli dolaylı ifadelerden anlaşılabilir. Burada, Allah’ın Kendi Sözü’nde Kutsal Ruh hakkında ne açıkladığını dikkatle inceleyebilmemiz için Kutsal Yazılar’ı kendi içinde karşılaştırmalıyız. Bunu yaparken Kutsal Yazılar’ın ifade ettiğinden daha azını söylememeliyiz, ayrıca “yazılmış olanın dışına çıkmamalıyız” (1Ko. 4:6). Bu konu öğretilebilir bir alçakgönüllülük tavrı gerektirir; Allah hakkındaki insanî mantığımızı Kutsal Ruh’un nasıl anlaşılması gerektiği konusunda ölçüt yapmamalıyız. Aksine, bazı konuları tamamıyla kavrayabilmemiz ne kadar zor da olsa, Kutsal Yazı’nın doğruladığı konuları kabul ederek bunlar hakkında tanıklıkta bulunmalıyız.

*21 Ocak Sebt Günü’ne hazırlık için bu haftanın konusunu çalışın.

3. DERS

15 Ocak

Kutsal Ruh ve Allah

Kutsal Kitap Kutsal Ruh’un ilahîliğinin sistematik bir tanımını sunmaz. Bunun yerine, Kutsal Kitap yazarlarının Kutsal Ruh’u Allah’la eşit saydıklarını gösteren ilginç işaretler buluruz. Kutsal Kitap’ta aynı faaliyetin önce Allah’a, sonra da Kutsal Ruh’a atfedildiği çeşitli bölümler var.

Elçilerin İşleri 5:1–4 ayetlerini oku. Petrus’un Hananya’ya söylediği sözlerden Allah ve Kutsal Ruh hakkında ne gibi bir sonuca varabiliriz?

Kutsal Ruh Tanrı olmasaydı, Petrus burada çok dikkatsizce ve ölümcül derecede yanıltıcı bir şekilde konuşmuş olurdu. Ne var ki, Kutsal Ruh’un doğasının ilginç tarafı, elçi Petrus’un Allah ile Kutsal Ruh’u aynı seviyeye koyması. 3. ayette Hananya’ya neden Kutsal Ruh’a yalan söylediğini soruyor ve 4. ayetin sonunda devam ediyor: “Sen insanlara değil, Tanrı’ya yalan söylemiş oldun.” Petrus açıkça Kutsal Ruh’u Allah’la bir tutuyor. Onun vurgulamak istediği, Hananya’nın sadece elçilere değil, bizzat Allah’a da yalan söylediğiydi. Kutsal Ruh’a yalan söylemek Allah’a yalan söylemektir. Kutsal Ruh Allah’tır. Konu burada açıkça belli edilmiştir.

Bu iki kişinin yaptıklarına karşılık neden bu kadar sert bir ceza verildi?

Elçilerin İşleri’nde sözü edilen ilk kilisedeki imanlılar için “yüreği ve düşüncesi birdi” (Elç. 4:32) denildiğini hatırlamalıyız. Bu birlik Kutsal Ruh’un ürünüydü ve bu nedenle sahip oldukları şeyleri isteyerek ve gönüllü olarak paylaşıyorlardı. Paylaşım üzerine yalan söylemek demek, topluluğun birliğini reddetmek ve birliği mümkün hale getiren ve destekleyen Kutsal Ruh’u yalanlamak demekti.

İşte bu yüzden Hananya ve karısının yalanı ilk kilise topluluğunda Kutsal Ruh’un ilahî işini ve mevcudiyetini çarpıtıyordu. Allah’a karşı böyle bir sahtekârlık yıkıcıdır ve Allah’ın Ruhu’nun imanlıların hayatlarında etkili bir şekilde çalışmasını engeller. Allah O’na bir bütün olarak kulluk etmemizi ister. Yeni iman topluluğu çok önemli bir yol ayrımında olduğundan, Allah yeni kilisenin birlik içinde ve birbirine güvenerek çalışmasını, ayrıca Kendi Ruhu tarafından yönlendirilmeye istekli olmalarını sağlamak amacıyla böyle şiddetli bir akıbeti kullandı.

Hananya ve Safira’nın günahlarını haklı çıkarabilmelerinin ne kadar kolay olduğunu düşün. Sonuçta kendi malımızı satıp bir kısmını kiliseye vermedik mi? Küçük bir kısmını kendimize ayırdıysak bunda büyütecek ne var? Bu hikâye kendi hareketlerimizi haklı çıkarırken ne kadar dikkatli olmamız gerektiği hakkında bize ne demeli?

PAZAR

16 Ocak

Kutsal Ruh’un İlahî Nitelikleri

Kutsal Ruh, çeşitli Kutsal Kitap ayetlerinde ilahî niteliklere sahip olarak tanımlanır.

Aşağıdaki Kutsal Kitap ayetlerinde Kutsal Ruh’un aslında yalnızca Allah’a atfedilebilecek olan hangi faaliyetleri ve nitelikleri sıralanmıştır?

1Ko. 2:10, 11; Yşa. 40:13, 14 ayetleriyle karşılaştır______________

Mez. 139:7__________________________________________

İbr. 9:14; 1Ti. 6:16 ile karşılaştır___________________________

Luka 1:35; Rom. 15:19; Mez. 104:30 ile karşılaştır______________

Pavlus Allah’ın bilgeliğini incelerken, bu bilgeliği bizim için bilinir kılanın Kutsal Ruh olduğunu savunuyor. Pavlus’un bu savında çalıştırdığı mantık, “benzerler birbirini tanır” mantığıdır. Allah’ın derin düşüncelerini ancak Allah’a eşit olan biri bilebilir (1Ko. 2:10, 11). Allah’ı Kutsal Ruh kadar tanıyan yoktur, çünkü O Allah’ı içten bilir. O dışarıdakilerin bilmediği bir şekilde bilir. Kutsal Ruh gerçekten de her şeyi bilendir. Kutsal Ruh’un varlığı Allah’ın varlığıdır. Allah’ın Ruhu’nun olmadığı bir yere kaçamıyorsam, O her zaman her yerde mevcut demektir (Mez. 139:7 ile karşılaştır). Kutsal Ruh’un sonsuz olduğu söylenir (İbr. 9:14). Kutsal Kitap’a göre kaç tane sonsuz varlık vardır? Sadece Allah sonsuzdur (1Ti. 6:16). Kutsal Ruh’a sonsuz deniliyorsa, öyleyse O da Allah olmalıdır. Kutsal Ruh ayrıca mutlak güçlü, yani her şeye gücü yetendir. Luka 1:35 ayetindeki “Kutsal Ruh” ve “Yüceler Yücesi’nin gücü” ifadeleri eşanlamlıdır. Burada en üst seviyede bir mucize olan bakireden doğum olayına atıfta bulunuluyor. Romalılar 15:19 ayetinde elçi Pavlus bu hizmetin “mucizeler ve harikalar yaratan güçle, Kutsal Ruh’un gücüyle” başarıldığını kabul ediyor. Gerçekten de, Kutsal Ruh ilahî mucizeler yapabilir. İsa ayrıca Kutsal Ruh’a karşı edilen küfrün affedilmez olduğunu söylüyor (Mat. 12:31, 32; Mar. 3:28, 29). Kutsal Ruh ilahî olmasa, bu akıl almaz bir şeydir. Fakat belki de Kutsal Ruh’un en harika işi, insanların kalplerini ve düşüncelerini değiştirebilme yetisidir. Yeni bir ruhsal doğuşu gerçekleştiren Kutsal Ruh’tur (Yuhanna 3:5–8). O sadece Allah’ın yapabileceği şeyleri başarabilme gücüne sahiptir.

PAZARTESI

17 Ocak

Kutsal Kitap’ın İpuçları

Kutsal Kitap’ta Allah’a yapılan atıflarla yer değiştirebilen, Kutsal Ruh’a yapılmış çeşitli atıflar vardır.

Yeşaya 63:10–14 ayetlerini oku ve Çölde Sayım 14:11 ve Yasanın Tekrarı 32:12 ayetleriyle karşılaştır. Bu kısımlarda yazar kime atıfta bulunmuştu ve bu bize Kutsal Ruh’un ilahîliği hakkında ne söylüyor?

Yeşaya 63:10 ayetinde, halk başkaldırdı ve Kutsal Ruh’u incitti. Fakat Çölde Sayım 14:11 ayetinde kayıtlı olan benzer olayda “RAB Musa’ya şöyle dedi: ‘Ne zamana dek bu halk bana saygısızlık edecek?’” deniyor. Yasanın Tekrarı 32:12 ayetinde ise “Ona yalnız RAB yol gösterdi, yanında yabancı ilah yoktu” ifadesini okuyoruz. Belli ki burada Kutsal Kitap yazarları Allah’ı ve Kutsal Ruh’u birbirleriyle eşit gördüler. 2. Samuel 23:2 ayetinde “RABB’in Ruhu benim aracılığımla konuşuyor” sözlerini okuyoruz, aynı doğrultudaki 3. ayette ise “İsrail’in Tanrısı konuştu... bana dedi ki” deniyor. Tekrar, aynı doğrultudaki bu Kutsal Kitap ayetlerinden çıkan sonuç, Kutsal Ruh’un Allah’a eşit olduğunun düşünüldüğüdür.

1. Korintliler 3:16, 17 ayetlerini 1. Korintliler 6:19, 20 ayetleriyle, 1. Korintliler 12:11 ayetini 1. Korintliler 12:28 ayetiyle karşılaştır. Bu bölümlerde Kutsal Ruh’a ve Allah’a yapılan atıflar nasıl birbirinin yerine geçebilir şekilde kullanılmıştır? Allah’a ve Kutsal Ruh’a aynı şekilde atfedilen nitelikler neler?

1. Korintliler 3:16, 17 ayetlerinde Pavlus 1. Korintliler 6:19, 20 ayetlerindeki benzer bir dil kullanıyor. Elçi Pavlus’a göre, Kutsal Ruh’un içimizde yaşaması Allah’ın içimizde yaşaması demektir. Pavlus, “Tanrı’nın tapınağı” ifadesini “Kutsal Ruh’un tapınağı”na denk tutarak, Kutsal Ruh’un Allah olduğunu belirtiyor. Pavlus 1. Korintliler 12:11 ayetinde, tüm imanlılara ruhsal hediyeler dağıtanın Kutsal Ruh olduğunu yazıyor. Birkaç ayet sonra, 1. Korintliler 12:28 ayetinde, bunu yapanın Allah olduğu söyleniyor. Temel mesaj açıktır: Kutsal Ruh Allah’ın yaptığı işlerin aynısını yapar, bu da Kutsal Ruh’un Allah’a eşit olduğuna güçlü bir kanıttır.

Sayılar 14:11 ayetini tekrar oku. Bu bugün bize hangi şekillerde uygulanabilir? Allah’ın kilisemizde hangi mucizevî şekillerde çalıştığını düşün. O’nun inanmamız için bize verdiği tüm sebepleri düşün. Binlerce yıl önce Allah’ın halkının yaptığı hataları bugün bizim yapmadığımızdan nasıl emin olabiliriz?

SALI

18 Ocak

Kutsal Ruh’un İlahî İşi

Kutsal Ruh, Kutsal Kitap’ın sadece Allah’a atfettiği bazı işleri gerçekleştirir. O ilahî yaratılış işinde etkindir, aynı şekilde Allah’ın günahkârları yeniden yaratışında da etkindir.

Titus 3:4–6 ayetlerini oku. Pavlus Kutsal Ruh’un yeniden yaratış sürecine katılımını nasıl tanımlıyor?

Kutsal Ruh’tan “Kurtarıcımız Tanrı” ile beraber bahsediliyor (Titus 3:4), konunun bağlamı yeniden doğuş yıkaması (vaftiz) ve ruhsal yenilenmemizdir (Titus 3:5). O bizim yeniden doğuşumuzun aracısıdır. O kalplerimizi yeniler. O bizde İsa’yı izleme arzusunu uyandırır. O, Hayat Ruhu’dur (Rom. 8:2, CANDEMİR). O, günahkârları kutsayan ve karakterlerini değiştirendir. O, bizi kurtaran İsa Mesih’e itaat etmemizi sağlar. Böyle harika şeyleri yapabilme yetisine ancak ilahî bir varlık sahiptir.

Yeşaya 6:8–10 ile Elçilerin İşleri 28:25–27 ayetlerini karşılaştır. Kutsal Kitap yazarları ilahî konuşmaları kime atfediyorlar?

Bazı Kutsal Kitap kısımlarında bir yandan Allah’ın konuştuğu söylenirken, öte yandan diğer Kutsal Kitap yazarları Kutsal Ruh’un konuştuğunu ifade ediyorlar. Kutsal Yazılar’ı bize doğaüstü bir şekilde ileten Kutsal Ruh’tur (2Pe. 1:21), bu durum başka bir yerde Tanrı esinlemesi olarak tanımlanır (2Ti. 3:16). Kutsal Yazılar’ı vermek Kutsal Ruh’un diğer bir ilahî işidir.

Romalılar 8:11 ayeti Kutsal Ruh’un ilahîliği hakkında bize ne öğretir?

Kutsal Kitap Kutsal Ruh’un İsa’yı ölümden dirilttiğini ve bizi de Ruh aracılığıyla dirilteceğini ifade eder. İnsanları ölümden diriltme gücüne sadece Allah sahiptir. Bu yüzden Kutsal Ruh Allah’tır.

Seni Kutsal Ruh’un yönlendirmesine daha çok açacak hangi değişiklikleri yapabilirsin? Yani, O’nun senin yaşamındaki yönlendiriciliğini hangi eylemlerin yüzünden açıkça fark etmiyor olabilirsin?

ÇARŞAMBA

19 Ocak

O’nun İlahîliğinin Önemi

Kutsal Ruh Allah olmasaydı, ne kayıp olurdu? Kutsal Ruh tamamen Allah değilse, bunun kurtuluşa ve ibadete ilişkin ciddi sonuçları olacaktır. Kutsal Kitap bize Kutsal Ruh’un imanlıların yenilenmesinden sorumlu olduğunu söyler. O onların içlerinde yaşar ve onları doldurur. O bizim düşüncemizi yeniler ve karakterimizi değiştirir. O yeniden diriltme gücüne sahiptir. O, Mesih’in izleyicilerini Allah gibi kutsal hale getirir. Kutsal Ruh Allah değilse, O’nun bu şeyleri yapabileceğinden ve bunları Allah’a makbul bir şekilde yapabileceğinden nasıl emin olabiliriz?

1 Petrus 1:2; 2. Korintliler 13:14 ve Matta 28:18, 19 ayetlerini oku. Vaftizlerde ve kutsamalarda Kutsal Ruh’tan Baba Tanrı ve Oğul İsa Mesih ile beraber bahsedilmesi, Allah’a ibadette ve övgü sunmada Kutsal Ruh’un yeri hakkında bize ne söylüyor?

Kutsal Ruh’un ilahîliği O’nun gerçekten kim olduğunu kabul ederek O’nunla uygun bir ilişki kurmamıza yardımcı olur. O’nun ilahîliği, Tanrı merkezli bir ruhsallığın önkoşuludur. Yeni Ahit kilisesi, Üçlübirlik’in diğer iki üyesiyle birlikte çekinmeden Kutsal Ruh’un adını anar. Kutsal Ruh, vaftiz eyleminde Baba ve Oğul ile aynı seviye ve konumdadır. Vaftiz derin ruhsal öneme sahiptir ve temel ibadetin bir kuralıdır. Vaftiz eyleminde geçerli olan, elçisel kutsamada da aynı şekilde geçerlidir. Bu, Kutsal Ruh’un da tıpkı Baba ve Oğul gibi övüldüğü bir tapınma duasıdır. Tanrılığın üç şahsının tümünden birlikte ve eşit kabul edilerek bahsedilir.

Yeni Ahit’te Kutsal Ruh’un Kendisine tapınılmaya uygun olduğu kabul edilir. Bu yalnızca vaftizde ve elçisel kutsamada değil, fakat ruhsal iyiliğimiz için O’na bağımlı olmamız ve ilahî öğretmenimiz ve kutsayıcımız olarak O’na itaat etmemiz gereği açısından da geçerlidir. Kutsal Ruh’un Allah olması önemli mi? Evet, hem de çok. O’nun gerçekten kim olduğunu bilirsek, O’nun tanrılığını tanır ve kabul edersek, O’nun işini şereflendirir ve kendi kişisel gelişimimiz ve kutsanmamız için O’na güveniriz.

Tanrı’nın Kendisi olan Kutsal Ruh’un senin hayatında çalışmasının ne demek olduğunu düşün. Seni O’nda kaldığında olabileceğin kişiye dönüştürmek için Allah’ın senin içinde çalıştığını bilmenin bize verdiği büyük vaatler neler? Bu neden moral verici ve mutlu edici bir gerçektir?

PERŞEMBE

20 Ocak

EK ÇALIŞMA: Ellen G. White, Evangelism [Müjdecilik] kitabında 613–617. sayfalardaki “Misrepresentations of the Godhead [Üçlübirlik’in Çarpıtılması]” bölümünü oku.

Bu hafta gördüğümüz üzere, Kutsal Ruh’un ilahîliği hakkındaki kanıtlar oldukça ikna edici. Kutsal Ruh Allah’tır. Fakat unutmayın: Kutsal Ruh hakkında düşünürken ilahî bir sırla uğraşıyoruz. Konuyu pekiştirelim: Allah’ı ve O’nun doğasını tamamıyla açıklayamayacağımız gibi, Allah’ın nasıl olması gerektiği konusunda kendi insan anlayışımızı standart haline getirme ayartısına karşı direnmeliyiz. Gerçek, insan anlayışından çok ötededir, özellikle bu gerçek bizzat Allah’ın doğası ile ilgili olduğunda.

Aynı zamanda, Kutsal Ruh’un ilahîliğine iman, salt Üçlübirlik öğretisini kabul etmekten daha fazlasını içerir. Baba tarafından ısmarlanan ve Kutsal Ruh’un gücüyle Oğul tarafından tamamlanan Allah’ın kurtarış işine itimadı ve bel bağlamayı içerir. “Kutsal Ruh’un tam olarak ne olduğunu tanımlayabilmek bizim için zarurî değildir... Kutsal Ruh’un niteliği bir sırdır. İnsanlar bunu açıklayamaz, çünkü Rab bunu onlara bildirmemiştir. Hayalperest görüşlere sahip kişiler Kutsal Yazılar’dan bölümleri bir araya getirerek bunların üzerine insanî bir yapı inşa edebilir, fakat bu görüşlerin kabul edilmesi kiliseyi güçlendirmeyecektir. İnsanların anlayamayacağı kadar derin olan bu sırlarla ilgili olarak, sükût altındır.”—Ellen G. White, Elçilerin İşleri, s. 46.

TARTIŞMA SORULARI:

Avusturyalı filozof Ludwig Wittgenstein şöyle yazmıştı: “Konuşamayacağımız şeyler üzerinden sessizce geçmeliyiz.” Bu sözleri söylediği bağlam Ellen G. White’ın yukarıdaki yazılarından epey farklı olsa da, ilke aynıdır. Yani, Allah’ın nitelikleri hakkında ve genel olarak da İlham yoluyla bize açıklanmayan ruhsal gerçekler hakkında susmak neden daha iyidir?

Bazen teolojik bir duruş üzerinde şu soruyu sorarak düşünmek yardımcı olur: “Önerilen yanlış olsaydı, ne kayıp olurdu?” Örneğin: “Mesih ilahî olmasaydı, ne kayıp olurdu?” Kutsal Ruh konusunda aşağıdaki soru üzerinde düşün: “Kutsal Ruh tamamen Allah olmasaydı, ne kayıp olurdu?”

Aşağıdaki alıntı pratik bir açıdan bize ne söylüyor? “Bizi dolduran Kutsal Ruh muğlak bir etki veya mistik bir güç değildir. O, büyük bir alçakgönüllülük, hürmet ve itaat ile kabul edilmesi gereken, ilahî bir Şahıs’tır. Bu yüzden O’na daha çok sahip olmamız söz konusu değil, fakat O’nun bize daha fazla sahip olması, evet, tüm benliğimize sahip olması söz konusu.”—LeRoy Edwin Froom, The Coming of the Comforter [Tesellicinin Gelişi], s. 159.

CUMA

*21–27 Ocak

Kutsal Ruh’un Kişiliği

SEBT GÜNÜ

KONUYLA İLGİLİ METİNLER: Yu. 16:13, 14; Rom. 8:14–16; Rom. 15:13; Yu. 14:6; Yu. 17:17; Rom. 5:5.

HATIRLAMA METNİ: “Ama Baba’nın benim adımla göndereceği Yardımcı, Kutsal Ruh, size her şeyi öğretecek, bütün söylediklerimi size hatırlatacak.” (Yuhanna 14:26).

Kutsal Ruh Kutsal Kitap’ta kimi zaman rüzgâr veya ateş gibi kişisel olmayan terimler ile tanımlandığı için bazıları O’nun bir kişi değil de ilahî bir güç olduğu sonucuna vardılar. Onlara göre, O kişisel bir varlık olmaktan ziyade bizi güçlendiren elektrik akımı gibi bir şeydir. Fakat mesele, Kutsal Ruh’un daha çok kişisel olmayan işlerini veya etkilerini gösteren bazı kısımların gösterilebilmesi değildir. Mesele, O’nun kişiselliğini kesin olarak kanıtlayan birçok Kutsal Kitap bölümünün var olup olmadığıdır.

Kutsal Kitap’ta Kutsal Ruh’un kim olduğunu daha iyi anlayabilmemiz için dikkate almamız gereken bölümler var.

Bu hafta Kutsal Kitap’ta tanımlanan Kutsal Ruh’un kişiliği hakkında daha fazla öğreneceğiz. Bu gerçek Allah’ın ilahî Ruhu’nun hayatlarımızdaki rolünü daha iyi anlamamıza yardımcı olacak. Ayrıca, Kutsal Ruh’un kişiselliğine inancın ruhsal yaşamlarımız için önemi hakkında daha derin bir anlayış kazanmamıza yardımcı olacak. Ancak O’nun hakkında doğru düşüncülere sahip olursak O’na hak etiği sevgiyi, saygıyı, güveni ve teslimiyeti verebiliriz.

*28 Ocak Sebt Günü’ne hazırlık için bu haftanın konusunu çalışın.

4. DERS

22 Ocak

İsa’nın Kutsal Ruh Tanımı

Yuhanna 16:13, 14; Yuhanna 15:26, 27; ve Yuhanna 14:17, 26 ayetlerini oku. Bu ayetlerde İsa Kutsal Ruh’a hangi çok kişisel özellikleri atfediyor? İsa’nın Kutsal Ruh’u yardımcı veya tesellici (parakletos) olarak tanımlaması senin için ne anlam ifade ediyor?

İsa’ya göre Kutsal Ruh rehberlik eder, konuşur, duyar, ifşa eder, ve yüceltir (Yuhanna 16:13, 14). Kutsal Ruh ayrıca bize öğretir ve hatırlatır (Yuhanna 14:26). İçimizde yaşar (Yuhanna 14:17), tanıklık eder (Yuhanna 15:24, 26) ve ikna eder (Yuhanna 16:8). Bunlar, kişisel olmayan bir gücün yaptıklarından çok, yüce bir kişiliğin işleri gibi görünüyor.

Yuhanna 14:16–18 ayetlerini oku. İsa’nın bu vaadi nasıl yerine gelecekti? Öğrenciler nasıl yalnız bırakılmadı?

İsa takipçilerini düşünür. O öğrencilerini yetim gibi ortada bırakmayacaktı. Kutsal Ruh’u göndereceğini vaat etti. İsa burada özellikle “başka bir yardımcı” veya “tesellici” göndereceğini söylüyor. İsa’nın burada kullandığı sözler önemli. O başka bir yardımcı göndermeyi vaat ediyor. Farklı bir yardımcı değil. “Başka bir” kavramı Grekçede “allos” sözcüğüyle ifade edilir. Yeni Ahit Grekçesinde “allos” sözcüğü, Mesih’in sayısal olarak farklı, fakat karakter olarak aynı, yani Kendisine benzer başka bir tesellici göndereceğine işaret ediyor. Başka bir deyişle, İsa Kendi gibi olan, Kendisinin yerini alacak, Kendisinin işini içimizde yapmaya devam edecek ve Kendisinin temsilcisi olan Biri’ni vaat ediyor.

Kutsal Ruh’un bu işi bir yardımcının veya tesellicinin işidir. Kutsal Kitap burada bize destek için, imdadımıza yetişecek bir yardım için çağrılan birini tanımlamak amacıyla Grekçe sözcük parakletos’u kullanıyor (Yuhanna 14:16). Aynı İsa’nın bir kişi olduğu gibi, Kutsal Ruh da bir kişidir. Bu fikir Kutsal Ruh’a sıklıkla kişisel niteliklerin atfedilmesiyle desteklenmektedir (bkz. Yu. 14:26, 15:26, Elç. 15:28, Rom. 8:26, 1Ko. 12:11, 1Ti. 4:1).

Kutsal Ruh’un sadece bir güç değil de bir kişilik olduğunu bilmek neden çok daha rahatlatıcıdır?

PAZAR

23 Ocak

Kutsal Ruh’un Kişisel Nitelikleri: 1. Bölüm

Aşağıdaki ayetleri okurken, bu ayetlerin kişisel olmayan bir güç hakkında mı, yoksa ilahî bir Kişi hakkında mı olduklarını kendi kendine sor. Rom. 15:30; 1Ko. 2:10; Elç. 8:29; 10:19, 20; 28:25.

Kişisel olmayan bir güç bizim yerimize aracılık edebilir mi? Kişisel olmayan bir ruh ya da güç bize Allah hakkındaki şeyleri gösterme kabiliyetine sahip midir? Kişisel olmayan bir etki, konuşma yetisine sahip midir? Kutsal Ruh, kişisel olmayan bir güç olmanın aksine kişisel bir varlık ise, tüm bu Kutsal Kitap ifadeleri çok daha fazla anlam ifade ederler.

Aşağıdaki ayetleri oku. Bu ayetlerde Kutsal Ruh’a hangi kişisel nitelikler atfedilmektedir? Ef. 4:30; Elç. 5:3, 9; 1Ko. 12:11; Rom. 15:30.

Kişiselliğin ayırt edici özellikleri bilgi (veya anlayış), hissetme ve iradedir. Ancak kişisel bir varlık kederlenebilir. Ancak kişisel bir varlık kandırılabilir ve kendisine yalan söylenebilir. Ancak kişisel bir varlık istediğini seçme yetisine ve kendi iradesine sahiptir. İrade belki de her kişilikte bulunan en ayırt edici unsur ve özelliktir. Ancak kişisel bir varlık sevme yetisine sahiptir. Gerçek sevgi soyut olan ve kişisel olmayan bir yolla kavranamaz. Sevgi oldukça kişisel bir dokunuşla gelir. Kişiselliğin bu ifadeleri, Kutsal Ruh’un öz bilince sahip, kendini bilen, irade gücü olan, kendi kaderini tayin edebilen ve sevebilen bir varlık olduğunu gösterir. O gölgesel bir akım veya kişisel olmayan bir öz değildir. Kutsal Ruh’tan bu kişisel yollarla bahsedilir, zira Allah’ın Kendisi kişisel bir Tanrı’dır.

“Kutsal Ruh bir kişiliğe sahiptir, aksi takdirde ruhlarımıza ve bu ruhlarımızla bizim Allah’ın çocukları olduğumuza tanıklık edemezdi. O ayrıca ilahî bir varlık olmalı, aksi takdirde Allah’ın aklında gizli yatan sırları ortaya çıkaramazdı.”—Ellen G. White, Evangelism [Müjdecilik], s. 617.

Kutsal Kitap’ta Kutsal Ruh’un kişisel özelliklere sahip olması görüşü bizim O’nunla ilişkilerimizi nasıl etkiler? Kutsal Ruh Allah’ın Kendisi değil de sadece kişisel olmayan bir güç olsaydı ne fark ederdi?

PAZARTESI

24 Ocak

Kutsal Ruh’un Kişisel Nitelikleri: 2. Bölüm

Kutsal Ruh’u anlamaya çalışırken karşılaştığımız zorluklardan biri, Baba olarak Tanrı’yı somut bir şekilde düşünmemizdir. Ayrıca birçok kişi Müjdeler’de tanımlandığı üzere İsa hakkında da somut bir resme sahiptir. O bizim insan doğamızı aldı ve bize insan şeklinde gözüktü.

Fakat Kutsal Ruh çok farklı bir şekilde sunulur. O görünürde soyuttur, anlaşılması Baba ve Oğul’a göre çok daha zordur.

Bu nedenle bazı insanlar Kutsal Ruh’un kişiselliği olmayan bir güç olduğu sonucuna varırlar. Şu ana kadar gördüğümüz gibi, bu fikir Kutsal Ruh’un doğasına gereken değeri gerçekten vermez. Hatta Kutsal Ruh sadece kişisel olmayan bir güç ya da (ilahî) bir kuvvet olsaydı, Kutsal Kitap’taki bazı ifadeler hiçbir anlam ifade etmezdi.

Aşağıdaki iki ayeti dikkatle oku ve Kutsal Ruh’tan bahseden sözleri kişisel olmayan “güç” sözcüğüyle değiştirirsen bir anlam ifade edip etmediklerini gör. Bu ayetler neden yalnızca Kutsal Ruh gerçekten bir Kişi ise bir anlam ifade ederler?

Rom. 15:13_________________________________________

1Ko. 2:4___________________________________________

Kutsal Ruh sadece bir güç veya kişisel olmayan bir etki olsaydı elçilerin yazdığı “Kutsal Ruh ve bizler... uygun gördük” (Elç. 15:28) ifadesi saçma olurdu. Aksine, bu ifade başka bir kişisel varlığa işaret ediyor, en az Baba ve Oğul kadar kişisel bir varlık.

Dahası, ilk ve ikincisinden Kişiler olarak bahsediliyor fakat üçüncüsünden bahsedilmiyorsa, inançlılar nasıl olur da “Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla” (Mat. 28:19) vaftiz edilebilirler? Bu mantıklı değil. Tam tersi, burada her üçünden de adına vaftiz edildiğimiz aynı ismin parçası olarak bahsediliyor. Böylece Kutsal Ruh burada Baba Tanrı ve Oğul Tanrı ile aynı seviyede gösteriliyor.

Ellen G. White’ın zekice ifade ettiği gibi, “göksel üçlüde üç yaşayan kişi vardır... Baba, Oğul ve Kutsal Ruh.” Ellen G. White, Evangelism [Müjdecilik], s. 615. Kendisi de Kutsal Ruh’un mevcut kişiliği hakkında çok nettir.

SALI

25 Ocak

Gerçeğin Ruhu

Yuhanna 14:6 ve 17:17 ayetlerini oku. Bu ayetlerdeki gerçeğin anlamı nedir?

Yuhanna Müjdesi içinde geçen gerçek sözcüğü anahtar bir kavramdır. Bizim gerçek hakkındaki dünyevî anlayışımız genellikle soyut ve teoriktir. Batı dünyasında bu sözcük Yunan felsefesi ile şekillenmiştir. Fakat Kutsal Kitap’ta, özellikle Yuhanna’nın Müjdesi’nde gerçek oldukça kişisel ve özel bir anlam içerir: İsa gerçektir (Yuhanna 14:6). Allah’ın Yazılı Sözü gerçek olsa da (Yu. 17:17 ve Mez. 119:142 ayetleriyle karşılaştır), Allah’ın gerçeği İsa Mesih’in kişiliğinde en yüce bir şekilde ortaya konmuştur. Doğru bir Allah bilgisi, Allah Kendisini O’nun aracılığı ile gösterdiği için, Kutsal Yazılar’ın hakkında konuştuğu İsa’da bize verilmiştir.

Yuhanna 15:26 ve 16:13 ayetlerini oku. Gerçeğin Ruhu olarak Kutsal Ruh’un işlevi nedir?

Yuhanna 16:13’te bize Gerçeğin Ruhu’nun bizi her türlü gerçeğe yönelteceği söyleniyor. Bunu, İsa Mesih’e işaret ederek ve İsa’nın söylediklerini (Yuhanna 15:26) ve bizim için yaptıklarını hatırlamamıza yardımcı olarak yapar. Kutsal Ruh’un bizi yönlendirdiği gerçek oldukça kişiseldir: O bizi İsa’ya yükseltir ve bizi O’nunla yaşayan ve imanla dolu bir ilişkiye yönlendirir. İsa Samiriyeli kadınla konuşurken, Allah’a ruhta ve gerçekte tapılması gerektiğini söyledi (Yuhanna 4:24). Kutsal Ruh’un yönlendirmesini istediğimizde, O bizi yol, gerçek ve yaşam olan İsa’ya yönlendirecektir (Yuhanna 14:6).

Kutsal Kitap’ta gerçek, felsefede çoğu zaman görüldüğü gibi soyut bir şey veya teori değildir. Gerçek “tüm gerçeğin Tanrısı” olarak adlandırılan Yaratıcımız ve Kurtarıcımız ile derin bir kişisel ve iman dolu bir ilişkiyi kapsar (Yas. 32:4 ve Mez. 31:5 ayetleriyle karşılaştırın). Böylece, bize O’nun sadece kişisel karakterini değil fakat ilahîliğini de göstererek Baba Tanrı tarafından gönderilmiş olan (Yuhanna 15:26) Kutsal Ruh, yerinde olarak “Gerçeğin Ruhu” (Yuhanna 14:17; 16:13) olarak adlandırılır.

Biz gerçeği, modus ponens olarak bilinen mantık kavramı gibi, önerme terimleri içersinde düşünme eğilimine sahibiz. “A ise, B. A, dolayısıyla B.” Şüphesiz bizim gerçek olarak anladığımız birçok şeyi önermeler olarak anlarız. Yine de, gerçeğin bir Kişi olması fikrini nasıl anlıyorsun? Cevabını Sebt günü derste söyle.

ÇARŞAMBA

26 Ocak

Neden Fark Eder?

Kutsal Ruh’un kişiliği meselesi en yüksek derecede öneme sahiptir ve hayatımızı etkileyecek sonuçlara neden olur. “O ilahî bir kişi ise ve biz O’nu kişisel olmayan bir etki olarak düşünüyorsak, ilahî bir kişiyi hak ettiği hürmetten, şereften ve sevgiden mahrum bırakıyoruz demektir.”—LeRoy Edwin Froom, The Coming of the Comforter [Tesellicinin Gelişi], s.40.

Kutsal Ruh’u sadece gizemli ilahî bir güç olarak düşünürsek, düşüncelerimiz şöyle olur: Nasıl daha fazla Kutsal Ruh’a sahip olabilirim? Fakat Kutsal Ruh’u ilahî bir Kişi olarak düşünürsek, şöyle sorarız: Kutsal Ruh bana nasıl daha fazla sahip olabilir? Nihaî mesele ise şu: Kutsal Ruh’a sahip mi olmak istiyorsun, yoksa Kutsal Ruh’un sana sahip olmasını mı istiyorsun? O’nun etkisine direniyor musun, yoksa O’nu sevinçli bir itaatle izlemeye istekli misin (bkz. Rom. 8:12–14, Gal. 5:18–24)? Kutsal Ruh’u kendi planlarına göre kullanmak mı istiyorsun, yoksa seni İsa Mesih’e daha çok benzetmesi ve senin için tasarladıklarını yapması için O’na mı güveniyorsun? “Bedeninizin, Tanrı’dan aldığınız ve içinizdeki Kutsal Ruh’un tapınağı olduğu” (1Ko. 6:19) gerçeğini ciddiye alıyor musun ve yaşayışınla Allah’ı yüceltmeye istekli misin?

Romalılar 5:5 ve Efesliler 2:18, 19 ayetlerini oku. Kutsal Ruh ve Allah’ın sevgisi birbiriyle nasıl bağlantılı? Bu kişisel olarak seni ve kiliseyi nasıl etkiliyor?

Ancak kişiler bilinçli olarak birbirleriyle işbirliği yapmayı seçebilirler. O bizi yönlendirirken ve kişisel olarak ve Allah’ın kilisesi olarak değiştirirken, biz Kutsal Ruh ile birlikte çalışmaya davet edildik. Kutsal Ruh’u üçlü Tanrılığın bir Kişisi olarak kabul etmezsek, O’nu görmezden gelmemiz, kulaklarımızı O’nun davetine kapamamız ve O’nun yaşam değiştiren etkisine karşı kalplerimizi katılaştırmamız daha kolay olacaktır. Allah’ın değiştirici lütfuna muhtaç, düşmüş, günahla yaralanmış varlıklar olduğumuz için de görmezden gelmemiz gereken en son şey Kutsal Ruh’un hayatlarımızdaki telkinleridir. Tersine, kendimizi O’na daha çok vermeliyiz Dolayısıyla, Kutsal Ruh’un bizi kullanmak isteyen ilahî bir Kişi olduğunu ikrar ettiğimizde, Allah Hristiyan yaşamımızın tam ortasında durur.

“Biz Kutsal Ruh’u kullanamayız. Ruh bizi kullanmalıdır.”—Çağların Arzusu, s. 672 [Sevgi Öğretmeni, s. 666]. Ellen G. White bu sözlerle ne demek istedi? Kutsal Ruh bizi nasıl kullanabilir? (bkz. Flp. 2:13.)

PERŞEMBE

27 Ocak

EK ÇALIŞMA: Ellen G. White’ın Çağların Arzusu kitabında Kutsal Ruh’tan bahsettiği 669–772. sayfaları oku [Sevgi Öğretmeni, s. 662–666]. Ayrıca Evangelism [Müjdecilik] kitabında 613–617. sayfaları oku.

“İsa yanlarına gelip kendilerine şunları söyledi: “Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin; size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim” (Matta 28:18–20). İsa’nın onlara görevlerini verirken, öğrencileri Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un “adıyla” (tekil) vaftiz etmelerini söylediğine dikkat edin. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un “adları” ile demedi, sadece “adıyla” (Grekçe onoma) dedi. Bu, Bir Tanrımız’ın üçlü doğasına daha güçlü bir kanıt teşkil etmektedir (“Dinle ey İsrail! Tanrımız RAB tek RAB’dir” [Yas. 6:4]). Bu haftanın dersinin hâlihazırda işaret ettiği üzere, Baba ve Oğul’un kişiliği üzerine bir şüphe yoktur; öyleyse Kutsal Ruh’un kişiliği ve bireyliği üzerine neden şüphe duyulabilsin ki? Kutsal Kitap’a göre biz, içimizde ve bizim aracılığımız ile çalışan, sevgi dolu, ilgilenen ve rahatlatan, bizzat Allah’ın varlığına sahibiz. Kutsal Ruh budur ve yaptıkları bunlardır. Bu kalıcı varlığın, tıpkı Baba ve İsa gibi, bir Kişi olduğunu bilmek ne kadar daha güzel. Evet, tam olarak anlamak zor. Öyleyse ne olacak? Işığın veya rüzgâr gibi temel bir şeyin bile doğasını tamamıyla anlayamıyorsak, bizzat Kutsal Ruh’un doğasını tamamıyla anlamakta daha da çok zorlanmaz mıyız?

TARTIŞMA SORULARI:

Çarşamba günündeki gerçeğin bir Kişi (Mesih İsa) olması hakkındaki soruya cevabının üstünden sınıfta tekrar geç. Bunun anlamı nedir? İsa neden Gerçek olmalı? “Gerçek” in sadece bir öğreti veya önerme olmamasını nasıl anlıyoruz?

Ellen G. White şöyle yazdı: “En az Allah kadar bir Kişi olan Kutsal Ruh’un bu topraklar üzerinde yürüdüğünü anlamalıyız.”—Ellen G. White, Evangelism [Müjdecilik], s.616. Bu bize Kutsal Ruh’un gerçekliği ve mevcudiyeti hakkında ne diyor?

Bu hafta gördüğümüz Kutsal Ruh’un bazı karakter ve kişilik özellikleri üzerinden tekrar geç. Özellikle hangileri senin için teselli edici nitelikte? Senin için en anlamlı olanı hangisi? Sınıfta hangisini neden seçtiğini paylaş.

Hangisiyle daha iyi bağlantı kurabilirsin, kişisel olmayan bir güçle mi, yoksa bir kişiyle mi? Cevabının çıkarımları neler?

CUMA

*28 Ocak–3 Şubat

Vaftiz ve Kutsal Ruh ile Dolma

Sebt Günü

KONUYLA İLGİLİ METİNLER: Mar. 1:8; Ef. 5:18, Elç. 13:52; Luk. 11:8–10; Elç. 5:32; Gal. 5:16–26.

HATIRLAMA METNİ: “Hırsız ancak çalıp öldürmek ve yok etmek için gelir. Bense insanlar yaşama, bol yaşama sahip olsunlar diye geldim.” (Yuhanna 10:10).

Hristiyanlar olarak biz Kutsal Ruh’la dolu olmalıyız. O olmadan tanıklıklarımız güçsüz olur ve Hristiyan yaşamımız yükten başka bir şey olmaz. İlim sahibi, yetenekli ve güzel konuşma yetisine sahip olabiliriz, fakat Ruh olmadan Allah’ın bizim için tasarladığı hayatı tecrübe edemeyiz. Kurtuluş güvencesine sahip olamayız ve Rabbimiz’e hizmet etmenin sevincini tadamayız. Sadece sözde Hristiyanlar oluruz, fakat yalnızca sözde bir Hristiyan gerçek bir Hristiyan değildir.

Fakat İsa hayatımızı dolu dolu yaşamamızı istiyor. O bize hayatı amaçlandığı haliyle vermek istiyor, tüm yaşamın Kaynağı’ndan, yani İsa Mesih’ten geldiği için tatmin edici ve anlamlı olan bir hayat. O tüm yaşamın Yaratıcısı’dır ve sonsuz hayat için tek yoldur. “Yol, gerçek ve yaşam Ben’im. Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez” (Yu. 14:6). Bu doluluk ancak O’na katılarak mümkündür ve bu ancak Kutsal Ruh’un hayatlarımızda çalışması ile mümkün olabilir. Bu hafta Kutsal Kitap’ın Kutsal Ruh vaftiziyle ilgili ne dediğini ve O’nunla dolu olmanın ne demek olduğunu işleyeceğiz. Ayrıca aslında O’nunla dolu olduğumuza tanıklık eden bazı kanıtlara da bakacağız.

*4 Şubat Sebt Günü’ne hazırlık için bu haftanın konusunu çalışın.

5. DERS

29 Ocak

Kutsal Ruh ile Vaftiz

Markos 1:8 (Mat. 3:11, Luka 3:16 ve Yuhanna 1:33 ayetleriyle karşılaştır), Elç. 1:5 ve Elç. 11:16 ayetlerini oku. Ruh’un vaftiziyle birlikte başka hangi kabul ayini mevcut?

Yeni Ahit’te Kutsal Ruh’la vaftiz olmaktan bahseden sadece yedi bölüm var. Bunlardan dördü Vaftizci Yahya’ya kadar gider ve Pentikost gününe işaret ederler. Burada Kutsal Ruh, kurtuluş tarihinin “son günleri”nin başlangıcını müjdelemek üzere verilmişti.

Fakat Yuhanna diğer Müjdeler’in aksine Kutsal Ruh’la vaftizden bahsederken gelecek zaman kipi kullanmaz. Aksine, bunun sürekli geçerliliği olduğunu gösteren geniş zaman kipi kullanır (bkz. Yuhanna 1:33). Yuhanna sadece bir kaç ayet önce, 1:29 ayetinde, İsa’nın diğer bir önemli işinden bahsederken yine aynı zaman kipini kullanıyor: dünyanın günahının ortadan kaldırılması. İsa’nın hizmeti günahlarımızı ortadan kaldırmaktan ve bize Kutsal Ruh’u vermekten oluşur. Bu iki yönlü tecrübe ayrıca Elçilerin İşleri 2:38 ayetinde de bildirilir. Gözleri Mesih’e açıldıktan sonra öğrenciler her ikisini de aldılar: günahlarının affı ve Kutsal Ruh. Aynı tecrübe Elçilerin İşleri 10:43, 44 ve daha sonra 11:16 ayetlerinde, Kornelius’un evindeki imanlılar hakkında da bildirilir. Su ile vaftiz tövbe vaftizi olarak bilinir (Elçilerin İşleri 19:4). Günahlarımıza tövbe edip İsa’nın adıyla vaftiz olduğumuzda, Kutsal Ruh’u da alırız (Elçilerin İşleri 2:2839).

Yeni Ahit’te Kutsal Ruh’u almak ve vaftiz bir bütün oluşturur. Yeniden doğuşumuza işaret ederler. Vaftizde Mesih’le özdeşleşiriz ve İsa bize Kutsal Ruh’u verir, böylece O’nun gücü ile yaşar ve iyi haberi müjdeleriz. Kutsal Ruh’la vaftiz olmak hayatımızın sonraki bir bölümünde gerçekleşen, bazılarının mucizevî hediyelerle ilişkilendirdiği, lütfun ikinci bir işi değildir.

Pavlus 1. Korintliler 12:13 ayetinde Pentikost günündeki eşsiz tecrübeden değil, tüm imanlıların tecrübesinden bahsediyor. Hepimizin bir bedende bir Ruh ile vaftiz edildiğimizi ve aynı Ruh’tan içmemizin sağlandığını söylüyor. Pavlus birliğe vurgu yapıyor. “Hepimiz” sözcüğü çok önemli. Pavlus tüm imanlıların Mesih’in bedenine kabulünü Ruh’la vaftize bağlıyor.

Senin Kutsal Ruh’la vaftiz tecrüben nasıl oldu? Yaşamın için O’nun anlamı nedir? O senin içinde çalışmasaydı nasıl biri olurdun?

PAZAR

30 Ocak

Kutsal Ruh’la Dolu Olmak

Efesliler 5:18, Elçilerin İşleri 13:52 ve Romalılar 8:9 ayetlerini oku. Kutsal Ruh’la dolu olmak ne demektir? Hayatlarımızda Kutsal Ruh’la dolu olmak nasıl gerçekleşir?

Bir kez vaftiz olup Mesih’e ait olduğumuzda artık Ruh’un gücüyle yaşamalıyız. Bunun olması için Ruh’la dolu olmamız gerekir. Yeni Ahit’te insanların Ruh’la dolu olduğundan bahsedilen birçok yer vardır (Luka 1:41, 67; Elçilerin İşleri 2:4; 4:8, 31; 9:17; 13:9). Elçi Pavlus dolmak sözünü, tamamıyla Allah’a adanmış ve hayatındaki Allah’ın işinin tamamlanabilmesi için kendini Kutsal Ruh’un etkisinin rehberliğine açmış bir kişiyi tanımlamak için kullanıyor.

Alkolün etkisine teslim olursak, yürüyüşümüz, konuşmamız ve düşüncelerimiz olumsuz etkilenecektir. Kutsal Ruh’la dolu olduğumuzda hayatımızın her bölümünü O’nun dönüştürücü etkisine teslim ederiz ve sonuç olarak yürüyüşümüz, konuşmamız ve düşüncülerimiz İsa’yı yansıtır.

Ruh imanın duyulmasıyla verilse de (Gal. 3:2) ve iman aracılığıyla (Gal. 3:14) vaftizimizde (Titus 3:5, 6) kabul edilse de, biz her gün Kutsal Ruh’la dolmayı istemeliyiz. Biz geçen yıl, geçen ay, hatta dün yaşadığımız güçlü tecrübeyle yaşayamayız. Her gün Allah’ın Ruhu’yla dolmalıyız, çünkü her gün kendi zorluğu ile gelir.

Elçilerin İşleri 13:52 ayetindeki Ruh’la dolu olmak kavramı Grekçede şimdiki zamanın hikâyesi kipindedir, bitmemiş bir eylemi gösterir. Kelimesi kelimesine anlamı “(sürekli olarak) dolu olmak”tır. Ruh’la dolu olmak bir kerelik bir olay değildir. Bu her gün istememiz ve kabul etmemiz gereken bir şeydir. Hayatımızın her alanının O’nun varlığıyla dolu olması ve yaşamamız gerektiği şekilde yaşayabilmemiz amacıyla güçlendirilmemiz için, bu dolum sürekli tekrarlamalıdır.

Kutsal Ruh’la dolu olmak daha fazla O’na sahip olmak değil O’nun bize daha fazla sahip olması anlamına gelir. Sadece hayatımızın her yönünü her gün Ruh’a adadığımızda O bizi Allah’ın yüceliği için kullanabilir.

“Kalplerinde iman aracılığıyla sürekli olarak İsa’ya sahip olanların aslında Kutsal Ruh’u kabul etmiş oldukları gerçeğini size vurgulamak isterim. İsa’yı kişisel Kurtarıcısı olarak kabul eden her bir birey aynı zamanda kesinlikle Kutsal Ruh’u Danışmanı, Kutsayıcısı, Rehberi ve Tanığı olarak kabul etmiş olur.”—Ellen G. White, Manuscript Releases [Yayınlanan El Yazmaları], cilt 14, s. 71.

PAZARTESI

31 Ocak

Şartlar: 1. Bölüm

Allah’ın Sözü, Ruh’un içimizde sürekli kalması için bazı şartlara işaret eder. Bunlardan önemli olan bazılarına gelecek hafta bakacağız.

Elçilerin İşleri 2:37, 38 ayetlerini oku. Kutsal Ruh’u kabul etmenin ilk şartı nedir?

Kutsal Ruh’u kabul etmenin şartlarından biri tövbe etmektir. Allah’ın Sözü’nü duymak bilincimizi uyandırır ve bizi gerçek günahkârlığımızın ve kayıp durumumuzun farkına varmaya yönlendirebilir. Gerçek tövbe, günahlarımızın vahim sonuçlarından ötürü üzgün olmaktan daha fazlasıdır. Bu, kalbin ve düşüncelerin değişimi aracılığıyla günahın gerçekten ne olduğunu (çirkin bir kötülük ve Allah’a karşı isyan) görmektir. Gerçek bir tövbeyi tecrübe etmenin tek yolu Allah’ın sevgisiyle dokunulmuş olmaktır: “Tanrı’nın sınırsız iyiliğini, hoşgörüsünü, sabrını hor mu görüyorsun? O’nun iyiliğinin seni tövbeye yönelttiğini bilmiyor musun?” (Rom. 2:4).

Galatyalılar 3:14 ve Yakup 1:6–8 ayetlerini oku. Neden Allah’ın Sözü’ne güvenmeden Kutsal Ruh’u alamayız?

İsa Ruh’u Kendi temsilcisi olarak göndermeyi vaat etti. İmanla bu vaat edilmiş hediyeyi kabul ederiz. Fakat Allah’ın vaadinden şüphe edersek ve O’nun Sözü’ne güvenmezsek çift fikirli bir kişi gibi oluruz ve Allah’tan bir şey almayı bekleyemeyiz. İman düşünsel bir tasvipten daha fazlasıdır. Hayatımızı bir çizgiye oturtarak, Allah’ın Sözü’nü tutacağına ve ne olursa olsun düşmemize izin vermeyeceğine güvenmek demektir.

Luka 11:8–10, 13 ayetlerini oku. Israrlı rica neden fark yaratır?

Allah bize Ruh’u vermekte isteksiz değildir. Allah bizim kendi çocuklarımıza karşı olabileceğimizden bile daha iyi ve daha cömerttir. Israrlı ricalarımız O’nun düşüncelerini değiştirmez. Dualarımız bizi değiştirir ve bizi Allah’ın huzuruna getirir. Dua Allah’ı aşağı çekerek bize getirmez, ama bizi yukarı çekerek O’na götürür. Dualarımız yalnızca bizim kararlılığımızı ortaya koyar ve bizi hediye için hazırlar.

Dua hayatımızda daha hararetli, azimli ve kendimizi adamış olmayı nasıl öğrenebiliriz? Bu şeyleri öğrenmemiz neden önemlidir?

SALI

1 Şubat

Şartlar: 2. Bölüm

Elçilerin İşleri 5:32 ayetini oku. Kutsal Ruh’u kabul etmek için Allah’ın Sözü’ne itaat neden önemli bir şarttır?

O zaman olduğu gibi, şimdi de Kutsal Ruh Allah’a itaat eden herkese bahşedilir. Kutsal Kitap’ta sevgi ve itaat kol kola gider ve gerçek iman itaatle ifade edilir. Allah’a tüm kalbimiz ile güvenirsek O’nun emirlerine itaat ederiz. İsa, “Beni seven sözüme uyar” (Yuhanna 14:23) dedi. İtaat, Allah’ın isteğini O’nun yasasında ifade edildiği biçimiyle takip eden yaşam biçimine yönlendiren bir seçimdir. İsa’yı Rabbimiz olarak tanımak istiyorsak, itaate devam etmeliyiz (Luka 6:46). 1. Yuhanna 2:4, 5 ayetlerinde “O’nu tanıyorum deyip de buyruklarını yerine getirmeyen yalancıdır, kendisinde gerçek yoktur. Ama O’nun sözüne uyan kişinin Tanrı’ya olan sevgisi gerçekten yetkinleşmiştir. Tanrı’da olduğumuzu bununla anlarız ” deniyor. Bunlar güçlü sözler. Yine Yuhanna’dan öğrendiğimiz üzere, “Tanrı’nın buyruklarını yerine getiren Tanrı’da yaşar, Tanrı da o kişide yaşar. İçimizde yaşadığını bize verdiği Ruh sayesinde biliriz” (1. Yuhanna 3:24). Allah’ın emrettiğini yerine getirdiğimiz zaman ruhsal huzura sahip oluruz.

Yahuda 18–21 ayetlerini oku. Kutsal Ruh’la dolu olmak istiyorsak, neden her türlü kirlilikten uzak durmalıyız?

Biz dünyasal yönelimde olduğumuz zaman Kutsal Ruh’un ateşi hayatlarımızda yanmaya devam edemez. Kutsal Ruh hayatlarımızdaki tüm günahların ve dünyasallığın varlığına karşı oldukça hassas tepki verir. Bu nedenle biz kendimizi Allah’ın sevgisinde tutmalıyız ve dua aracılığıyla Allah’la bağlantılı olmalıyız ki, her türlü kirlilikten uzak duralım ve ruhun gücünü, sevgisini ve disiplinini gösterelim (2Ti. 1:6, 7). Ancak benlikle yakın ve çetin bir savaş verirsek olmamız gereken insanlar olabiliriz. Tabi ki bunu kendimiz yapamayız; savaş ya isteklerimizi Kutsal Ruh’un yönlendirmesine teslim etmemiz, ya da bedenin egemen olmasına izin vermemiz seçimlerimize göre sonuçlanır. Seçim bizimdir.

“Benliği bir kenara atarak Kutsal Ruhun çalışması için kalbinde yer açan ve bütünüyle Allaha adanmış bir hayat yaşayan kişi, diğer insanlara sayısız yararlar sağlar.”—Ellen G. White, Çağların Arzusu, s. 250, 251 [Sevgi Öğretmeni, s. 228]. Bu sözleri kendi ruhsal yaşamına nasıl uygulayabilirsin?

ÇARŞAMBA

2 Şubat

Benmerkezci Yaşama Karşı Mesih Merkezli Yaşam

Galatyalılar 5:16–26 ayetlerini oku ve Efesliler 5:1–9, 17–20 ayetleriyle karşılaştır. Ruh’la dolu bir yaşam ile benmerkezci yaşam arasındaki farkları sırala.

Ruh’la birlikte yaşamayan birisinin yaşamı, Ruh’la dolu olan bir kişinin yaşamından ve değerlerinden çok daha farklıdır.

Ruh’un Denetimi 
Altındaki Kişi

Benmerkezci Kişi

Allah’ı hoşnut eden, ruhsal şeyleri arzu eder.

Allah’ı rahatsız eden, günahlı şeyleri arzu eder.

Ruh tarafından kontrol edilir.

Günahlı arzular tarafından kontrol edilir.

Günahın bağlarından kurtarılır ve Mesih’te özgürlüğe çağrılır

Özgürlüğünü yanlış kullanır ve günahın kölesi olur

Allah’ın isteklerine itaat eder

Allah’ın isteklerine itaatsizdir

Benliğini kurban eder

Nefsine düşkündür

Ruh’un meyvesini gösterir

Günahın meyvesini gösterir

Bağışlanma gerekliliğini fark eder ve yaptıkları için İsa’yı över

Bağışlanma gerekliliğini fark etmez ve kendiyle böbürlenir

Allah’ın Ruhu’yla dolu bir kişinin hayatı, Allah’ın yasasına severek itaat etmesi ve diğerlerine karşı nazik bir şefkat ruhuyla nitelendirilir (bkz. 2Ko. 5:14). Aklımızda ve düşüncelerimizde yenilenmiş olarak, yeni bir kalbi kabul ederek ve hayata yeni bir bakış açısı ile bakarak değerlerimiz ve davranışlarımız değişecektir. Biz artık hayatımızı kendi gücümüzle değil, Kutsal Ruh’a itaat ederek yaşamak istiyoruz (Gal. 3:3). Biz kendi kendimizi değiştiremeyiz. Biz gerçekten kendimizi değiştirebilecek güce sahip değiliz, çünkü günah içimize çok derinlemesine işlemiştir. Yenileyici enerji Allah’tan gelmelidir. İçeriden gelen bir değişim ancak Kutsal Ruh’un değiştirici işi ile başarılı olabilir. O veya bu kötü alışkanlığı düzelten sadece dışsal bir değişim bizi Hristiyan yapmaz. Değişim Kutsal Ruh aracılığıyla yenilenmiş bir kalpten gelmelidir. Bu tüm yaşam boyu süren, inişli çıkışlı, fakat Allah’a teslim olursak O’nun içimizde yapmayı vaat ettiği bir iştir. “Sizde iyi bir işe başlamış olan Tanrı’nın bunu Mesih İsa’nın gününe dek bitireceğine güvenim var” (Filipililer 1:6).

Hayatının hangi alanlarında bencilliğin ve benmerkezciliğin galip geldiğini görüyorsun ve hangi alanlarının Kutsal Ruh’un işlerini yansıttığını görüyorsun? Yanıtın kendin hakkında ve yapman gereken seçimler hakkında sana ne diyor?

PERŞEMBE

3 Şubat

EK ÇALIŞMA: Her insanın kendi hayatını kontrol altına almaya çalışması çok doğal bir şeydir. Biz, normalde başarabileceğimiz her şey için kendi çabalarımıza bağlıyız. Birçok insan hayatlarını kontrol etmeye çalışarak geçirirken, diğerleri sağlıklı olmayan bir kontrolü kaybetme korkusuna sahiptir. Bu insan ikilemi cevabını sadece Allah’ta bulur. O, Yaratıcın’a ve Kurtarıcın’a tam kontrolü vermeni ister. O seni kimsenin sevemeyeceği kadar seviyor ve kimsenin bilemeyeceği kadar biliyor. Bu, Kutsal Ruh’un senin yaşamında çalışması için O’na bir kapı açıyor. İsteklerini Allah’ın Kutsal Ruh’unun yönlendirmesine teslim etmeyi seçerek, O’nun doğaüstü huzuruna ve diğerlerine bereket olmak için sonsuz fırsatlara sahip olacaksın. Fakat biz bu gücü yaşamlarımızda arzu etmeliyiz. Rab hiçbirimize Kendini zorla kabul ettirmez. Ahlaklı varlıklar olmamız için, özgür varlıklar olmalıyız. Mesih’te gerçekten özgür olabilmek içinse terk etme duygusuna (yani eski günahkâr ve düşkün yollarımızı terk etme isteğine) ve süreklilik duygusuna (yani Kutsal Ruh’un gücünde sürekli olmaya) ihtiyacımız var. Gerçekten özgür olmak için Kutsal Ruh’un kontrolüne gerçekten teslim olmalıyız. Fakat burada bir çelişki yok. Bizim özgürlüğümüz bizi her zaman köle eden ve her zaman ölüme yönlendiren günahın gücünden ve mahkûmiyetinden özgürlüğümüzde bulunur. Buna karşılık, Rabb’e teslim olarak ve Kutsal Ruh’un içimizde yaşamasına yol açarak sadece mahkûmiyetten kurtulmakla kalmaz (bkz. Rom. 8:1), fakat aynı zamanda “benliğe göre değil, Ruh’a göre” bir yaşam süreriz. Günahkâr ve düşmüş varlıklar olarak, bu bizim bilebileceğimiz tek gerçek özgürlüktür.

TARTIŞMA SORULARI:

Bazı insanlar özgürlüğün “yapmak istediğin şeyi istediğin zaman ve istediğin gibi yapabilmek” demek olduğunu düşünüyorlar. Hristiyan bakış açısına göre bu düşünce şeklindeki yanlış nedir? Gerçek özgürlük hakkındaki Kutsal Kitap fikri nedir? (Bkz. Mez. 119:45, Luka 4:18, Yuhanna 8:34–36, 2Ko. 3:17 ve Gal. 5:1).

Kutsal Ruh’un bizim aracılığımız ile güçlü bir şekilde çalışmasından önce benliği bir kenara atmak ve yaşamlarımızı tamamıyla Allah’a adamak neden önemlidir? Benliği bir kenara bırakır ve kalbini içindeki Kutsal Ruh’un işlerine açarsan, Allah başkalarına daha fazla bereket olabilmen için senin içinde ne yapabilir?

“Hristiyanın hayatı eski hayatının değiştirilmiş veya geliştirilmiş hali değil, mizacın tamamen dönüşümüdür. Günaha ve benliğe ölüm ile, tamamıyla yeni bir yaşam söz konusudur. Bu değişim ancak Kutsal Ruh’un etkili çalışmasıyla gerçekleştirilebilir”—Ellen G. White, Çağların Arzusu, s. 172 [Sevgi Öğretmeni, s. 154]. Bu sözlerin çıkarımlarını derste tartışın.

Ruh’la dolu bir yaşam ile benmerkezci bir yaşamın kanıtlarını karşılaştır (bkz. Perşembe günündeki tablo). Bizim için Ruh’la dolu bir yaşamın en büyük bereketinin ne olduğunu Sebt Okulu grubunuzun üyeleriyle tartışın.

*4–10 Şubat

Kutsal Ruh ve 
Kutsal Bir Yaşam Sürmek

SEBT GÜNÜ

KONUYLA İLGİLİ METİNLER: 1Pe. 1:14–16; Yşa. 6:3; İbr. 12:14; 1Ko. 6:11; 1Ti. 1:8; Mez. 15:1, 2.

HATIRLAMA METNİ: “Esenlik kaynağı olan Tanrı’nın kendisi sizi tümüyle kutsal kılsın. Ruhunuz, canınız ve bedeniniz Rabbimiz İsa Mesih’in gelişinde eksiksiz ve kusursuz olmak üzere korunsun.” (1 Selanikliler 5:23).

Allah’ın kutsallığına karşı hassas olmamak ve Allah’ın günaha ve kötülüğe karşı ortaya konmuş nefreti hakkında çok fazla düşünmemek kolaydır.

Fakat kutsallık Kutsal Kitap’ta çok önemli bir temadır. Kutsallık arayışı, İsa gibi sevgi dolu ve temiz olmak her Hristiyanın önceliği olmalı. Haklı olarak “ben senden daha kutsalım” tavrından ürkeriz. Fakat aynı zamanda temiz ve kutsanmış bir hayat yaşamanın ne demek olduğunu da kolayca unutabiliriz.

Allah’ın sevgisi ve kutsallığı ayrılmaz bir şekilde birbirine bağlıdır. Allah’ın kutsallığı olmasaydı, sevgisi duygusallık tehlikesi altında olurdu; O’nun sevgisi olmasaydı, kutsallığı acımasız ve yaklaşılmaz olurdu. Her iki nitelik, O’nun sevgisi de kutsallığı da, Allah’ın doğasının temelidirler.

Kutsal Ruh anlaşılması zor bir şekilde bizim kutsallığın peşinde olmamız ile bağlantılıdır. Ne de olsa O’nun adı Kutsal Ruh ve O “Kutsallık Ruhu” olarak adlandırılır (Rom. 1:4). O’nun adı bize Allah’ın kutsal olduğunu ve O’nun büyük arzusu olan günahkârları Kendi kutsallığının suretine dönüştürme arzusunu hatırlatır. Bu hafta kutsal olmanın ve kutsal bir yaşam sürmenin ne demek olduğuna daha yakından bakacağız.

*11 Şubat Sebt Günü’ne hazırlık için bu haftanın konusunu çalışın.

6. DERS

5 Şubat

Allah’ın Kutsallığı

1. Petrus 1:14–16 ayetlerini oku. Kutsallık için nihai istek neden sadece Allah’ın Kendisinin gerçekliğidir? Seni kutsal bir yaşam sürmeye sevk eden nedir? Allah’ın kutsal olması ne demek?

Allah’ın kutsallığını ihmal ederek O’nun sevgisine vurgu yapmak yaygındır. Allah sevgi olsa da, kutsallık fikri Allah’ın ismiyle Kutsal Kitap’taki diğer tüm niteliklerinden çok daha sık ilişkilendirilmiştir (Mez. 89:18, Yşa. 40:25, Yer. 51:5, Hez. 39:7, Va. 4:8). Kutsallık O’nun doğasının saflığını ve ahlakî mükemmelliğini tanımlar. Allah’ın kutsallığı demek, O’nun mükemmel olarak iyi ve günahtan tamamıyla özgür olması demektir. Allah’ın kutsallığı, O’nun tüm diğer niteliklerinin mükemmelliği demektir.

Allah sonsuz bir güce sahip, mükemmel ve tam bir bilgiye sahip ve her yerde olup, mükemmel bir kutsallığa sahip olmasaydı, haklı olarak korktuğumuz bir güç olurdu. Aksine, O sevmemiz gereken bir Tanrı’dır.

O’nun gücü kutsal bir güçtür. O’nun merhameti kutsal bir merhamettir. O’nun bilgeliği kutsal bilgelik ve sevgisi kutsal sevgidir. Bu anlamda kutsallık tüm ilahî sözlerin en derinidir, zira Allah’ın doğasıyla ilgilidir. Allah’ın kutsal varlığının saflığını inkâr etmek belki de O’nun varlığını inkâr etmekten daha kötüdür. İkincisi O’nu var olmamış yapar, birincisi ise O’nu sevgisiz, hatta nefret edilen bir tanrı yapar.

Allah’ın kutsallığı demek O’nun günahtan ayrı olması demek ve içinde Kendisini gösterdiği iyiliğe tamamıyla adanmış olması demektir. Başka bir deyişle, kutsallık ahlakî bir nitelik kadar ilişkisel bir niteliği de simgeler. Günahtan ayrılmayı ve Allah’ın yüceliğine tamamen adanmayı kapsar.

Yeşaya 6:3 ve Vahiy 4:8 ayetlerinde Allah “Kutsal, kutsal, kutsal” olarak tanımlanır. Kutsal Kitap yazarları önemli olan bir şeye vurgu yapmak istediklerinde söylenen şeye dikkatimizi çekmek için o sözü tekrarlarlar. İsa sözleri tekrar ederek önemli ifadelere dikkatimizi çeker: “doğrusu, doğrusu”(Yuhanna 5:24, 6:47, vb.), veya “Yeruşalim, Yeruşalim” (Matta 23:37), ya da “Marta, Marta” gibi isme seslenerek (Luka 10:41). Allah’ın niteliklerinin içinde sadece O’nun kutsallığı bir kerede üç kez tekrar edilir. Bu bir şeyin öneminin çok yüksek olduğunu gösterir. Allah’ın doğası gerçekten de kutsaldır. O pak ve iyidir.

Bizim sonsuz güçlü Allah’ımız ve Yaratıcımız kutsal ve sevgi dolu olmasaydı, haklı olarak ne kadar korkmuş olurdun? Allah’ın olduğu gibi olması konusunda neden çok minnettar olmamız gerektiği hakkında, cevabın sana ne diyor?

PAZAR

6 Şubat

Kutsallığın Doğası

“İsa’ya yaklaştıkça kendi gözünüzde daha kusurlu görüneceksiniz; zira görüşünüz daha keskin olacaktır ve sizin kusurlarınız O’nun kusursuz doğasına kıyasla geniş ve kesin bir tezat sergileyecektir. Bu, Şeytan’ın aldatmalarının gücünü kaybettiğinin kanıtıdır; Kutsal Ruh’un canlandırıcı etkisinin sizi uyandırdığının belirtisidir.”—Ellen G. White, Mesih’e Doğru Adımlar, s. 64, 65 [Yol, Gerçek ve Yaşam, s. 55].

Efesliler 1:4, 5:25–27 ve İbraniler 12:14 ayetlerini oku. Allah’ın tüm halkı ve kilise için amacı nedir?

Kutsallık Allah’ın hem emri, hem de armağanıdır. Bu yüzden onun için dua etmeli ve her gün onu ortaya koymaya çalışmalıyız. Kutsallık, her gün Mesih’le birlikte Ruh’ta yürürken hayatlarımızda gözüken Ruh’un meyvesidir (Gal. 5:16, 22, 25). Kutsallık, Mesih benzerliğinde olmak demektir. İsa’ya ait olmak ve O’nun çocuğu olarak sevgi dolu itaat ve adanmışlıkla yaşamak, gitgide daha fazla O’nun benzerliğine dönüştürülmek demektir. Kutsallık kavramının temel anlamı ayrılmış olma durumuna, Allah için özel bir hizmet nedeniyle ayrılmış olmaya işaret eder. Öte yandan kutsallık ayrıca gerçek bir ahlakî ve ruhsal niteliğe, yani Allah’ın önünde pak ve doğru olmaya işaret eder. Her iki yön bir arada tutulmalıdır.

Yeni Ahit’te imanlılar onları özel bir amaç için ayıran İsa’yla eşsiz ilişkilerinden dolayı kutsal olarak adlandırılırlar. Kutsal olmak onları etik olarak mükemmel ve günahsız yapmaz, fakat onları değiştirir ve böylece kutsal ve pak bir hayat tarzı yaşamaya başlayabilirler (Pavlus’un mükemmel ve günahsız olmamalarına rağmen Korintlilere kutsallar veya azizler dediği 1. Korintliler 1:2 ayetiyle karşılaştırın). İmanlılar, onsuz kimsenin Rabb’i göremeyeceği kutsallığın ardından gitmeye teşvik edilmişlerdir (İbr. 12:14). Her imanlının Allah tarafından kabul edilmesi başlangıçtan itibaren mükemmeldir, fakat kutsallıkta büyümemiz hayat boyu süren bir süreçtir ve her zaman büyümelidir ki bizi kurtaran Mesih’in kusursuz suretine gitgide daha fazla dönüşebilelim.

Kutsal olmak ile hâlâ kutsallığın ardından gitmek arasında bir gerilim vardır. Hâlihazırda Allah’a ait olduğumuzu ve İsa’nın bizim yerimize kurban olması nedeniyle O’nun tarafından kabul edildiğimizi bilmek kutsallığı aramamızı nasıl etkiler?

PAZARTESİ

7 Şubat

Kutsanmanın Aracısı

1. Korintliler 6:11, Titus 3:5 ve İbraniler 13:12 ayetleri kutsanma hakkında bize ne diyor?

Kutsanmamız iman aracılığıyla (İbr. 11:6) Kutsal Ruh’un gücüyle (2Se. 2:13, 1Pe. 1:2) tamamlanır. Elçi Pavlus şöyle bildiriyor: “Bazılarınız böyleydiniz; ama yıkandınız, kutsal kılındınız, Rab İsa Mesih adıyla ve Tanrımız’ın Ruhu aracılığıyla aklandınız” (1Ko. 6:11). İsa içimizdeki Ruh’un ürün vermesini sağlayan kutsallıkta hayat boyu büyümemizi gerçekleştiriyor. O’nun benzerliğine dönüştürülmemiz “Ruh olan Rab sayesinde oluyor” (2Ko. 3:18).

Galatyalılar 5:16, 17 ayetlerini oku. Bu ayetlerde Pavlus bize ne diyor?

Her imanlının içinde devam eden bir savaş vardır. Hepimizin karşılaştığı bu gerilim, günahın içimizde yaşadığı gerçeğinden kaynaklanır (Rom. 7:20). Elçi Pavlus hayatının sonlarına yakın şunları söylerken bu savaşı biliyordu: “Kardeşler, kendimi bunu kazanmış saymıyorum. Ancak şunu yapıyorum: Geride kalan her şeyi unutup ileride olanlara uzanarak, Tanrı’nın Mesih İsa aracılığıyla yaptığı göksel çağrıda öngörülen ödülü kazanmak için hedefe doğru koşuyorum (Flp. 3:13, 14).

İbraniler 12:1, 2 ayetlerini oku. Günaha karşı yürütmemiz gereken iman savaşı nedir?

Savaşmak üzere çağrıldığımız muharebe, “gözümüzü imanımızın öncüsü ve tamamlayıcısı İsa’ya” dikmektir (İbr. 12:2). Sıklıkla kendi inançlarımızda benmerkezciyizdir. Bize günaha karşı zaferi verebilecek tek kişi olan Allah’ın yerine, aşırı derecede zaferlerimize ve yenilgilerimize odaklanırız. Kutsal Ruh İsa’ya bakmamıza yardım ettiği zaman günaha arzu duymayız ve bize kolayca engel olan her şey bir kenara atılır (İbr. 12:1). Fakat günahlarımıza ve eksik yönlerimize odaklandığımızda İsa’ya değil kendimiz bakarız. Bu bizi kolayca yenilgiye götürür, çünkü kendi noksanlıklarımızı gördükçe cesaretimizi kolaylıkla yitirebiliriz. Fakat İsa’ya bakarak cesaretlendiriliriz ve zaferle yaşayabiliriz.

Bir kimse sana “Kutsal Kitap’ta bana vaat edilen günaha karşı zaferi nasıl kazanabilirim?” diye sorsaydı cevabın ne olurdu ve neden? Cevabını Sebt günü derste söyle.

SALI

8 Şubat

Kutsallığın Kuralı Allah’ın Yasasıdır.

Allah’ın bizi Kendi yasasını tutmaya çağırdığını biliyoruz. Bu durumda, “bizi kurtaramıyorsa O’nun yasasını neden tutmalıyız” sorusu ortaya çıkıyor. Bunun cevabı kutsallık fikri içinde bulunur.

Romalılar 7:12 ve 1Ti. 1:8 ayetlerini oku. Pavlus yasayı tanımlamak için hangi nitelikleri kullanıyor? Yasa Allah’ın karakterini nasıl yansıtır?

Yasa kutsal, doğru ve iyidir. Bu üç vasıf yalnızca Allah’ın Kendisi’ni uygun bir şekilde tanımlar. Bu yüzden yasa Allah’ın karakterinin bir ifadesidir.

Ruhla dolu bir hayat yaşamak demek, Allah’ın yasasına göre yaşıyoruz demektir. Yasa O’nun kutsallığının değişmez kuralıdır. Yasanın getirdiği standart, Allah’ın Kendisi değişmez olduğu gibi, değiştirilemez. İsa yasanın yürürlükten kalkmayacağını, aksine her bölümünün tamamlanması gerektiğini onayladı (Matta 5:17–19). Yasayı tutmak yasacılık değildir; sadakattir. Yasa bizi kurtarmaz. Bunu asla yapamaz. Yasa asla bizim kurtuluşa giden yolumuz değildir. Aksine, kurtulmuş olanların yoludur. Tabiri caizse yasa, içinde sevgimizin yürüdüğü ve kendini ifade ettiği ayakkabıdır. Bu nedenle İsa, dikkate değer bir biçimde “kötülüklerin çoğalmasından ötürü birçoklarının sevgisi soğuyacak” dedi (Matta 24:12). Yasaya değer verilmediğinde sevgi azalır.

Romalılar 13:10 ve Matta 22:37–40 ayetlerini oku. Sevmek neden yasayı yerine getirmektir?

Kutsallık için kural ve kaide Allah’ın yasasıyken, O’nun kutsallığının kalbi sevgidir. Sevgi Allah’ın kurtarıcı işlerine cevaptır ve sadakatte ortaya konur. Dürüst ve sevgi dolu bir yasa tutucusu olmadan İsa’nın iyi bir öğrencisi olamazsınız. Sevgi olmadan yasanın maddelerini yerine getirmek mümkün olsa da, yasayı tutmadan gerçek sevgiyi sergilemek mümkün değildir. Gerçek sevgi imanlı olmayı gerektirir. Sevgi yasayı yürürlükten kaldırmaz. Onu yerine getirir.

Yasa neden Allah’ın bize karşı sevgisinin bir ifadesidir? Sevgi ve itaat birbiriyle nasıl ilişkilidir?

ÇARŞAMBA

9 Şubat

Kutsallığı Aramak

Mezmur 15:1, 2; Efesliler 4:22–24; ve 2. Timoteos 2:21 ayetlerini oku. Kutsallık hakkında bize ne diyorlar?

Kutsallık Allah ile paydaşlığın mutluluğundan zevk almak için ön şarttır. Bizim Allah’a yararlı oluşumuzun önkoşuludur. “Bir eylem ek, bir alışkanlık biç; bir alışkanlık ek, bir karakter biç” sözünün doğruluğunu biliyoruz. Buna “Karakter kaderdir” sözünü de ekleyebiliriz.

Göğe götürebileceğimiz tek şey karakterlerimiz olacaktır.

Fakat yeni alışkanlıklar ve karakter geliştirmek, kendi çabamızla yapabileceğimiz kendi kendini kutsama işi değildir. Alışkanlık oluşturmak Ruh’un bizi kutsallık içinde yönlendirdiği olağan yoldur. Alışkanlıklar Hristiyan yaşantımızda çok önemlidir, bilhassa da Kutsal Kitap’ta belirtilen sabır, sevgi, sadakat, nezaket, iyilik ve özdenetim gibi değerlerle bağlantılı büyüyen alışkanlıklar.

Kutsal Ruh kalplerimizi doldurduğunda, şüphesiz Allah için etkin bir şekilde çalışacağız. Fakat bizi kutsayanın ve içimizde başladığı iyi işi bitirecek olanın Allah olduğunu sıklıkla unutuyoruz (Flp. 1:6). Bazen Allah için yaptığımız şeyler ile o kadar çok meşgul oluyoruz ki, duada O’nunla iyi zaman geçirmeyi unutuyoruz. Dua edemeyecek kadar meşgul olduğumuzda, aslında Hristiyan olamayacak kadar meşgul olmuş oluyoruz.

Belki de bilgimiz ve başarımız bizi o kadar bağımsız ve kendine güvenen kişiler haline getiriyor ki, becerilerimizi ve ince planlarımızı kanıksayarak, Mesih’ten ayrı ve Kutsal Ruh olmadan hiçbir şey başaramayacağımız unutuyoruz.

Eylemcilik kutsallık değildir. Rab için büyük işler yapmış, fakat gerçekte O’nu takip etmemiş insanlar olacak. “O gün birçokları bana diyecek ki, ‘Ya Rab, ya Rab! Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi? Senin adınla cinler kovmadık mı? Senin adınla birçok mucize yapmadık mı?’” (bkz. Mat. 7:22, 23). Allah tarafından çağrılmış olmakla, Allah için bir şey yapmaya sevk edilmiş olmak arasında büyük fark vardır. Allah’ın çağrısını duymak için en başta sükûnetle zaman ayırmamışsak, her ne yapıyorsak kendi kendine yapıyor olma tehlikesi içindeyizdir. Fakat işimiz ilahî bir çağrıdan kaynaklanmıyorsa, işimizle alakalı bir güç, huzur ve kalıcı bir bereket olmayacaktır. Kişisel kutsallığımızda en büyük ihtiyacımız Kutsal Ruh’un bizi yönlendirdiği üzere Allah’ın sesini duyduğumuzda ve O’nun Sözü’nden yeni güç aldığımızda O’nunla kaliteli zaman geçirmektir. Bu bizim işimize muazzam bir güvenilirlik ve ikna edici bir güç verecektir.

PERŞEMBE

10 Şubat

EK ÇALIŞMA: Ellen G. White, Christ’s Object Lessons [Mesih’in Örnek Dersleri] kitabında 95–102. sayfalardaki “Mayaya Benzer” bölümünü oku.

Allah anlaşılamayacak derecede kutsal ve bizim doğamız günahlı ve bozulmuş iken, O’nun kutsallığını anlamaya bile nasıl başlayabiliriz ki? O’nun kutsallığı O’nu tekil ve biz insanların tecrübe ettiği günah ve ölüm dünyasından ayrı olarak tanımlar. Fakat en harika şey şudur: Allah bize Kendi kutsallığına ortak olma fırsatını sunar. Bu O’nunla antlaşma ilişkisinin bir parçasıdır. “İsrail topluluğuna de ki, Kutsal olun, çünkü ben Tanrınız RAB kutsalım” (Lev. 19:2). Ya da İbraniler kitapçığının dediği gibi: “‘İsrail halkıyla ve Yahuda halkıyla yeni bir antlaşma yapacağım günler geliyor’ diyor Rab... ‘O günlerden sonra İsrail halkıyla yapacağım antlaşma şudur’ diyor Rab, ‘yasalarımı zihinlerine işleyeceğim, yüreklerine yazacağım. Ben onların Tanrısı olacağım, onlar da benim halkım olacak’” (İbr. 8:8, 10). Bu ayetlerde kutsallık, antlaşma ve yasa arasındaki bağlantıyı görebiliriz. Allah’ın yasasına itaat etmeden kutsal olamayız ve biz O’nun yasasına sadece O’nun Kendisi, yani Kutsal Ruh O’nun yasasını kalplerimize ve aklımıza yazdığı için itaat ederiz. O’nun yasasına sevgiyle itaat ederek kutsallığına ortak olmak (İbr. 12:10) bizim için ne kutsal bir ayrıcalık.

TARTIŞMA SORULARI:

Salı gününün çalışmasının sonunda yer alan, ‘birisi sana yaşamlarımızdaki günah üzerine vaat edilen zaferi nasıl kazanabilirim diye sorarsa ne cevap verirsin’ sorusunun cevapları üzerinden tekrar geç. Onlara ne söylerdin?

Allah’ın yasasının kalplerimizde ve zihinlerimizde yazılı olması ne demektir? Bu, yasanın sadece taş levhalar üzerine yazılı olmasından neden farklıdır?

Allah’ın kutsallığı hakkında düşündüğünde aklına neler geliyor? Sınıfta bulunanların hepsine tek tek Allah’ın kutsallığı hakkında ne düşündüklerini sor. İsa Allah’ın kutsallığı hakkında bize ne gösteriyor?

Kutsallığımızın temeli nedir? Kutsallığa nasıl erişilebilir?

5. Daha önce, Çarşamba gününün çalışmasında şu ifade edildi: “Yasa bizi kurtarmaz. Bunu asla yapamaz. Yasa asla bizim kurtuluşa giden yolumuz değildir. Aksine, kurtulmuş olanların yoludur.” Bu düşünce, içlerinde Kutsal Ruh’un çalıştığı Hristiyanların kutsanmasında yasanın rolünün ne olması gerektiğini anlamamıza nasıl yardımcı olur?

CUMA

*11–17 Şubat

Kutsal Ruh ve
Ruh’un Meyvesi

SEBT GÜNÜ

KONUYLA İLGİLİ METİNLER: Yu. 15:1–11, Gal. 5:22, 1Ko. 13, Rom. 14:17, Ef. 5:9, Matta 5:5.

HATIRLAMA METNİ: “Ruh’un ürünüyse sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, bağlılık, yumuşak huyluluk ve özdenetimdir. Bu tür nitelikleri yasaklayan yasa yoktur” (Galatyalılar 5:22, 23).

Ruh’un meyvesi Hristiyan hayatının gerçek özüdür. Elçi Pavlus bu meyvenin dokuz değişik yönünü sıralasa da, bu yine de bir tek meyvedir ve kendi bütünlüğü içinde görülmelidir. Ruh’un meyvesi bize bir kişinin ruhsal armağanlar ve beceriler sayesinde Allah için ne yapabileceğini söylemez. Bunun yerine kişinin Allah için nasıl yaşadığını gösterir. Kişinin kim olduğunu söyler. Galatyalılar 5:22, 23 ayetlerinde sayılan tüm erdemler İsa Mesih’te mevcuttur. Bu nedenle Ruh’un meyvesi, Kutsal Ruh’un gücü aracılığıyla mümkün kılınan içimizdeki İsa Mesih’in yaşamıdır.

Ruh’un meyvesi bizim sadece insan çabası ile elde edilebileceğimiz bir şey değildir. İrade gücümüzü kullanarak bu erdemlerin bazılarını oluşturmak ve göstermek mümkündür. Fakat bu Kutsal Ruh’un içimizde yaptığıyla aynı şey değildir. Bizim kendi oluşturduğumuz, gerçeği ile karşılaştırıldığında balmumundan yapılmış meyve gibidir. Balmumundan meyveler sunidir. Uzaktan aynı güzellikte görünürler, fakat tadı karşılaştırılamaz bir şekilde gerçeğinden kötüdür. Gerçek meyve mamul değildir. Bir ilişkiden büyür. Kutsal Ruh bizi İsa’yla bağladığında O’nun Yazılı Sözü aracılığıyla O’nun karakter özellikleri hayatlarımızda sergilenmeye başlar.

*18 Şubat Sebt Günü’ne hazırlık için bu haftanın konusunu çalışın.

7. DERS

12 Şubat

Meyve Vermenin Şartı

Yuhanna 15:1–11 ayetlerini oku. Meyve neden ancak İsa, yani asma ile canlı bir ilişki dolayısıyla verilebilir? İsa’da kalmak neden bu kadar önemli? O’nda nasıl kalırız?

Hristiyanın gerçek bir şekilde meyve vermesinin ilk sırrı, Mesih’te kalmaktır. Mesih’ten ayrı olarak gerçek ruhsal meyveler veremeyiz. Ruh’un meyvesi bize dışarıdan dayatılmaz, içimizdeki Mesih’in yaşamının bir sonucudur. Yuhanna 15:1–11 ayetlerinde, İsa bize meyve vermenin Mesih’in, yani asmanın yaşamının imanlıların dallarından akmasının bir sonucu olduğunu söylüyor. Meyvenin büyümesi Mesih İsa aracılığıyla Allah’ın işidir.

İmanlının sorumluluğu Mesih’te kalmaktır. Mesih bizim düşüncelerimizde yaşadığında, işlerimizde de görünür hale gelecektir. İsa Kendi yaşamını içimizde sürdürür. Mesih’in yaşadığı hayat, O’nun karakterini yansıtmamız bakımından, içimizde oluşturulacaktır.

Ruh’un meyvesi, Kutsal Ruh aracılığıyla Mesih’in takipçileri içinde üretilen İsa’nın karakteridir. Mesih içimizde yaşadığı zaman “Ruh’la yürürüz ve bedenin arzusunu asla yerine getirmeyiz” (Gal. 5:16, CANDEMİR).

İsa’nın sözleriyle: “Her iyi ağaç iyi meyve verir, kötü ağaç ise kötü meyve verir. İyi ağaç kötü meyve, kötü ağaç da iyi meyve veremez” (Matta 7:17, 18). İyi meyve, Kutsal Ruh aracılığıyla İsa’yla ilişkide kalmamızın doğal ürünüdür. Ruh’un kalbimizdeki içsel telkinleriyle işbirliği yaptığımızda, Ruh’un meyvesi yaşamlarımızda belirgin hale gelir. Karakterlerimiz, söylediklerimizde ve yaptıklarımızda, hatta düşündüklerimizde bile İsa Mesih’in karakterini yansıtmak üzere dönüştürülür. Kutsal Ruh zaferli bir şekilde yaşamamız için bize güç verecek ve Allah’ın çocuklarının karakter özellikleri olan erdemleri geliştirecektir.

Elçi Pavlus 2. Timoteos 3:5 ayetinde “Tanrı yolundaymış gibi görünüp bu yolun gücünü inkâr edenler”i tanımlıyor. Dindar bir yaşam ile Kutsal Ruh’la dolu bir yaşam arasındaki fark nedir? Kendimizin ne tür bir yaşam sürdüğümüzü nasıl bilebiliriz?

PAZAR

13 Şubat

Sevgi Meyvesi

Galatyalılar 5:22 ayetini ve 1. Korintliler 13. bölümü oku. Sevgi neden Ruh’un meyvesinin ilk ve en önemli yönüdür? Sevgi bu meyvenin takip eden tüm diğer yönlerini nasıl etkiler?

Sevgi Ruh’un meyvesinin çeşitli karakter özelliklerini uygun bir şekilde yönlendirir ve taçlandırır. Bir anlamda sıralanan tüm diğer özellikler sevginin yönleri olarak görülebilir. Allah sevgi olduğundan (1Yu. 4:8), en büyük Hristiyan erdemi sevgidir (1Ko. 13:13). Allah’ın sevgisi tüm diğer iyiliklerin temeli ve kaynağıdır. Allah’ın sevgisi Kutsal Ruh aracılığıyla yüreklerimize dökülür (Rom. 5:5). Sevgi, Allah’ın çocukları olduğumuzun kanıtıdır.

Bu sevgi, salt insanî ilgiden çok daha fazlasıdır. İnsan çabasıyla taklit edilemez. Mesih’te kalmanın sonucu olarak ortaya çıkar. Cömert ve hak edilmeyen bir sevgidir. Tek başına dönüştürme gücüne sahiptir. İlahî sevgi, hassas fakat güçlü doğasıyla günahkârları tövbeye yöneltir ve daha iyi bir şeyi isteme arzusu uyandırır. Sevgi birleştirme gücüne sahiptir, daha önce birbirine düşman olanları bile birleştirir (Luka 6:27, 28; Rom. 5:8). Böylece birbirimize karşı olan sevgimiz sayesinde dünya Hristiyanların gerçekten de İsa Mesih’in takipçileri olduğunu bilecektir. Bu sevgi meyvesi Hristiyanları başkalarına karşı anlayış ve hassaslık göstermeye de yöneltecektir.

1. Korintliler 13. bölümde yer alan sevginin örnek tarifinin tam da 12. ve 14. bölümler arasında yer alması ilginçtir. Bu iki bölüm Ruh’un armağanlarıyla ilgilidir. Ancak 13. bölüm, Ruh’un meyvesi olan sevgiyle ilgilidir. Üstün armağanlar bile sevgisiz hiçbir şeydir. Ruh’un meyvesi olmaksızın Ruh’un armağanları güçsüzdür ve Allah’ın amaçladığı bereketleri üretmezler. Ancak sevgi, Ruh’un meyvesinin diğer tüm erdemlerini bir bütün halinde birbirine bağlayan tutkaldır.

Hayatının hangi kısmı sevgi özelliğinden yoksun? Kutsal Ruh’tan günlük yaşamda muhatap olduğun insanlara karşı seni sevgiyle doldurmasını iste. Allah bizi diğer insanlar aracılığıyla da sevdiğini hatırla. Başkalarına karşı nasıl sevgi gösterebilirdin? Sevgi Ruh’un meyvelerinde bahsedilen diğer değerleri nasıl etkiler?

PAZARTESİ

14 Şubat

Sevinç, Esenlik ve Sabır

Romalılar 14:17 ayetinde şunları okuyoruz: “Çünkü Tanrı’nın Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruh’ta sevinçtir.” Yani sevinç, Allah’ın bereketlerine ve O’nun büyük merhametiyle affına karşı sevginin cevabıdır.

Şu anda insan sevinci genellikle dünyasal şeyler üzerine odaklıdır ve etrafımızı çevreleyen şartlardan etkilenir. Fakat Ruh’un meyvesinde kökleşmiş sevinç Allah’a ve O’nun bizim için yaptıklarına odaklanır. Etrafımızı saran şartlarla şekillenmez. Allah’ın halkı olarak biz sevinçli olmalıyız. Arkadaşça bir gülümseme birçok şey ifade etse de, bu her zaman gülümsememiz gerektiği anlamına gelmez. Fakat bizim Tanrı’ya olan güvenimiz, O’nun bizim için ve bizim içimizde yaptıkları üzerine anlatılmaz bir sevinçle sevinmemiz için bize birçok sebep verecektir. Ruhsal sevinç etkin imanın sonucudur.

Romalılar 14:17 ile birlikte Yuhanna 14:27 ayetini oku. Esenlik Kutsal Ruh’un işiyle nasıl bağlantılıdır?

Esenlik sevinçten daha uzun sürer. Esenlik, Rabbimiz İsa Mesih’e iman ederek aklanmanın sonucu olarak gelir (Rom. 5:1). Allah’la barıştığımızda, Kutsal Ruh bizi diğer insanlarla barış içinde ve onlara karşı sabırlı olmaya yöneltir. Kutsal Ruh aracılığıyla esenlik Tanrısı bizimle olacağından (Flp. 4:9), başkalarına karşı kavgacı ve intikamcı olmayız. Aksine, mümkün olduğunca herkesle barış içinde yaşamaya çalışırız (Rom. 12:18).

2. Petrus 3:9 ayetini oku. Sabır Allah’ın karakterini nasıl yansıtır?

Sabır insanların genel bir karakter özelliği değildir. İşler yolunda gitmediği zamanlarda bile diğer insanlara veya olaylara katlanmak demektir. Fakat yine de, denenmelerde bile yalnız değiliz. Allah Kutsal Ruh aracılığı ile bizi ayakta tutar ve zamanın sonunda imanlıların bir karakter işareti olan sabrı inşa eder (Va. 14:12). Sadece önemli bir amacı hedefleyenler sabırlı olabilirler.

Sevinç, esenlik ve sabır. Bu meyvenin ne kadarını hayatında tecrübe ediyorsun? Bu alanlardan hangilerinde, içinde daha çok çalışılması gerek?

SALI

15 Şubat

Şefkat, İyilik ve Bağlılık

1. Korintliler 13:4 ayetini oku. Gerçek şefkat neden diğer insanlara karşı böyle olumlu bir cazibeye sahiptir? Allah’ın insanlarla ilişkilerinde, O’nun şefkatini nerede görüyorsun?

“Şefkat” kelimesi Allah’ın halkıyla ilgilenmesi tanımlanırken sık sık kullanılır. Şefkat aynı zamanda diğer insanlar sürçtüğünde onlarla ilgilenmemizi de tanımlar. Allah bizim hatalarımızla ilgilenirken epey sert olabilirdi. Ancak O bize sevgi dolu bir babanın öğrenen bir çocuğa davrandığı gibi davranıyor (Hoşea 11:14). Herhalde başka hiçbir şey Hristiyan tanıklığımıza ve hizmetimize şefkatsizlikten daha sık itibarsızlaştırmaz. Nazik olmak paraya mal olmaz, fakat diğer insanların kalplerinin kapılarını açabilir. Azarlamakta ne kadar sert olmamız gerekirse gereksin, başkalarının hataları ve meseleleri ne olursa olsun, onlarla ilgilenirken kaba olmamız gerekmez. Paylarken nazik olmak belki de asil bir karakterin en büyük göstergesidir.

Efesliler 5:9 ayetini oku. Bu ayette iyiliğe başka neler eşlik ediyor?

İyilik, sevginin eyleme geçmiş halidir. Ruh’un meyvesi olarak büyüyen iyilik, ayrıca iyi işleri ve iyi davranışları da içerir. Gündelik sevgi işlerinde başkalarına karşı gösterilen iyiliktir. Kutsal Ruh içimizde yaşadığında, ilişkide bulunduğumuz kişilere karşı iyiliğin olumlu bir dışavurumu ortaya çıkacaktır.

Galatyalılar 5:22 ayetini oku. Allah’la birlikte Hristiyan yaşantımızda güvenilir ve sadık olmak neden önemlidir?

Burada söz konusu olan, Kutsal Ruh’un getirdiği karakterde ve ahlâkta sadakattir. Sadakat demek dürüstlük veya güvenilir olmak demektir. Sadık olanlar verdikleri sözleri yerine getirirler. Sadakat aynı zamanda “sadık tanık” (Va. 1:5) olarak adlandırılan İsa Mesih ile verdiği sözleri tutan ve yaptıklarına sadık olan Baba Tanrı’nın da karakter özelliğidir (1Ko. 1:9, 10:13, 1Se. 5:24, 2Se. 3:3). Sadık olduğumuzda, hayatlarımızda Allah’ın suretini yansıtırız. “Allah katında değeri olan, elde ettiğimiz harika sonuçlar değil, eylemlerimizi yönlendiren güdülerdir. O iyiliği ve sadakati başarılan işin büyüklüğünden daha çok ödüllendirir.”—Ellen G. White, Testimonies for the Church [Kilise için Tanıklıklar], 2. cilt, s. 510, 511.

ÇARŞAMBA

16 Şubat

Yumuşak Huyluluk ve Özdenetim

Galatyalılar 5:23 ve Matta 5:5 ayetlerini oku. Mesih’e yaraşır önderlik için yumuşak huyluluk veya alçakgönüllülük neden çok önemlidir?

Yumuşak huyluluk veya alçakgönüllülük zayıflık anlamına gelmez. Korkaklık veya liderlik vasfının olmaması demek değildir. Aksine, Musa dünyadaki en alçakgönüllü insan olmasına rağmen (Say. 12:3) Allah’ın halkının güçlü bir önderiydi. Uysal insanlar yaygaracı, kavgacı veya bencilce sinirlenen insanlar değillerdir. Bunun yerine nazik bir ruh ile hizmet ederler. Uysallık, tabi ki birisinin kendi çabasıyla değil, içimizde çalışan Allah’ın gücüyle oluşan içsel bir imanın ve güvenin dıştan ifadesidir. Genelde gürültücü, yaygaracı ve iddialı olanlar güvensizliklerini ve korkularını örtmektedirler.

Galatyalılar 5:23 ve Süleyman’ın Özdeyişleri 16:32 ayetlerini oku. Özdenetim yapmadığımız zaman hangi kötü durumlarla karşılaşırız? Hayatlarımızda özdenetim sahibi ve ölçülü isek hangi bereketleri kazanırız?

Kutsal Ruh’un meyvelerinin son yönü itidal veya özdenetimdir. Burada hepimiz çok dikkatli olmalıyız, zira kim kendine hâkim olma hususunda, bir alanda veya diğer bir alanda mücadele etmez ki? Kişi bir şehri, bir topluluğu veya bir kiliseyi yönetmeden önce, kendi ruhunu kontrol edebilmelidir. Gerçek itidal sadece yiyecek ve içecek konusunda kontrol değil, hayatın her alanını kontrol demektir.

Yukarıda bahsedilen tüm yönler Kutsal Ruh’un meyvesinin bir parçasıdır. Kutsal Kitap Allah’ın hayatlarımızdaki işini tanımlarken, kutsallığın etik yönleri karizmatik armağanlara göre önceliklidir. İmanlının hayatında geçekten önemli olan, tüm yönleriyle Mesih benzerliğinde olmaktır. Ruh’un meyvesi her yerdeki imanlıların ortak ayırt edici işareti olduğundan, O’nun kilisesinde görünebilir bir birlik meydana getirir.

Hayatının daha fazla özdenetim uygulaman gerektiren alanları hakkında düşün. Belki de bir alanda diğerine göre daha kontrollüsündür. Allah’ın gücü aracılığıyla tüm alanlarda kontrol sahibi olmak neden önemlidir? Cevabını Sebt günü derste söyle.

PERŞEMBE

EK ÇALIŞMA: “Modern dilde Galatyalılar 5:22, 23 ayetleri şöyle okunabilir: “Ruh’un Meyvesi sevecenlik, cana yakın tavırlar, neşe saçan bir ruh ve neşeli bir mizaç, huzurlu bir zihin ve sakin bir tavır, kışkırtıcı durumlarda ve zor insanlara karşı dayanıklı bir sabır, halden anlayan bir kavrayış ve anlayışlı yardımseverlik, cömert muhakeme ve büyük bir hayırseverlik duygusu, her türlü durumda bağlılık ve güvenilirlik, başkalarının sevincinde benliği unutan bir alçakgönüllülük, kusursuzlaşmada son işaret olan, her şeyde kendine hâkim ve özdenetimli olmaktır. Böyle bir karakter Ruh’un meyvesidir. Her şey Meyve sözcüğünde saklıdır. Çabayla değil fakat bağlı kalarak; endişelenerek değil fakat güvenerek; işlerle değil fakat imanla.’”—S. Chadwick, alıntı yapılan eser: Arthur Walkington Pink, The Holy Spirit [Kutsal Ruh] (Bellingham, Wash.: Logos Bible Software, n.d.), 30. bölüm.

“Hakikat sevgisi yüreklerinizde olursa, hakikatten bahsedersiniz. İsa’da sahip olduğunuz kutlu umuttan bahsedersiniz. Yüreğinizde sevgi varsa, kardeşinizi en kutsal imanda pekiştirmeye ve geliştirmeye çalışırsınız. Söylenmiş bir söz kardeşinin veya arkadaşının karakterine zarar veriyorsa, böyle kötü konuşmaları cesaretlendirme. Bu düşmanın işidir. Konuşana Allah’ın Sözü’nün böyle konuşmaları yasakladığını nazikçe hatırlat.”—Ellen G. White, Ye Shall Receive Power [Güç Alacaksınınız], s.76.

TARTIŞMA SORULARI:

Derste Perşembe gününün sonundaki özdenetim gereğine ilişkin son soru hakkında konuşun. Lütufla kurtuluyorsak, günaha karşı zafer neden çok önemlidir? Sonuçta müjde günahların affıyla ilgili değil mi? Aynı zamanda Yahuda’nın karakterini ve tamah günahının ona ne yaptığını düşün. Onun örneğinden zafer ihtiyacına ilişkin sorunun yanıtı hakkında ne öğrenebiliriz? Ayrıca, Ellen G. White burada zafer ihtiyacı hakkındaki soruya ışık tutacak neler söylüyor? “Yanlış bir karakter özelliği, sıkı sıkıya bağlanılmış bir günah arzusu, nihayetinde müjdenin tüm gücünü etkisiz hale getirecektir.”—Testimonies for the Church [Kilise İçin Tanıklıklar], 5. cilt, s. 53.

Ruh’un meyvesi Ruh’un herhangi bir armağanından neden daha önemlidir?

1. Korintliler 13. bölümü derste sesli okuyun ve ne anlama geldiği hakkında konuşun. Pavlus sevginin gerekliliğini neden bu kadar fazla vurguluyor? Pavlus’un burada anlattığı gibi sevmeyi nasıl öğrenebiliriz? Benliği öldürmek ve Mesih’te kalmak neden çok önemlidir, özellikle de gerçekten hoşlanmadığımız birilerini sevmekte?

CUMA

17 Şubat

*18–24 Şubat

Kutsal Ruh ve Ruh’un Armağanları

SEBT GÜNÜ

KONUYLA İLGİLİ METİNLER: 1Ko. 12:4–7, 11; Ef. 4:7; 1Ko. 12:14–31; Rom. 12:3–8; 1Yu. 4:1–3.

HATIRLAMA METNİ: “Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir. Çeşitli görevler vardır, ama Rab birdir. Çeşitli etkinlikler vardır, ama herkeste hepsini etkin kılan aynı Tanrı’dır” (1. Korintliler 12:4–6).

Bir adam uzun bir iş yolculuğuna çıkarken, evin sorumluluğunu oğluna bırakarak ona özel bir görev de verdi. Ancak çok geçmeden oğul, babasının bu görevin yerine getirilmesi için gereken araçları kendisine bırakmadığını gördü. Canı sıkılan oğul görevi yapmadan bırakmak zorunda kaldı.

Benzer bir şekilde, İsa öğrencilerini bırakarak gökteki Babasıyla birlikte olmaya gittiğinde onlara özel bir görev verdi: müjdenin iyi haberinin tüm dünyaya duyurulması. Fakat İsa öğrencilerini donanımsız bırakmadı. Onları kendilerine emrettiği şeyleri yapabilmeleri için muktedir kıldı, fakat Kendi adıyla ve Kutsal Ruh’un gücü ve yardımıyla. Pavlus, 1. Korintliler 1:4–7 ayetlerinde “Tanrı’nın Mesih İsa’da size bağışladığı lütuftan ötürü” şükrederek, “Mesih’te her bakımdan –her tür söz ve bilgi bakımından– zenginleştiniz... hiçbir ruhsal armağandan yoksun değilsiniz” diyor. Ruhsal armağanlar Mesih’in kilisesinin inşası için Kutsal Ruh aracılığıyla Mesih’te verilir.

Bu hafta Allah’ın olağanüstü armağanlarının Mutlak Dağıtıcısı olan Kutsal Ruh’u işleyeceğiz ve Ruh’un meyveleriyle Ruh’un armağanları arasındaki farkı göreceğiz.

*25 Şubat Sebt Günü’ne hazırlık için bu haftanın konusunu çalışın.

8. DERS

19 Şubat

Ruh’un Meyveleri ve Ruh’un Armağanları

Ruh’un meyvesinin ve Ruh’un armağanlarının Yaratıcısı aynıdır. Fakat bunlar aynı değildir. Kimse Ruh’un bir armağanını göstermek zorunda değildir, fakat Ruh’un meyvesini herkes göstermelidir. Ruhsal armağanlar illâ ki ruhsallığa tanıklık ediyor olmayabilirler, fakat Ruh’un meyvesi eder. Yalnızca bir meyve olmasına rağmen, armağanlar pek çoktur ve bazıları daha büyüktür.

1. Korintliler 12:4–7, 11 ayetlerini oku. Pavlus’un burada öğrettiği şeyin özü nedir?

Ruh’un meyvesinin tüm yönleri Allah tarafından izleyicilerinin hayatlarında görülebilir olması için tasarlanmışsa da, her imanlı aynı armağana ya da armağanlara sahip değildir. Her imanlının, örneğin dillerde konuşmak gibi, aynı armağana sahip olması gerektiği yönünde bir emir yoktur. Aksine, Allah Kendisine iman edenlere hâkimane bir şekilde uygun gördüğü çeşitli armağanları verir. Ruh’un armağanları başkalarına hizmet edebilmemiz ve Mesih’in bedenini, yani O’nun kilisesini inşa edebilmemiz için verilir. Bu armağanlar bizim kendi zevkimiz ve ihtişamımız için verilmez. Allah’ın amacını yerine getirmek için bağışlanırlar.

Dolayısıyla, Ruh’un meyvesi olmadan ruhsal armağanlar değersizdir. Ruhsal armağanlar konusu içinde sık sık sevgiye atıfta bulunulması ilginçtir. 1. Korintliler 12. bölümün hemen ardından, 13. bölümde sevginin üstün tanımı yer alıyor. Efesliler 4:11–13 ayetlerini sevgiden bahseden 15. ve 16. ayetler takip ediyor. Ruh’un armağanlarının belirtildiği Romalılar 12:3–8 ayetlerini izleyen ayetler sevgi hakkındadır (bkz. Rom. 12:9, 10).

Armağanlar ne de olsa lütuf armağanlarıdır; yani sevgi armağanlarıdır. Sevgiden dolayı verilmişlerdir ve diğer insanlara ulaşma işinde Allah’ın sevgisine hizmet ederler. Başkalarını severek onlara Allah’ın sevgisini gösteriyoruz. Sevgi dolu ve her şeyi bilen bir Tanrı, Kendi halkına verdiği görevin yerine getirilmesi için gereken araçları temin eder. Belki de bu nedenle, sevgi tüm armağanların en büyüğüdür (1Ko. 13:13).

Sevgi neden Hristiyanlar olarak tüm yaptıklarımızın odak noktasındadır? Sevgi tanıklığımızı nasıl bir anlamda “güçlendirir”?

PAZAR

20 Şubat

Ruhsal Armağanların Mutlak Dağıtıcısı Olan Allah

Hangi armağanlara sahip olacağımıza kendimiz karar vermeyiz. Ruh’un armağanlarının Grekçe karşılığı ‘karizmata’dır, bunlar bizzat Allah tarafından verilen ve dağıtılan lütuf armağanlarıdır. Bunları itibarımız, mevkiimiz, şerefimiz, eğitimimiz veya ruhsal performansımız sayesinde kazanmayız. Bunlar, Allah’ın bize verdiği görevi yerine getirebilmemiz için, sevgiden dolayı karşılıksız verilen armağanlardır.

Efesliler 4:7 ayetini oku. Biz çoğunlukla ruhsal armağanları bağışlayanın Kutsal Ruh olduğunu düşünürüz. Elçi Pavlus İsa Mesih’i de armağanların verilmesiyle bağdaştırıyor. İsa armağanların verilişine nasıl dâhildir?

Pavlus, Mesih’in lütfunun bize armağan verme hakkına sahip olduğunu söylüyor. Fakat bunları kilise üyelerine dağıtan Kutsal Ruh’tur. İsa Mesih’i kendi kişisel Kurtarıcısı olarak kabul eden ve O’na iman edenler, Kutsal Ruh’un “dilediği gibi” (1Ko. 12:11) ruhsal armağanlarla donatılacaklar. Hediyelerin bağışlanması Allah’ın mutlak kararıdır. Doğuştan bir yetenek bu itibarla ruhsal bir armağan değildir. Ruhsal armağanlar, bir kişinin sıkı bir eğitimle edinebileceği doğal yeteneklerle bir değildirler. Hristiyan olmayan pek çok kişi Allah tarafından böyle yeteneklerle bereketlenmiştir. Her türlü iyi şey ve mükemmel armağan nihaî olarak Allah’tan olsa da (Yakup 1:17), Allah Kendisine iman edenleri diğer Hristiyanların hayatlarında bereket olmaları ve O’nun kilisesini inşa etmeleri için özel armağanlarla donatmaya karar vermiştir. Allah doğal bir yeteneği de, kişi bu yeteneğin dahi nihaî olarak Allah’tan geldiğini ikrar ettiğinde ve bu yeteneği duayla ve itaatle Allah’ın işine adadığında, aynı amaçla kullanabilir.

Pavlus 1. Korintliler 12:14–31 ayetlerinde armağanların dağıtılması konusunda okuyucularına ne diyor? Ruhsal armağanların kilisedeki işlevini anlamada bu bakış açısı neden çok önemlidir?

Kendi bilgeliği ve isteğine göre armağanları dağıtan Kutsal Ruh’tur. O bizi sevdiği ve O’na en etkin nasıl hizmet edebileceğimizi en iyi şekilde bildiği için, başkalarını ve onların armağanlarını kıskanmamalıyız. Diğer armağanları kıskanmak Allah’a karşı nankörlüğün ve O’nun armağanlarını dağıtmadaki bilgeliğinden şüphenin göstergesidir.

Allah senin kilisenin üyelerine hangi armağanları verdi? Farklı insanların farklı armağanlara sahip oldukları gerçeğinden nasıl bir mesaj çıkarabilirsin?

PAZARTESİ

21 Şubat

Ruhsal Armağanların Amacı

Romalılar 12:3–8 ve Efesliler 4:8–12 ayetlerini oku. Allah’ın bize verdiği ruhsal armağanların amacı nedir?

Ruhsal armağanlar şüphesiz hizmet için verilmiştir, bizim kutsanmamız için değil. Bunlar merakımızı tatmin eden mucizevî numaralar veya can sıkıntısını gidermek için verilmiş çareler değildir. Kutsal Ruh’un armağanlarını çoğunlukla ruhsal ihtiyaçlarımız gideren veya Allah’la yürüyüşümüzde bizi güçlendiren şeyler olarak düşünürüz. Bunun sonucunda Kutsal Ruh’un armağanlarını Mesih merkezli olmaktan ziyade Hristiyan merkezli olarak görürüz. Bu, Allah’tan çok kendimize odaklanmak demektir. Ruhsal armağanlara yönelik Allah merkezli bakış açısını geri kazanmaya çalıştığımızda, Allah’ın verdiği armağanların birçok ilahî tasarıyı yerine getirdiğini fark ederiz: bunlar kilisenin birliğini geliştirmek ve kiliseyi inşa etmek için verilmiştir (Ef. 4:12–16). Kiliseye ilahî yetkiyle verilen görevi sürdürmek üzere verilmişlerdir (Ef. 4:11, 12). Nihaî olarak, Allah’ı yüceltmek için verilmişlerdir (1Pe. 4:10, 11).

İşte bu nedenle armağanlar hiçbir zaman bizi memnun etmek için verilmez. Bunlar başkalarını geliştirmelidirler (1Pe. 4:10; 1Ko. 14:12, 26). Tüm kiliseye ruhsal kazanç ve gelişim getirmesi için verilirler. Kilisede birliği güçlendirmesi gereken Allah’ın armağanlarının, sadece bazı kişilerin yükseltileceği bir şekilde kötüye kullanılması bir felâkettir. Bu durumda şahıslar lâyık olmadıkları şekilde önem kazanırlar. Bu da uyuşmazlıkları besler ve ayrılığa yol açar.

Çoğu zaman ruhsal armağanları yalnızca kazandığımız yetenek ve beceriler anlamında düşünürüz. Yetenekler ruhsal armağanlara dâhil olsa da, Kutsal Ruh’un ruhsal bir armağanı verirken her zaman onunla ilişkili özel bir görev veya hizmet de verdiğini aklımızdan çıkarmamalıyız (1Pe. 4:10). Dolayısıyla, ruhsal armağanların Allah’ın Kutsal Ruh aracılığıyla doğaüstü bir şekilde verdiği belirli yetenekler olduğunu söyleyebiliriz. Bu armağanlar kişiyi kiliseyi inşa edecek özel bir tür göreve uygun hale getirirler. Bu hedefe ulaşmak için çeşitli armağanlara gerek vardır.

Sence neden armağanların başlıca amaçlarından biri kilisenin birliğidir? Değişik armağanlara sahip imanlılar kilisede birliği nasıl amaçlayabilir? Kilisedeki farklı armağanların ayrılık nedeni olmaktan çok bir bereket olması için ne gerçekleşmelidir?

SALI

22 Şubat

Geçmişte ve Şimdi Armağan

1. Korintliler 14:1 ayetini oku ve 1. Korintliler 12:7–11, 27–31; Romalılar 12:3–8 ve Efesliler 4:11, 12 ayetlerindeki farklı listeleri karşılaştır. Bu armağanlar sadece Yeni Ahit imanlılarına mı verilmiştir? Bu armağanlar neden bugün mevcutturlar?

Bazı Hristiyanlar Yeni Ahit’te bahsi geçen ruhsal armağanların İsa ve elçilerin zamanına mahsus olduğunu düşünüyorlar. İddialarına göre, ilk elçilerin ölümüyle özel ruhsal armağanların kilisedeki varlığı da sona erdi. Bu görüşü desteklemek için, Pavlus’un 1. Korintliler 13:10 ayetindeki “yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır” ifadesini öne sürüyorlar. Evet, armağanların ortadan kalkacağı bir zaman olacaktır. Fakat ancak mükemmel olan geldiğinde, yani İsa’nın tekrar gelişinde, aynadaki silik görüntü gibi değil, yüz yüze gördüğümüzde ortadan kalkacaklar. Kutsal Kitap bize ruhsal armağanların kiliseyi inşa etmek üzere verildiğini söylüyor (1Ko. 12:28). Pavlus imanlılara ruhsal armağanları gayretle istemelerini tembihliyor (1Ko. 14:1). Bunlar bedenin iyiliği için gereklidirler. Allah’ın bunları ortadan kaldırdığına dair Kutsal Kitap’ta hiçbir kanıt olmadığına göre, kilise görevini tamamlayana ve Mesih tekrar gelene kadar bu armağanların kalmasını istediğini varsaymamız gerek.

Allah’ın işi zamanın sonunda başlangıçtakini kat kat aşan güç ve kudretle tamamlanacaktır. Kilisenin dünyayı Mesih’in ikinci gelişine hazırlama görevi sürdükçe, Allah kilise üyelerini görevlerini yerine getirirken yardımsız bırakmayacaktır. Fakat bu armağanlar hiçbir zaman Kutsal Kitap’ı geçersiz kılmaz, ya da Kutsal Kitap’ın yerini almaz. Bunun yerine armağanlar, imanlıların Mesih’in bedenini inşa etmek ve dünyayı İsa’nın çok yakındaki gelişine hazırlamak üzere donatılacağı şeklindeki Kutsal Kitap vaadinin yerine gelişidir.

Efesliler 4:11–13 ayetlerini, bilhassa “sonunda hepimiz imanda ve Tanrı Oğlu’nu tanımada birliğe, yetkinliğe, Mesih doluluğundaki olgunluk düzeyine erişeceğiz” diyen 13. ayeti oku. Bu bize kilisede armağanlara şu anda olan ihtiyaç hakkında ne diyor?

ÇARŞAMBA

23 Şubat

Kutsal Ruh ve Ayırt Etme Armağanı

1. Korintliler 12:10, 14:29 ve 1. Yuhanna 4:1–3 ayetlerini oku. Ayırt etme armağanı neden önemli?

Gerçek ruhsal armağanlar kilisede mevcut olsa da, Kutsal Kitap bizi ayrıca her ruha inanmamamız için uyarıyor ve onların Kutsal Yazı’ya uygunluklarını, tutarlılıklarını ve İsa’yı Rab olarak yüceltip yüceltmediklerini sınamamızı bildiriyor. “Ruhları ayırt etmek” (1Ko. 12:10) gereklidir, zira Allah’tan geliyor gibi görünen her şey gerçekten Allah’tan değildir. Kiliseyi yanlış yönlendirmeye çalışan şeytanî güçler olduğuna dair uyarılıyoruz, ayrıca yanlış öğretiler, sahte peygamberlik, yalancı görümler, sahte dillerle konuşma, okült iyileştirme gücü, yanlış yönlendirici belirtiler ve harikalar gibi, Ruh’un gerçek armağanlarının şeytanî taklitleri de mevcuttur.

Ancak ruhsal armağanların bugün dahi geçerli olduğunu kabul eden bazı kişiler, yalnızca bazı ruhsal armağanları özellikle vurgulamakta ve özel belirti ve harikaların varlığına mesnetsiz önem vermektedirler. Pavlus’un ayırt etme armağanını “mucize yapma” ile “peygamberlikte bulunma” armağanlarından hemen sonra ve dillerle konuşma armağanından önce sıralaması ilginçtir (1Ko. 12:10).

Kiliseyi hakikatte ve birlik halinde tutmak, üyeleri sahte peygamberleri takip etmekten ve aldatıcı belirtiler ve mucizelerle aldatılmaktan korumak için, Allah kiliseye ayırt etme armağanını verir. Uygun değerlendirme yapmak için Kutsal Kitap olgunluğuna ve bilgisine, imanda ve uygulamada Allah’ın Sözü’ne sadakate ihtiyaç vardır. Ancak her muhakemenin temeli Allah’ın Sözü olmalıdır. Duyduklarımızın veya gördüklerimizin gerçekten Rab’den ya da başka bir yerden olup olmadığından, yalnızca her şeyi Söz aracılığıyla sınayarak emin olabiliriz.

“Mucizeler yapılmasını kendi imanının sınavı haline getiren bir kişi, Şeytan’ın kendi aldatmacalarının bir çeşidi olarak gerçek mucizeler gibi görünen harikalar gerçekleştirebildiğini anlayacaktır... Günler birer birer geçerken, Rabb’i bütün yürekle, bütün akılla ve bütün canla arama fırsatları kaçmasın. Bu sevgideki hakikati kabul etmezsek, bu son günlerde Şeytan’ın gerçekleştirdiği mucizeleri görerek bunlara inanacak kişiler arasında olabiliriz. Yalanların babasının uydurduğu aldatmacalar olarak görülmesi gereken birçok tuhaf şey, harika mucizeler gibi görünecek... Kötü ruhların etkisi altındaki insanlar mucizeler yapacaklar.”—Ellen G. White, Selected Messages [Seçme Mesajlar], cilt 2, s. 52, 53.

PERŞEMBE

24 Şubat

EK ÇALIŞMA: Ellen G. White, Büyük Mücadele kitabının 511–517, 593–602 sayfalarını oku [“Kötü Ruhların Aracılığı” ve “Kutsal Yazılar’ın Koruyuculuğu” bölümleri].

Bazıları “Kutsal Kitap zamanında görülen mucizevî iyileştirmeler gibi mucizeleri bugün neden görmüyoruz?” diye soruyorlar. Öncelikle, mucizelere ilişkin söylenceler duyuyoruz. Muhakkak ki bazı insanlar bunlara bizzat tanık olmuşlardır. İkincisi, Kutsal Kitap’ı okurken mucizelerin her zaman gerçekleştiği izlenimini edinebiliriz. Fakat bu kanıya yalnızca Kutsal Ruh’un yazarları ilk kilisenin kuruluşunda çok önemli olan bu olayları yazmaları için esinlediği ve bu olaylar çoğunlukla mucizeleri içerdiği için varırız. Birçok durumda ve çoğu zaman, olayların geçmişte de günümüzdeki gibi olduğunu düşünebiliriz: insanlara Allah’ın Sözü öğretiliyordu ve bundan sonra Kutsal Ruh’a karşılık veriyorlardı. Son olarak, Ellen G. White şöyle yazdı: “Mesih’in çalışma şekli Söz’ü duyurmak ve mucizevî iyileştirme işiyle acıları dindirmekti. Fakat bana bizim bu şekilde çalışamayacağımız bildirildi, zira Şeytan kendi gücünü mucizeler yaparak gösterecektir. Allah’ın hizmetkârları bugün mucizeler aracılığıyla çalışamaz, çünkü ilahî olduğu iddia edilen sahte iyileştirme işleri gerçekleştirilecek. Bu nedenle Rab Kendi halkına fiziksel iyileştirme işini sürdürürken Söz’ü de öğretecekleri bir yol çizdi. Sağlık merkezleri kurulmalı ve gerçek tıbbî müjdecilik işini sürdürecek işçiler bu kurumlarla bağlantılı olmalıdır. Böylece tedavi için sağlık merkezlerine gelenler etrafında koruyucu bir etki bırakılır.”—Ellen G. White, Selected Messages [Seçme Mesajlar], 2. kitap, s.54.

TARTIŞMA SORULARI:

Ruh’un meyvesi ile Ruh’un armağanları arasındaki fark nedir?

Armağanların sevgi dolu ve bilge bir Tanrı tarafından verildiği anlayışı, kilisemizdeki çeşitli armağanların değerini anlamamıza nasıl yardımcı olur?

Mucizevî iyileştirmeler ve harikalar gerçeği tanımlamak için kendi başlarına neden güvenli bir rehber değildirler? Bunlarla birlikte başka neye ihtiyacımız var?

“Tanrı’nın bana bağışladığı lütufla hepinize söylüyorum: Kimse kendisine gereğinden çok değer vermesin. Herkes Tanrı’nın kendisine verdiği iman ölçüsüne göre düşüncelerinde sağduyulu olsun.” (Rom. 12:3). Burada bize hangi çok önemli öğüt veriliyor? Kendimize ne kadar “değer” vermeliyiz?

CUMA

*25 Şubat–3 Mart

Kutsal Ruh ve
Kilise

SEBT GÜNÜ

KONUYLA İLGİLİ METİNLER: Ef. 1:22, 23; 1Ko. 12:13; Rom. 6:3–7; Elç. 17:11; Ef. 4:5, 6; Elç. 2:4–11.

HATIRLAMA METNİ: “Ruh’un birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin. Çağrınızdan doğan tek bir umuda çağrıldığınız gibi, beden bir, Ruh bir, Rab bir, iman bir, vaftiz bir, her şeyden üstün, her şeyle ve her şeyde olan herkesin Tanrısı ve Babası birdir” (Efesliler 4:3–6).

Kimi zaman Kutsal Ruh’un sadece kişisel seviyede ve imanlı bireylerin hayatlarında çalıştığını düşünürüz. Fakat bireylerdeki bu çalışma ruhsal bir topluluğun temelidir. Mesih’in kilisesinin varlığından nihaî sorumlu Kutsal Ruh’tur.

Kilisenin varlığının bizim çeşitli müjdeleme ve hizmet faaliyetlerimizden kaynaklandığı düşüncesi çoğunlukla bizi cezbeder. Evet, Allah kilise için muhteşem tasarılarını yerine getirmek ister ve bunu bizim yardımımızla yapar. Fakat kilisenin gerçek nedeni yaptıklarımızda değildir; ne kadar önemli olsalar da etkili örgütlenme ve yönetimimizin sonucu da değildir. Kilisenin varlığının sebebi, Allah’ın Kutsal Ruh aracılığıyla bizim için yapmış olduğu ve yapmaya devam ettiği şeylerdir. Ruhsal bir topluluk ve birlikteliği yaratan Kutsal Ruh’tur, bu topluluk imanının ve uygulamanın yetki kaynağı olarak aynı Ruh tarafından esinlenmiş olan Allah’ın Yazılı Sözü’ne sahiptir. Ruh tarafından esinlenmiş olan Kutsal Kitap, kilisenin teolojik birliğinin temelidir. Ruh’un işi olmadan kilise var olmazdı ve ortak hizmetini yerine getirmeye devam edemezdi.

*4 Mart Sebt Günü’ne hazırlık için bu haftanın konusunu çalışın.

9. DERS

26 Şubat

Kutsal Ruh Bizi Mesih’le Birleştirir

Kutsal Ruh bizi birçok şekilde birleştirir. Kutsal Ruh bizi ilk önce Mesih’le birleştirmeseydi bir kilise olarak var olmazdık. Mesih kilisenin başıdır (bkz. Ef. 1:22, 23; 5:23). Kutsal Ruh aracılığıyla biz etkin bir biçimde Mesih’in Kendisiyle birleştiriliriz. Rab’de sahip olduğumuz her şey O’ndan geldiğinden, Mesih’le bir olmak kurtuluşun tüm bereketlerinin temelidir. Mesih’in kızları ve oğulları olarak kabul edilmemiz, aklanmamız, kutsanmamız, günah karşısında zaferli bir hayat sürmemiz ve nihaî olarak yüceltilmemiz, hepsi Mesih’le birliğimiz aracılığıyla gerçekleşir. Bu nedenle, O bizim tüm Hristiyan yaşamımızın temeli olmalıdır.

Efesliler 2:18, 20–22 ve 1. Petrus 2:6, 7 ayetlerini oku. Bu ayetler bize kilisenin oluşturulmasında Mesih’in ve Kutsal Ruh’un rolü hakkında ne diyorlar?

Ruh aracılığıyla Baba Tanrı’ya yaklaşabiliriz. İsa kaya, kurtuluşumuzun temeli ve yapının tüm parçalarının üzerine kurulduğu temeldir.

Ruh’un kişisel seviyedeki işi, daha sonra belirli bir imanlı topluluğuna, yani kiliseye yol açar. Yalnızca İsa Mesih’e iman aracılığıyla kurtuluşu tecrübe ettiğimizde ve Allah’ın sevgisi bize dokunduğunda, kilisede tatlı bir “Kutsal Ruh’un paydaşlığı” (2Ko. 13:14) olur. İmanlı bireyler “Ruh aracılığıyla” (Ef. 2:22) Allah’ın yeni ruhsal evi olarak inşa edilirler. Mesih’in takipçileri olarak “Ruh’un birliğini esenlik bağıyla korumaya” (Ef. 4:3) gayret etmeliyiz. Elimizden gelen her şekilde, ödün verilmemesi gereken şeylerden ödün vermeden, imanlıların paydaşlığında birliği sağlamak için çabalamalıyız.

Koloseliler 3:12–14 ayetlerini oku. Bu nitelikleri nasıl örnekleyebilir ve kilisede birliğe nasıl katkıda bulunabilirsin? Bu nitelikler kilisenin birliği için neden çok önemlidir?

PAZAR

27 Şubat

Kutsal Ruh Bizi Vaftiz Aracılığıyla Birleştirir

1. Korintliler 12:13 ayetini oku. Vaftiz bizi Mesih’le ve Ruh’la nasıl birleştirir?

Bizi tek bir imanlılar topluluğu olarak birleştiren Kutsal Ruh’tur. Mesih’in ruhsal krallığına açık giriş vaftiz aracılığıyladır. Biz belirli bir kilise topluluğu içine vaftiz edildik. Dolayısıyla vaftizin belirgin bir toplumsal boyutu ve önemli toplumsal çıkarımları vardır. Mesih’in izleyicileri olarak, kendi başımıza yaşayamayız. Hepimizin diğerlerinin desteğine, cesaretlendirmesine ve yardımına ihtiyacı var. Bu ilahî görevi kesinlikle yalnız tamamlayamayız. Allah kiliseyi işte bu nedenle oluşturdu. Mesih’i izlemek O’nu diğer imanlıların paydaşlığıyla takip etmek demektir. Dolayısıyla vaftizin ve kilisenin görünür birer unsuru vardır.

Romalılar 6:3–7 ayetlerini oku. Kutsal Kitap vaftiziyle ne simgeleniyor?

Vaftiz yoluyla suyla dolu mezarda İsa Mesih’le birlikte ölerek gömülme ve Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa’yla paydaşlıkta yeni bir yaşama diriltilme işlemi, eski yaşamın çarmıha gerilişinin ve Mesih’i Kurtarıcımız olarak kabul etmenin alenen ikrarının simgesidir.

“Vaftiz, dünyanın en ciddi şekilde terk edilmesidir. İman açıklaması yoluyla kişi günahlı bir yaşama karşı ölüdür. Sular vaftiz adayının bedenini örter ve tüm göksel evrenin önünde karşılıklı antlaşma yapılır. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla kişi sudan mezarına konulur, Mesih’le birlikte vaftizde gömülür ve Allah’a sadakatle dolu yeni hayatı yaşamak üzere sudan kaldırılır.”—Ellen G. White Yorumları, The SDA Bible Commentary [Yedinci Gün Adventist Kutsal Kitap Şerhi], cilt 6, s. 1074.

Vaftiz, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un yetkisi altında olarak kabul edilmek isteyen herkesin atması gereken olumlu bir adımdır. Başka bir deyişle, vaftiz gerçek tövbeyi, eski yaşamın çarmıha gerilişini gösterir ve yeniden doğuşa veya dönüşüme işaret eder. Ayrıca karşılıklı antlaşma yükümlülüklerini de kapsar. İmanlı Allah’a ve O’nun emirlerine sadık kalma sözü verir, Allah da ihtiyacımız olduğunda O’nun yardımına güvenebileceğimiz teminatını verir.

İmanlılar gibi vaftiz olma kararı aldın mı? Almadınsa, seni vaftiz aracılığıyla Mesih’i izlemekten alıkoyan şey nedir? Suya batırılarak vaftiz olduysan, vaftiz antlaşman İsa’yla ruhsal yürüyüşünü nasıl etkiledi?

PAZARTESİ

28 Şubat

Kutsal Ruh Kiliseyi Allah’ın Sözü Aracılığıyla Birleştirir

Elç. 17:11 ve Yuhanna 5:39, 46, 47; 8:31, 32 ayetlerini oku. Mesih’in gerçek öğrencisinin ayırt edici işareti nedir? Bize Mesih’i işaret etmekte ve O’nu sadakatle izlememize yardımcı olmakta Kutsal Kitap neden vazgeçilmezdir?

Kutsal Ruh’un bizi Mesih’le birleştirmek için kullandığı araçların en önemlisi Allah’ın Yazılı Sözü’dür. Kutsal Kitap İsa’yı tanımak ve Allah’ın isteğini bilmek için güvenilir bir kaynaktır. İşte bu nedenle Kutsal Kitap’ı okumak ve içeriğini akılda tutmak çok önemlidir. Kutsal Kitap ruhsal doğruları ve yanlışları ayırt etmemiz için yetkili kaynaktır. Pavlus Veriyalıları aydın görüşlü olarak değerlendiriyor (Elç. 17:11, CANDEMİR), çünkü onlar duyduklarının doğru olup olmadığını anlamak için Kutsal Yazıları özenle inceliyor ve araştırıyorlardı.

Her türlü yeniden yapılanma ve ruhsal uyanış (bizi ister kişisel olarak, ister kilise olarak etkilesin) Kutsal Yazıları temel almalı. Kutsal Kitap imanımızı üzerine inşa ettiğimiz temeldir; İsa’ya ve O’nun yazılı Sözü’ne sevgimiz ise bizi birlikte tutan bağdır.

Yuhanna 17:17–21 ayetlerini oku. İsa burada birliğin Mesih öğrenciliğinin ayırt edici işareti olduğunu söylüyor. Yuhanna 17:17 ayetine göre bu birliğin temeli nedir?

Allah’ın Sözü gerçektir (Yuhanna 17:17, Mez. 119:160). Kilisenin birliği, Allah’ın Yazılı Sözü’yle birlikte ve aracılığıyla Ruh’un işidir. Kutsal Ruh bizi hiçbir zaman Kutsal Kitap öğretisinden şüphelenmeye, onu eleştirmeye, ondan ileri gitmeye veya geri kalmaya yönlendirmez. Aksine, bizi Kutsal Yazı’nın ilahî yetkisini takdir etmeye yöneltir. Kutsal Ruh bizi hiçbir zaman Yaşayan Söz’den uzaklaştırmadığı gibi, Yazılı Söz’den de uzaklaştırmaz. Aksine, O bizi her ikisine karşı sürekli, bilinçli ve istekli bir itaat halinde tutar. Kutsal Kitap dünya çapındaki tüm teolojik birliğin temel kaynağıdır. Kutsal Kitap’ın Allah’ın bize verdiği Hakikat Sözü oluşuna kesin inancımızı azaltsak veya hafifletseydik, kilisenin birliği dağılırdı.

Söz’de ne kadar vakit geçiriyorsun? Daha da önemlisi, kendini onun öğretilerine adamayı nasıl öğrenebilirsin?

SALI

1 Mart

Kutsal Ruh Kiliseyi İmanda ve Doktrinde Birleştirir

“Beden bir, Ruh bir, Rab bir, iman bir, vaftiz bir, her şeyden üstün, her şeyle ve her şeyde olan herkesin Tanrısı ve Babası birdir” (Ef. 4:5, 6). Pavlus burada bize birlik ve birliğin kaynağı hakkında ne diyor?

İmanda ve doktrinde birlik ancak Allah’ın Sözü’ne sadakatle sağlanır. Dün, bugün ve sonsuza dek aynı olan Rab, her imanlıyla ruhsal bir bağ kurar. Kutsal Ruh tarafından var edilen aynı yeniden doğuş, Allah’ın Sözü’ne Kutsal Ruh tarafından sağlanan aynı itaat, iman ve uygulamada tüm insanî ve kültürel farklılıkları aşan bir birliğe yönlendirir.

Her ne kadar Allah’ın Sözü’ne boyun eğmeye ve elinizden geldiğince herkesle barış içinde yaşamaya çağrılmış olsak da (Rom. 12:18), sonuçta kilise topluluğu olarak teolojik birliği veya amaçsal birliği biz meydana getiremeyiz. Zira birlik başarılması gereken bir işten çok, bireysel olarak her imanlıda ve toplumsal olarak kilisede çalışan Kutsal Ruh’un bir armağanıdır.

Bu birliğin teolojik temeli Allah’ın Sözü’dür. Yazılı Söz olmadan Ruh’a yapılan her türlü müracaat bizi doktrin ve uygulamalardan şüphe etmeye yönlendirebilir. Aynı zamanda, Kutsal Ruh olmadan Allah’ın Yazılı Sözü’ne yapılan tüm başvurular Söz’ü köreltir ve verimsiz hale getirir. Yalnızca bir Rab olduğundan, bizi bir vaftize yönlendiren tek bir iman vardır. Kilisemizde birliği görebilmemiz ancak Allah’ın Sözü’ne sevinçli bir sadakatle mümkün olacaktır. İmanda ve doktrinde birlik yoksa, hizmette de birlik olmayacaktır.

“Rabbimiz bir, imanımız bir, vaftizimiz birdir. Mesih’in müjdesi tüm sınıflara, tüm uluslara, tüm dillere ve insanlara ulaşması içindir. Müjdenin etkisi geniş bir kardeşlikte birleşmek içindir. Karakter gelişiminde taklit etmemiz gereken yalnızca bir Örneğimiz vardır, böylece hepimiz Mesih’in şeklinde oluruz; mükemmel bir uyum içinde oluruz; çeşitli uluslar aynı düşünceye, aynı muhakeme gücüne, aynı şeyleri konuşup Allah’ı yücelten bir ağza sahip olarak İsa Mesih’te kaynaşır.”—Ellen G. White, Our High Calling [Yüce Çağrımız], s. 171.

Ellen G. White’ın ifadesine bak. Başkaları hakkında ve onların yaptığı şeyler hakkında endişelenmeden, yalnızca kendini düşünerek sor: Bu harika birlik amacına ulaşmak için ne yapabilirim?

ÇARŞAMBA

2 Mart

Kutsal Ruh Kiliseyi Müjdelemede ve Hizmette Birleştirir

Elç. 2:4–11, 16–21 ayetlerini oku. Kutsal Ruh’un Yeni Ahit imanlılarının üzerine dökülmesinin sonucu ne oldu?

Tarihin o ana dek tanıklık ettiği en güçlü mesaj iletme faaliyetinden Kutsal Ruh sorumluydu. Allah, Kendisine adanmışlıkta birlik halinde olan küçük bir grupla, bağlılıkları bölünmüş olan büyük bir grupla yapabileceğinden çok daha fazlasını yapabilir. Fakat hepimiz hayatlarımızı, enerjilerimizi, yeteneklerimizi ve kaynaklarımızı Allah’a adadığımızda, daha büyük şeyler bile yapabilir.

Yeni Ahit kilisesi imanlıların hayatlarındaki ve hizmetlerindeki birlik sayesinde gelişti. Küçük ve ürkek bir imanlı grubu, birçok farklı kültürden ve dilden insanlara ulaşan etkin bir araç olan güçlü bir topluluğa dönüştü. Onlar “Tanrı’nın büyük işlerini” duyurmakta birdiler (Elç. 2:11). Yeni Ahit zamanında etkin olan aynı Tanrı, zamanın sonunda, tekrar gelişinden önce işin tamamlanması gerektiğinde de etkin olacaktır.

Elçilerin İşleri 2:42–47 ayetlerini oku. Yeni Ahit imanlıları başka hangi şeylerde birlik içindeydiler?

Pentikost günü hizmet girişimi, ilk kilisenin birlik içinde bulunduğu başka birçok etkenle de desteklenmişti. Kutsal Kitap çalışmasında birlik içindeydiler ve kendilerini sürekli olarak elçilerin öğretisine adıyorlardı (Elç. 2:42). Paydaşlıkta ve ekmek bölmede de birlik içindeydiler, burada muhtemelen birlik içindeki ibadet kastediliyor (Elç. 2:42). Duada (Elç. 2:42) ve Allah’ı övmede (Elç. 2:47) birdiler. Sahip oldukları şeyleri gönüllü paylaşarak ihtiyacı olanlara hizmet etmekte ve her şeyi ortaklaşa kullanmada birdiler (Elç. 2:44, 45). Kutsal Kitap çalışmasında birlik ve paydaşlık, iyi haberi başkalarıyla paylaşma ve onlara tatbikî şekillerde yardım etme arzusu uyandıracaktır. Kutsal Ruh gözlerimizi etrafımızdakilerin ihtiyaçlarına karşı açacaktır.

Yerel kilisendeki hangi faaliyetler kilisendeki birliğin ortaya çıkmasına yardımcı oluyor? Daha fazla ne yapılabilir?

PERŞEMBE

EK ÇALIŞMA: “Bu bizim de dâhil olmamız gereken bir iştir. Bazı özel heyecan anlarının beklentisi içinde yaşamak yerine, canları kurtarmak için gerekli olanları yaparak var olan fırsatları bilgelikle geliştirmeliyiz. Rabb’in Kendi denetimine aldığı ve insanlardan gizlenen zamanlar ve dönemler hakkında tahminlerde bulunarak zihnimizi yormak yerine, kendimizi Kutsal Ruh’un denetimine bırakarak mevcut görevlerimizi yerine getirmeli, hakikatin yokluğuyla mahvolmakta olan canlara insanî düşünceler katılmamış yaşam ekmeğini vermeliyiz.”—Ellen G. White, Selected Messages [Seçme Mesajlar], 1. kitap, s. 186.

“Her birey bir etki merkezi olmaya çabalamaktadır, Allah Kendi halkı için çalışana dek, her can için tek korunma yolunun Allah’a itaat olduğunu görmezler. O’nun insan kalpleri üzerindeki dönüştürücü lütfu henüz gerçekleşmemiş olan birliği getirecektir, zira Mesih’e benzetilmiş olanların tümü birbirleriyle uyum içinde olacaktır. Birliği Kutsal Ruh yaratacaktır.”—Ellen G. White, Selected Messages [Seçme Mesajlar, 3. kitap, s. 20, 21.

TARTIŞMA SORULARI:

Ellen G. White “Her birey bir etki merkezi olmaya çabalamaktadır” sözleriyle ne demek istedi? Neden hepimiz böyle doğal bir eğilime sahibiz ve hayatlarımızda bu eğilimle savaşmak için neler yapabiliriz? (ayrıca bkz. Flp. 2:3, 4).

Bazı kişiler bizi gerçekten birleştirecek olan şeyin doktrin değil, hizmet olduğunu ileri sürüyorlar. Hatta doktrinin insanları bölebileceğini, bu nedenle doktrinin çok fazla öne çıkarılmaması gerektiğini iddia ediyorlar. Ancak doktrinde ayrılık varsa, müjdelemede ve hizmette neden birlik olamaz? Ortakça paylaşılan bir iman, birlik içinde ve etkin bir müjdeleme için neden güçlü bir faktördür?

Aynı zamanda, teolojik farklılıklara ne kadar yer var? Gerçeği ancak çok az insan tam olarak aynı şekilde anlayabilir. Aramızda çıkacak küçük ayrılıklara izin verirken, aynı zamanda kilise olarak nasıl birlik olabiliriz? Senin yerel kilisendeki insanlar bir yandan birliği devam ettirirken, diğer yandan anlayış farklılıklarıyla nasıl başa çıkıyorlar?

Kutsal Kitap nasıl birliği getiren bir araç olabilir? Kilise olarak müjdelemede ve imanda bir olabilmemiz için, Allah’ın Sözü’nü çalışırken nasıl bir tavra ihtiyacımız var?

CUMA

3 Mart

*4–10 Mart

Kutsal Ruh, 
Söz ve Dua

Sebt Günü

KONUYLA İLGİLİ METİNLER: Yuhanna 15:7; Matta 7:7; Mezmur 66:18; Yakup 1:6–8; 1. Yuhanna 5:14, 15; Elçilerin İşleri 2:38.

HATIRLAMA METNİ: “Bunun gibi, Ruh da güçsüzlüğümüzde bize yardım eder. Ne için dua etmemiz gerektiğini bilmeyiz, ama Ruh’un kendisi, sözle anlatılamaz iniltilerle bizim için aracılık eder. Yürekleri araştıran Tanrı, Ruh’un düşüncesinin ne olduğunu bilir. Çünkü Ruh, Tanrı’nın isteği uyarınca kutsallar için aracılık eder” (Romalılar 8:26, 27).

Gerçek ruhsallık ve dua bir aradadır. Gayretli dualar olmadan gerçek bir ruhsal yaşam olmaz. Tövbe ihtiyacından sonra belki en büyük ve en acil gereklilik dua yaşamlarımızda uyanıştır. İyi haber şu ki, dualarımızda dahi Kutsal Ruh’un yardımından mahrum bırakılmadık. Dua bizi Allah’a yaklaştırır; bizi O’nun huzuruna yükseltir. İmanla yapılan dua, Allah’ın vaatlerinin bolluğuna karşılık olarak yaşamamızı sağlar. Allah’ın Kendi Sözü’nde vaat ettiği bereketleri talep ettiğimizde yaşamlarımız dönüştürülür. Allah, tüm ihtiyaçlarımızı Kendi zenginliğine göre fazlasıyla karşılamaya kadirdir (Flp. 4:19). Gerçek dua ve hakiki ruhsallık her zaman Allah’ı dikkatimizin merkezine yerleştirir, her ikisinin de kökeni O’nun Yazılı Sözü’ndedir.

Ruhsal hayatlarımızı güvenilmez tecrübelerimiz ve öznel duygularımız üzerine kurmamalı, dualarımızı şüpheli derin düşünme ve tefekkür uygulamaları üzerine odaklamamalıyız. Aksine, ruhsallığımız Kutsal Kitap tarafından yönlendirilmeli ve Allah’ın Kendi Sözü’nde açıklanan iradesini takip etmelidir. Duada Allah’ın varlığını isteme ve yalvarışlarımızda birbirimizi yükseltme arzusunu içimizde uyandıran Kutsal Ruh’tur.

*11 Mart Sebt Günü’ne hazırlık için bu haftanın konusunu çalışın.

10. DERS

5 Mart

Allah’ı Hoşnut Edici Olan Dua

Birçok dua, dinî bir örtü altında olsalar da şüpheli güdüler tarafından yönlendirilmektedir. Yalnız yaşamayı sevmediğimizden, birisinin hayatının esirgenmesi için dua ediyor olabiliriz. Allah’ın işinde önemli bir rol oynadığımızdan, o işin başarılı olması için dua ediyor olabiliriz. Hayatımızı daha da kolaylaştıracağından, birisinin iman etmesi için dua ediyor olabiliriz. Dualarımız çoğunlukla Allah’ın ne istediğinden çok bizim ne istediğimize odaklıdır. Allah’ı hoşnut edici olan duanın ise farklı bir odağı vardır.

Yuhanna 15:7 ayetini oku. İsa’da kalmamız ve O’nun Sözü’nün bizde kalması dualarımız için neden önemlidir? İsa’da kalmazsak dualarımız hangi farklı odaklara yönelir?

İlk önce Allah’ı aramak ve O’nun dostluğundan zevk almak O’nun bize verebileceği başka her şeyden daha önemlidir. Hayatlarımızda Allah ilk sırada gelirse, O’nun istediklerini yaparız ve O’nun düşünceleri arzularımızı şekillendirir. Allah dualarımızın merkezinde olduğunda, O’nun bakış açısından dua etmeye başlarız. Tüm hayatımızı O’nun gözünden görmeye başlarız. Bu bakış açısı duayı asilleştirir.

Allah bizimle yakından ilgilenir. O bizim hayatımızın her yönünün bir parçası olmak ister: endişelerimizin, korkularımızın, umutlarımızın, arzularımızın, başarılarımızın, sevinçlerimizin, başarısızlıklarımızın, yani her şeyin. O’nunla bu şeyler hakkında iyi bir arkadaşla konuşur gibi konuşabiliriz. Böylece tüm bu şeylere O’nun gözünden bakabiliriz.

Dua Allah’ı değiştirmez; bizi değiştirir, zira Allah’ın hayat değiştirici huzuruna getiriliriz.

“Dua, kalbin Allah’a bir arkadaşa açılır gibi açılmasıdır. Allah’a bizim ne olduğumuzu açıklamak için gerekli olduğundan değil, fakat bizim O’nu kabul edebilir hale gelmemiz için gereklidir. Dua Allah’ı bize indirmez, ancak bizi O’na kaldırır.”—Ellen G. White, Mesih’e Doğru Adımlar, s. 93 [Yol, Gerçek ve Yaşam, s. 80].

Ne kadar da güçlü bir ifade! Duanın bize ve bizim için ne yaptığı gerçekliğini çok iyi şekilde ifade ediyor. Yalnızca dua hayatlarımızda Allah’ın lütfu, gücü ve varlığı için bizi açık kaplar haline getirir. Kim hayatının bir döneminde duanın bizi Allah’a nasıl yaklaştırabileceğini tecrübe etmemiştir ki?

Kendi dua yaşamını, yani ne için dua ettiğini, ne zaman dua ettiğini ve neden dua ettiğini düşün. Bu sana ruhsal yaşamının durumu ve Allah’la kişisel ilişkin hakkında ne söylüyor? Hangi değişiklikleri yapman gerekiyor?

PAZAR

6 Mart

Kutsal Kitap Kaynaklı Duanın Temeli: Allah’tan Dileyin

Matta 7:7 ayetini oku. Allah’tan bir şey alabilmemiz için önce bunu O’ndan istememiz gerekir. Allah zaten her şeyi biliyorsa, istememiz neden bu kadar önemli?

İstemek bizim arzumuzu ortaya koyar ve Allah’a karşı olan güvenimizi ifade eder. Dua aracılığıyla, yardım ve destek istediğimiz Kişi’ye yaklaşırız. Allah’tan istediğimizde ayrıca bizim yerimize hareket etmesi için O’na alenen izin vermiş oluruz. Allah kendisinden istenilmesini ister. O, Kendisine dua ricalarımızı getirmemizi ister. O’ndan istemezsek, vaat ettiği armağanları alamayız. İsa şöyle dedi: “Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır. Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapı çalana açılır” (Luka 11:9, 10).

Markos 11:24; 1. Yuhanna 5:14, 15 ve Mezmur 66:18 ayetlerini oku. Allah’ın yerine getiremeyeceği kadar büyük dua isteği neden yoktur? Allah’ın cömert olduğunu ve Kendi bolluğundan vermeyi sevdiğini bilmek neden iyidir? Allah’ın dualarımızı yerine getirmesinin önkoşulu nedir?

Biz gerçekten her şey için Allah’a istekte bulunabiliriz. O’nun için çok küçük veya önemsiz istek yoktur. Allah’ın baş edemeyeceği kadar büyük bir istek yoktur. O her şeye gücü yetendir. İmanla Kutsal Kitap’taki tüm vaatleri talep edebiliriz ve vaat edilen armağanı O’nun isteğine göre O’nun elinden alırız (2Ko. 1:20).

Ancak istediğimiz şeyleri alabilmemiz için yerine getirilmesi gereken bazı koşullar vardır. Allah’a tamamıyla adanmaya istekli değilsek ve isteklerimiz sadece bencil ve günahlı arzularımızı yansıtıyorsa, Allah dualarımızı yanıtlamayacaktır (bkz. Yşa. 59:1, 2). Dualarımızın yerine getirilmesinin önemli bir şartı, Allah’ın iradesini takip etmeye ve itaatkârlığa istekli olmamızdır. “O’nun [Allah’ın] tüm armağanları itaat koşuluna bağlı olarak vaat edilmiştir.”—Ellen G. White, Christ’s Object Lessons [Mesih’in Örnek Dersleri], s. 145. Allah’ın cömert olduğunu bilerek, O’na cesaretle gelebiliriz. “Rab, hiçbir beklenti olmadığını gösteren heyecansız yalvarışlarla yüceltilmez. O, inanan herkesin lütuf tahtına samimiyet ve güvenle yaklaşmasını arzu eder.”—Ellen G. White, Signs of the Times [Vakitlerin İşaretleri], 7 Ağustos 1901.

PAZARTESİ

7 Mart

Kutsal Kitap Kaynaklı Duanın Temeli: İnanın

Markos 11:24 ayetini oku. İstemenin yanı sıra, İsa duayla bağlantılı olarak başka hangi husustan bahsetti?

Yalnızca istemek yeterli değildir. Dualarımızda mevcut olması gereken ikinci önemli bir husus daha var: iman. İbraniler kitapçığı bize “iman olmadan Tanrı’yı hoşnut etmek olanaksızdır” diyor (İbr. 11:6). Allah’ın önünde diz çöküp Kutsal Kitap’ı açarak içindeki üç binden fazla vaatten birine baktığımızda, sonra bir çocuk saflığıyla O’ndan bizim için vaatlerini yerine getirmesini istediğimizde, O’nun kendi belirlediği zamanda bizim için en iyi olanı yapacağına inanmalıyız.

Yakup 1:6–8 ayetlerini oku. Bu kısımda imanı eksik kişi nasıl tanımlanıyor? İman vaat edilmiş armağanları almak için neden bir önkoşuldur?

Allah’a geliyorsak, O’nun var olduğuna ve Kendisini arayanları ödüllendireceğine iman etmeliyiz. Etkili duaya, Allah’ın duayı sadece cevaplayabileceği değil, O’nun ilahî iradesine göre bunu yerine getireceği inancı da eşlik etmelidir.

Kutsal Kitap’ta inanmak, güvenmekle bağlantılıdır. Biz bir kişiye ancak güvenilir olduğunu bildiğimizde güvenebiliriz. Allah’ın vaatlerini tutacağına dair şüpheler beslediğimizde tereddüt ederiz ve O’ndan bir şey almayı bekleyemeyiz. İnanmak, Allah’ın sözüne güvenmek demektir. Bu, duygularımız farklı bir şey söylese dahi, Allah’a ve O’nun vaatlerine güvendiğimiz anlamına gelir. Çünkü “iman, umut edilenlere güvenmek, görünmeyen şeylerin varlığından emin olmaktır” (İbr. 11:1). İman Allah’ın vaatlerine sıkı sıkıya sarılır, zira O’nun dediğine güveniriz (İbr. 11:11). İman, Allah’ın “yalan söylemesi[nin] olanaksız” olduğunu bilir (İbr. 6:18). Allah “dün, bugün ve sonsuza dek aynıdır” (İbr. 13:8). İman, Allah için hiçbir şeyin imkânsız olmadığını bilir (Luka 1:37).

İman ilahî hazine dairesinin kapısını açar. Allah Kutsal Ruh aracılığıyla erkeklerin ve kadınların kalplerini Allah’ın Sözü’ne güvenmeye yönlendirir ve dualarımız iman yoluyla Her Şeye Kadir Olan’ın kolunu harekete geçirir.

İmanda güçlenmene ne yardım eder? İsa’nın hangi yönü ihtiyacın olduğunda O’nun sana yardım etmeye istekli ve yeterli oluşuna güven duymana yardımcı oluyor?

SALI

8 Mart

Kutsal Kitap Kaynaklı Duanın Temeli: Allah’ın Vaatlerini Talep Edin

Dua ettiğimiz şeyleri talep etmezsek, tüm imanımız yararsızdır.

1. Yuhanna 5:14, 15 ayetlerini oku. Allah’ın bizi duyduğundan ve O’ndan istediklerimizi aldığımızdan neden emin olabiliriz?

Kutsal Kitap kaynaklı duanın üçüncü hususu kabuldür. Allah’tan isteyip O’nun vaatlerine inandıktan sonra, O’nun vaat ettiklerini istemeliyiz. Allah’a istediğimiz şeyi aldığımız için teşekkür ederek O’nun vaadini talep ederiz. Böylece vaatler yüreklerimize tatbik edilirler. Ellen White şöyle dedi: “O’nun vaat ettiği her armağanı isteyebiliriz; sonra onu aldığımıza inanmalı ve aldığımız şey için Allah’a şükretmeliyiz”—Ellen G. White, Education [Eğitim], s. 258.

Luka 8:11 ayetinde, İsa Allah’ın Sözü’nü bir tohuma benzetiyor. Tüm elma ağacının bir elma tohumu içinde bulunduğu gibi, Allah’ın armağanı da O’nun vaatlerinin içinde bulunur. Vaadi talep ettiğimizde ve bunun için Allah’a şükrettiğimizde, O’nun vaat etmiş olduğu armağanı çoktan almış oluruz. Vaat edilen armağanı, daha görmeden ve hissetmeden, imanla alırız.

Yuhanna 11. bölümde Lazar’ın dirilişi örneği İsa’nın bu şekilde dua ettiğini gösteriyor. İsa Allah’ın bu durumdaki isteğini tam olarak biliyordu. Yuhanna 11:11 ayeti bize İsa’nın Allah’ın isteğini yerine getirmeye istekli ve itaatkâr olduğunu söylüyor. Yuhanna 11:39–41 ayetlerinde, Lazar henüz mezarda olmasına rağmen, İsa’nın Lazar’ı dirilteceği için Baba’ya teşekkür ettiğini okuyoruz. İsa Allah’a şükrettiğinde, isteği yerine getirildi. Allah’ın çocukları olarak Allah’ın vaatlerine bağlı olarak yaşamalıyız, açıklamalarına değil. Her şeyi açıklayamasak da, O’nun vaatlerine güvenebiliriz.

Rab ‘Sıkıntı gününde Beni çağır’ diyor” Mez. 50:15 [KM]. O bizi, şaşkınlıklarımızı, gereksinimlerimizi ve ilahî yardıma olan ihtiyacımızı Kendisine sunmaya davet ediyor. O bizi devamlı duada olmaya çağırıyor. Zorluklar ortaya çıktığı zaman, O’na samimi ve ciddi ricalarımızı sunmalıyız. Israrlı dualarımızla Allah’a olan sağlam güvenimizin işaretini veririz. İhtiyacımızı duymamız bizi samimiyetle dua etmeye yönlendirir, böylece göksel Babamız da niyazlarımızdan etkilenir.”—Ellen G. White, Christ’s Object Lessons [Mesih’in Örnek Dersleri], s. 172.

Her zaman her şeyi duayla Allah’a getirmek neden çok önemlidir?

ÇARŞAMBA

9 Mart

Kutsal Ruh için Dua Etmek

Efesliler 3:16 ve Elçilerin İşleri 2:38 ayetlerini oku. Bu ayetler Kutsal Ruh’u hayatlarımıza kabul etmek hakkında bize ne söylüyorlar?

Birçok şey için dua edebiliriz fakat içinde yaşadığımız şu tehlikeli zamanda çok büyük bir şeye ihtiyacımız var: Kutsal Ruh armağanına. Bu İsa’nın verebileceği en büyük armağandır. Allah halkına Kutsal Ruh’u verdiğinde, verebileceği en büyük şeyi vermiş oldu. Bu armağana hiçbir şey eklenemez (sonuçta Tanrı’nın Kendisine ne eklenebilirdi ki?). O ve O’nun hayatlarımızdaki işi aracılığıyla tüm ihtiyaçlarımız karşılanır. Kutsal Ruh’un bereketi kendi çalışmasıyla diğer tüm bereketleri getirecektir.

Fakat ortada büyük bir engel var; bu da biziz, zira çoğu zaman Kutsal Ruh’u almaya hazır değiliz.

Yeni Ahit kilisesi zamanında olduğu gibi, ilk önce tövbe etmemiz ve hayatlarımızı tamamıyla İsa’ya vermemiz gerektiğini anlamalıyız. Evet, bunu yapmamızı sağlayacak olan bile yalnızca Kutsal Ruh’un telkinidir.

Ancak O’nun telkinine karşılık verip sonrasında günahtan tövbe etmek Kutsal Ruh’un hayatlarımızdaki işinin ilk meyvesidir. İman ve alçakgönüllülükle günahlarımızı itiraf etmeliyiz ki, O bizi her kötülükten arındırabilsin. Ne kadar günahkâr olduğumuzu ve hayatlarımızda Allah’a ve O’nun lütfuna ne kadar ihtiyacımız olduğunu anlamalıyız. O olmadan kayıbız, günahlarımızda ölüyüz ve ebedî kayba mahkûmuz.

Dolayısıyla, içten duayla Allah’ın bize Kutsal Ruhu’nu verme vaadinin gerekli şartlarını tamamlamış oluyoruz. Bundan sonra tüm yapmamız gereken Allah’tan istemek ve O memnuniyetle Kendi Ruhu’nu bize verecektir. “Göksel Baba, Kendisinden isteyenlere Kutsal Ruh’u vermeye, dünyevî anne–babaların çocuklarına iyi armağanlar vermeye olduğundan daha fazla isteklidir.”—Ellen G. White, Ye Shall Receive Power [Güç Alacaksınız], s. 284.

Diğer ruhsal armağanlarda olduğu gibi, Kutsal Ruh armağanı da asla başlı başına bir amaç değildir. O İsa’yı yükseltmek, hayatlarımızda Mesih’in karakterini oluşturmak ve Mesih’in bedenini, yani kiliseyi geliştirirken başkalarına hizmet etmemizi sağlamak için verilmiştir. Dolayısıyla, gerek halka açık gerek özel, her türlü ibadet uygulaması Ruh’u İsa Mesih’in üzerine çıkarıyorsa yanlıştır. Zira ancak İsa aracılığıyla “hepimiz tek Ruh’ta Baba’nın huzuruna çıkabiliriz” (Ef. 2:18).

Neden Kutsal Ruh armağanı İsa’nın bize verebileceği en büyük armağandır? Hayatındaki Kutsal Ruh gerçeğiyle tecrüben nasıl oldu? Bu armağan olmadan hayatın nasıl olurdu?

PERŞEMBE

EK ÇALIŞMA: Ellen G. White, Christ’s Object Lessons [Mesih’in Örnek Dersleri] kitabında 139–149. sayfalardaki “Vermesini İstemek” bölümünü oku. Cesaretlendirici vaatlerden oluşan yararlı bir derleme için, Ellen G. White, God has Promised [Allah Vaat Etti] adlı kitabı oku (Washington, D.C.: Review and Herald, 1982).

Dua olmadan hayatlarımızda hiçbir ruhsal gücümüz olmazdı, çünkü dua bizi bu gücün Kaynağı’na bağlar. Dua olmadan Allah’la hiçbir hayatî bağımız olmazdı. “Tanrı yolundaymış gibi görünen” fakat yücelerden gelen armağanların vaadinden ve gücünden yoksun boş kaplar haline geliriz. Şüphesiz, bu hafta da gördüğümüz üzere, Allah’ın duaları yanıtlaması hakkında bize harika vaatler verildi. Peki, Allah vergisi yeteneğimizin elverdiği kadarıyla tüm şartları yerine getirmeye çalıştığımızda bile dua ettiğimiz şeyleri almadığımız zamanlara ne demeli? “Ancak dualarınız hemen yanıtlanmıyor gibi görünürse umutsuzluğa kapılmayın. Rab duanın sıklıkla dünyasallıkla karıştırıldığını görüyor. İnsanlar kendi bencil arzularını memnun edecek şeyler için dua ediyorlar ve Rab onların isteklerini bekledikleri şekilde yerine getirmiyor. Onlar ihtiyaçlarının ne olduğunu daha net bir şekilde görene kadar, Rab onları sınavlardan ve denenmelerden geçiriyor, kendilerini alçaltmalarını sağlıyor. O alçak bir arzuyu tatmin edecek, insana zarar getirecek ve onu Allah’ın şerefini lekeleyen bir hale getirecek şeyleri insanlara vermez. O insanlara hırslarını tatmin edecek ve yalnızca kendini yüceltmeye yarayacak şeyler vermez. Allah’a geldiğimiz zaman her şeyi O’nun kutsal isteğine tabi kılarak itaatkâr ve yürekten tövbekâr olmalıyız.”—Ellen G. White, In Heavenly Places [Göksel Yerlerde], s.89.

TARTIŞMA SORULARI:

Dua tüm ruhsal varlığımızı hangi şekillerde etkiler? Yani, dua ettiğin zaman senin üstünde nasıl bir etki yapıyor? Dua ettikten sonra dua etmeden önceki halinden ne şekilde farklısın?

Hasta bir çocuğun iyileşmesi ya da bunun gibi bir şey için sürekli dua eden, fakat duası umut ettiği gibi gerçekleşmeyen birine ne söylerdin? Bunun gibi durumlarda dahi Allah’a güvenmeyi nasıl öğreniriz?

Sınıfta dua ile ilgili şahsi tecrübelerin hakkında ve duanın senin için anlamı hakkında konuş. Dua hakkında, duanın amacını anlamakta zorlanan kişilere yardımcı olabilecek ne öğrendin?

Nasıl işe yaradığını tam olarak bilmesek bile dua etmek neden önemlidir?

CUMA

10 Mart

*11–17 Mart

Kutsal Ruh’u Kederlendirmek ve 
O’na Direnmek

Sebt Günü

KONUYLA İLGİLİ METİNLER: Elç. 7:51; İbr. 10:24, 25; Ef. 4:25–5:2; 1Se. 5:19–21; Mar. 3:28, 29.

HATIRLAMA METNİ: “Tanrı’nın Kutsal Ruhu’nu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruh’la mühürlendiniz.” (Efesliler 4:30).

Kutsal Ruh, günahkârları kendi gerçek günahlı durumlarını fark etmeye yönlendiren eşsiz bir yetiye sahiptir. O ayrıca içimizde İsa’yı ve O’nun günahlarımız için affını kabul etme arzusunu uyandırır. Kutsal Ruh bizi galip gelenler haline getiren ve İsa’nın güzel karakterini yansıtmayı başaran kişilere dönüştüren eşsiz bir güce sahiptir. Aynı zamanda, zayıf günahkârlar bu güçlü ve kudretli Kutsal Ruh’a direnebilirler. O Kendisini kabul etmemiz için bizi zorlamaz. Günah çok cazibeli ve alımlıdır. Fakat çok aldatıcıdır ve ölüme götürür. Günah Allah’a ve Allah’ın saf kutsallığına ve iyiliğine tamamıyla karşıttır. Bu ilahî kutsallığı yansıtan Kutsal Ruh, günahın her türlüsüne karşıttır ve günah işlediğimizde ve günahtan vazgeçmek istemediğimizde kederlenir. Kutsal Ruh ne kadar güçlü olsa da, O’nun olumlu etkisi söndürülebilir ve günah dolu yaşamımıza devam ettiğimizde O’na direnebiliriz. Hatta Müjdeler bize affedilemez tek bir günah olduğunu bildiriyorlar: Kutsal Ruh’a karşı küfür (Matta 12:31, 32). Bu hafta Kutsal Ruh’u kederlendirmek, söndürmek ve O’na karşı direnmek konularıyla ve affedilmeyecek günahla ilgili Kutsal Kitap çalışması yapacağız.

*18 Mart Sebt Günü’ne hazırlık için bu haftanın konusunu çalışın.

11. DERS

12 Mart

Kutsal Ruh’a Direnmek

Elçilerin İşleri 7:51 ayetini oku. Burada verilen uyarı nedir ve aynı şekilde bu uyarı bugün bizim için ne şekilde geçerlidir?

Kutsal Kitap’ta birçok günahtan Kutsal Ruh’a karşı işlenen günahlar olarak bilhassa bahsedilir. Bu günahların çoğu bireysel düzeydedir. Ancak Elçilerin İşleri 7:51 ayetinden de çıkarabileceğimiz gibi, bunun toplu bir boyutu da vardır. İstefanos, kendisini suçlayanların altından buzağıya tapan isyankâr İsrailliler gibi dik kafalı (inatçı) olduklarını belirtiyor (Çık. 33:3). Onlar, Kutsal Ruh’un Allah’ın peygamberleri aracılığıyla yüreklerine aşılayacağı şeyleri dinlemeyi reddettikleri için Kutsal Ruh’a direndiler. Allah’a ve O’nun planına bu çeşit bir karşıtlık nihayetinde kişiyi Rab İsa Mesih’in istemlerini reddetmeye götürür. Onlar İsa’yı izlemek yerine, dışa yönelik ibadeti yaşayan Allah’ın Sözü’ne itaatin yerine geçirdiler.

Allah tarafından yaratılan ve O’na bağımlı olan naif insanoğlunun Kutsal Ruh’un işlerine ve nihayetinde Allah’ın lütfuna direnmesi düşüncesi şaşırtıcı bir düşünce. Allah çok güçlü olduğu halde gücünü bizim özgür irademiz üzerine kullanmaz. O bizim seçimlerimize saygı gösterir.

Sonuçta, Allah O’na itaat etmemiz için bizi zorlamak istiyorduysa, bunu neden Aden bahçesinde Adem ve Havva’ya yapmadı ve böylece tüm dünyayı günah krizinden kurtarmadı? Allah bizi özgür varlıklar olarak, ahlakî seçimler yapabilme gücüyle yarattı, hayatı ya da ölümü, iyiyi ya da kötüyü seçme gücüne sahibiz. Her birimize ne kadar da kutsal (ve pahalıya mal olan) bir armağan verildi.

Herkes kendi kararlarından sorumlu olsa da, aynı zamanda toplu sorumluluklara da sahibiz: birbirimizi imanlı olmak, Allah’ın Sözü’ne itaat etmek ve İsa’ya yakın kalmak konularında yüreklendirmeliyiz (İbr. 10:24, 25). Bugün Allah’ın Sözü’ne direndiğimizde ve O’nun peygamberlerinin mesajına aldırmadığımızda, Kutsal Ruh’a direnmiş oluruz.

Geçmişe bakıp eski İsraillileri tüm yaptıkları hatalar için yargılamak ve eleştirmek çok kolay. Peki, bizim yaptığımız kötü seçimlere ne demeli? Bunlar eski İsraillilerin hataları gibi ortaya dökülseydi nasıl hissederdin?

Başkalarına “sevgi ve iyi işler” konusunda hangi şekillerde yardımcı olabiliriz? “Sevgi ve iyi işleri” başkalarında geliştirmek için sorumlulukların neler?

PAZAR

13 Mart

Kutsal Ruh’u Kederlendirmek: 1. Bölüm

Efesliler 4:30 ayetini oku. Pavlus burada bir emir kipi kullanıyor ve Kutsal Ruh’u kederlendirmememiz için bizi uyarıyor. Kutsal Ruh’u kederlendirmek ne demektir?

Kutsal Ruh kişisel bir varlıktır, yalnızca ilahî bir güç değildir. Bu nedenle kederlendirilebilir. Fakat Kutsal Ruh’u nasıl kederlendirebiliriz? Belki de Kutsal Ruh’un işlerinden birinin gözlerimizi günaha karşı açmak olduğunu hatırlamalıyız (Yuhanna 16:8). O bizi, günahlarımızı affeden ve bizi aklayan İsa’ya yönlendirir. Ne de olsa, Allah’ın Ruhu “kutsal” olarak adlandırılmaktadır. Bu, O’nun günahtan nefret ettiği anlamına gelir. Fakat her şeyde Allah’a itaat ettiğimizde ve kutsal ve saf olan şeyler düşünüp konuştuğumuzda O sevinç duyar. Öte yandan bu, aynı zamanda ilahî çağrımız karşısında değersiz olan herhangi bir şeye değer verdiğimizde O’nu kederlendiğimiz anlamına gelir. Günaha tutunmaktaki veya günahın ciddiliğini küçümsemekteki bir ısrarımız O’nu kederlendirir. Kutsal Ruh’u kederlendirmek ciddi bir meseledir.

Pavlus’un Efesliler 4:30 ayetindeki Kutsal Ruh’u kederlendirmeye ilişkin ifadesinin bağlamı, birinin Mesih tarafından dönüştürülmeden önceki ve dönüşümden sonraki yaşam tarzı ile ilgilidir. Mesih’te yeni varlıklar olarak birbirimize karşı sabırlı ve nazik olmalı, sevgi içinde birbirimize karşı sabretmeli ve barış bağı içersinde Ruh’un birliğini korumak için gayretli olmalıyız (Ef. 4:2, 3). Ruh tarafından yenilenmiş olarak (Ef. 4:23), artık yeni başımız olan Mesih’i izliyoruz (Ef. 4:15) ve böylece öteki uluslar gibi boş düşüncelerle yaşamıyoruz (Ef. 4:17). Aksine, Allah’ı hoşnut edecek bir yaşam sürüyoruz (Ef. 4:24–31).

4. bölümdeki ayetlerde bahsi geçen herhangi bir olumsuz şeyin kalbimizde yer bulmasına izin verdiğimizde ve bunlar sözlerimizde ve işlerimizde kendilerini gösterdiklerinde, Kutsal Ruh üzülür ve kederlenir. Kutsal Ruh’u kederlendirmek, O’nun kutsallaştıran varlığını ve yaşam dönüştürücü gücünü hiçe saymak demektir, zira kasten günah işlemeye devam ediyoruz.

Kutsal Ruh nasıl yaşadığımız konusuna karşı ilgisiz değildir. Efesliler 4:25–31 ayetlerini oku ve Kutsal Ruh’u kederlendiren belirli ahlâkî davranışları say. Kutsal Ruh neden bu şeylerden kederlenir?

 

PAZARTESİ

14 Mart

Kutsal Ruh’u Kederlendirmek: 2. Bölüm

Kutsal Ruh’un kederlendirilebilir olması bize Allah’ın yaptıklarımız karşısında kayıtsız olmadığını gösterir. Allah aldığımız kararlardan ve yaşam şeklimizden etkilenir.

Efesliler 4:25–5:2 ayetlerini oku. Burada ne yapmamız söyleniyor ve bu emirleri dinleseydik hayatlarımız ne kadar farklı olurdu?

Olumlu ifadelerle: sevgiyle gerçeği söylediğimizde; günaha karşı öfkeli olup, fakat öfkeyle günah işlemediğimizde; kendi emeğimizle çalışarak işimizin ürününü ihtiyacı olanlara iyilik etmek için kullandığımızda; öğretici bir tavırla konuştuğumuzda ve dinleyicilerimize lütuf aktardığımızda; nazik, şefkatli ve affedici olduğumuzda, Kutsal Ruh’u mutlu ederiz. Hristiyan olduğumuzu iddia ediyor fakat Mesih sanki hiç gelmemiş ve hayatlarımız O’nun yönlendirmesiyle sevgisinden etkilenmemiş gibi yaşıyorsak, Kutsal Ruh’u kederlendiririz. Gerçeğe inandığımızı ikrar ederken, davranış ve tavırlarımız bu ikrara ters düşüyorsa, o zaman Kutsal Ruh’u kederlendiririz. Ahlâkî doğruluğun yokluğu da Ruh’u kederlendirir. İnsanlara ulaşma çabalarımız ahlâkî davranışlarımızdan ayrı olamaz. İnsanların bizim gerçekten O’nun çocukları olduğumuzu ve İsa’yı yansıttığımızı göreceği bir hayat yaşıyorsak, Allah’ın kalbine sevinç getiririz.

Efesliler 4:3, 4, 15, 16, 32 ayetlerini oku. Bu ayetler Ruh’ta yaşamanın toplumsal yanları hakkında neyi ortaya koyuyor? Ruh dolu bir yaşam diğer imanlılarla birlikte olunan toplumda kendini nasıl gösterir?

Efesliler 4. bölümde ayrıca belirgin bir toplumsal boyut olması ilginçtir. Birlik fikri birkaç kez dile getirilir. Pavlus “birbirimiz” (Ef. 4:32) bağlamında Allah’ın hayatını yaşadığımız için, Ruh’un birliğini devam ettirmemizden endişe ediyor. Kilisede birbirimizle nasıl ilişkili olduğumuz, “Ruh’un birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret etmek” (Ef. 4:3) Ruh’u kederlendirmemenin çok önemli bir parçasıdır. Kutsal Ruh’un tapınağı olan kilisede (1Ko. 3:16, 17) birbirimize nasıl davrandığımız Allah için gerçekten önemlidir. Mesih’in bedeni içinde bir birimizi nasıl düşündüğümüz Allah’ın Ruhu için birinci derecede önemlidir.

Gerçeği, üç meleğin mesajını bilmek iyidir (Va. 14:6–12), fakat kendine şu soruyu sor: Başkalarına, özellikle de senden aşağı düzeyde olan veya senin için hiçbir şey yapamayacak olan kişilere nasıl davranıyorsun? Yani, sana karşılık olarak verecek bir şeyi olmayanlara.

SALI

15 Mart

Kutsal Ruh’u Söndürmek

1. Selanikliler 5:19–21 ayetlerini oku. Kutsal Ruh nasıl söndürülebilir?

“Söndürmek” sözcüğü yangın fikrini çağrıştırır. Aynı Grekçe köklü sözcük 1. Selanikliler 5:19 ve Efesliler 6:16 ayetlerinde de kullanılır. Bu, Kutsal Ruh’un bir niteliğinin söndürebileceğimiz ateş gibi bir şey olduğu fikrini düşündürüyor. Kutsal Ruh’un bizim için iki önemli şey yaptığını hatırlamalıyız: Günahın bilincine varmamızı sağlar ve günahı yenmemiz için bize güç verir. Her ikisi de kutsanmayla ilgilidir.

Allah’ın Sözü boyunca Ruh bize kutsal bir yaşam sürmemiz için bilmemiz gerekenleri söyler ve O’nun içimizde yaşayan gücü aracılığıyla hayatlarımızı bu bilgiye göre değiştirebilmemizi sağlar. Ruh’u söndürmekten kaçınmanın bir yolu da “peygamberlik sözlerini küçümsememektir” (1Se. 5:20). Pavlus Selanikli imanlılara peygamberlik sözlerini küçümsememeyi öğretiyor, fakat idrak yeteneklerini kullanmalarını da istiyor (1Se. 5:21). Cemaat hayatımızda Ruh’a açık olmamız ve Kutsal Ruh’un işini söndürmememiz gerekirken, sahte öğretiler ve sahte peygamberler kiliseye her zaman musallat olacağından, idrak yeteneğine ihtiyacımız var.

Tüm ruhlar iyi değildir. Fakat Ruh tarafından esinlenmiş olan Allah’ın Sözü, adımlarımız için çıra ve yolumuza ışıktır (Mez. 119:105). Onun sayesinde yeni peygamberlik sözleri için dahi standart bir ölçümüz olur. Kutsal Kitap zamanında böyle bir lambada yanan bir fitil bulunurdu ve gece yürüyenlerin ayaklarının önüne ışık tutardı. Kutsal Kitap bize Ruh’ta nasıl yürüyeceğimizi anlatıyor (Gal. 5:25). Biz bunu kendimizi Allah’ın Sözü’nün öğretilerine adayarak ve bize yaşamamız gereken yolu işaret eden Kutsal Ruh’un telkinlerine itaat ederek yaparız.

Kutsal Kitap’ın Allah’ın Sözü olduğunu kabul eden birçok kişi Kutsal Yazıları neredeyse onun gerçek otoritesini aşındıracak ve yaşamlarındaki gerçek gücünü çalacak bir şekilde yorumluyorlar. Ayrıca, Allah’ın Sözü’nü küçümsediğimizde ve ona saygısız davrandığımızda veya onu kendimize uygulamayı ihmal ettiğimizde bize yollarımızda öncülük etmesi ve iyi işlere doğru bilincimizi uyandırması için verilen bu ışığı söndürüyoruz.

1. Selanikliler 4:7, 8 ayetlerini oku. “Kutsal bir yaşam sürmeye çağrılmak” ne demektir? Hayatının hangi alanlarında gerçekten “kutsal bir yaşam” sürüp sürmediğini kendine sorman gerekebilir?

ÇARŞAMBA

16 Mart

Kutsal Ruh’a Karşı Küfür

Markos 3:28, 29; Luka 12:10; ve Matta 12:31, 32 ayetlerini oku. Tüm günahlar ve küfürler affedilebilirse, affedilemeyen şey nedir?

Belki de başka hiç bir günah Hristiyanlar arasında Kutsal Ruh’a karşı küfürden daha büyük bir belirsizliğe, ızdıraba ve yanlış anlaşılmaya yol açmamıştır. Bazıları İsa’nın aklında bilhassa ıstırap verici olan belirli günahların olduğunu düşünüyor. Ancak bazı günahların sonuçları diğerlerine göre daha şiddetli olsa da, Allah için tüm günahların kötü olduğunu kendimize hatırlatmalıyız. O halde, İsa affedilmez günah hakkında konuşurken ne demek istedi?

Aslında bu ayetlerin hiçbiri bu günahın affedilemeyeceğini söylemiyor; sadece affedilmeyeceğini söylüyor. Hatırlayalım: Kutsal Ruh’un işi günahkârları günahlarının bilincine varmaya yönlendirmek ve onların içinde günahları affeden tek kişiyi, yani İsa’yı kabul etme isteğini uyandırmaktır. Dolayısıyla, Kutsal Ruh’a karşı küfür İsa’nın kurtarma işinin planlı ve ısrarlı reddi olarak anlaşılmalıdır. Bir kişi Ruh’un Mesih’e ve O’nun kurtarışı ve lütfuna ilişkin tanıklığına kasten ve inatla direndiğinde bu meydana gelir.

İsa birisinin birkaç karalayıcı söz söylemesi hakkında konuşmuyor. Kutsal Ruh’a karşı küfür ancak ısrarla inanmama ve İsa’ya karşı açık düşmanlık tavırları bağlamında işlenmiş olur. Kutsal Ruh’a küfür tek bir bölümden oluşmaz; kararlı bir yaşam şeklidir.

“Kendilerine sunulan kanıtları kabul edecekleri yerde, Mesih’in işlerinin göğün bağışı olduğunu anlayacakları yerde, kendi kötü amaçlarına sıkı sıkıya tutundular ve şöyle dediler: O bu harika işi şeytan aracılığıyla gerçekleştiriyor. Bu Kutsal Ruh’a karşı işlenen günahtı.”—Ellen G. White, Loma Linda Messages [Loma Linda Mesajları], s. 156.

İnsan kalbi Allah’a karşı dirençte ısrar ettiğinde, böylece İsa’ya hakkını vermeyi sürekli olarak reddettiğinde, kalp katılaşır ve Allah’ın İsa Mesih’te verdiği kurtarıcı kurbanlığa ilişkin Kutsal Ruh’un tanıklığının gerçekliğini kabul edemez. Bu günah Allah güçsüz olduğu için veya affetmeye istekli olmadığı için değil, kişi kendi günahının farkına varamadığı için affedilme ihtimalinin dışındadır. Dolayısıyla bu kişi İsa aracılığıyla affedilmeyi kabul etmez. Tabi ki bu tavrın ebedî bir sonucu vardır.

Kendimiz hakkında hangi iddiada bulunursak bulunalım, Allah’a karşıt bir yaşam sürmediğimizden ve Kutsal Ruh’a direnmediğimizden nasıl emin olabiliriz? (Örneğin bkz. 1Yu. 5:3 ve Rom. 8:14).

PERŞEMBE

EK ÇALIŞMA: İnsanların endişeyle affedilmez günahı işleyip işlemediklerini sormaları bile başlı başına bunu işlemediklerini gösterir. Bu günahı işlemiş olsalardı, kesinlikle bundan endişelenmezlerdi. Endişeleri gerçekten de Ruh’un yönlendirmesine halen açık olduklarının kanıtıdır. Kişinin yapması gereken İsa’nın doğruluğunu talep etmek ve İsa’nın erdemlerine tutunmak, imanda ve itaatte kararlılıkla devam etmektir. Ancak bizzat “Allah’ın doğruluğu” (Rom. 10:3) olan Mesih’in doğruluğunun örtüsü altında şu anda çok ihtiyaçları olan esenlik ve güvenceye sahip olabilirler.

Allah’ın gerçekten affedemeyeceği sadece bir kişi vardır, bu kişiyse af için İsa’ya gelmeyi ısrarla reddeden kişidir. “Kutsal Ruh’a karşı küfür aniden söylenen bir iş veya yapılan bir hareket değildir; o gerçeğe ve kanıtlara şiddetli ve kararlı bir direniştir.”—Ellen G. White Yorumları, The SDA Bible Commentary [Yedinci Gün Adventist Kutsal Kitap Şerhi], cilt 5, s.1093. “Kimsenin Kutsal Ruh’a karşı işlenen günaha gizemli ve tanımlanması zor bir şeymiş gibi bakmasına gerek yok. Kutsal Ruh’a karşı işlenen günah, tövbeye çağrıyı ısrarlı bir şekilde reddetme günahıdır.”—Sayfa 1093.

TARTIŞMA SORULARI:

Biri gelip sana affedilmez günahı işlediğini söyleseydi, ona ne söylerdin ve yardım için hangi ayetleri kullanırdın? Umutsuzca kaybolduğunu hisseden birine yardım için sadece iman yoluyla kurtuluş anlayışı neden çok önemlidir?

Kutsal Ruh’un yönlendirdiği gibi davranmayı ve konuşmayı reddettiğimizde, Kutsal Ruh’u söndürürüz. Kutsal Ruh’u söndürme tehlikesi konusunda neredeyiz? Yani, hayatımızın hangi yönlerinde (varsa) kendimizi Allah’ın yönlendirmesine karşı direnirken buluyoruz ve teslim olma gerekliliğini nasıl öğrenebiliriz?

Bazen Allah başımıza bizi üzen veya anlamadığımız bazı olayların gelmesine izin verir. Örneğin, Eyüp’ün başına gelen böyle bir olaydı. Neden alıngan bir düşünce yapısı Kutsal Ruh’un yaşamlarımızdaki işlerini azaltır? En zor zamanlarda bile nasıl Allah’a daha fazla tam olarak güvenebiliriz ve yaşamlarımızı ona tamamıyla teslim edebiliriz?

“Kirlenmiş” olmaktan korkanlar kilise içinde kötü etkisi olacağı düşüncesiyle bazılarını bedenden tamamıyla uzağa iter ve onları kendi yollarına bırakırlar. Bu düşüncede yanlış olan nedir ve neden bir Hristiyan’ın izleyeceği Kutsal Kitap’a uygun bir model değildir?

CUMA

17 Mart

*18–24 Mart

Kutsal Ruh’un İşi

SEBT GÜNÜ

KONUYLA İLGİLİ METİNLER: Yu. 16:8–11, Rom. 5:10; İbr. 4:15, 16; 1Pe. 5:8, 9; 1Yu. 5:12, 13; Mez. 31:24.

HATIRLAMA METNİ: “Umut kaynağı olan Tanrı, Kutsal Ruh’un gücüyle umutla dolup taşmanız için iman yaşamınızda sizleri tam bir sevinç ve esenlikle doldursun” (Romalılar 15:13).

Bu çeyrekte Kutsal Ruh ve ruhsallık konusundaki çalışmamızın sonuna gelirken, Ruh’un henüz dikkatimizi çekmemiş olan diğer bir nihaî işine odaklanacağız.

İsa öğrencilerine Baba’ya gideceğini duyurduğu zaman, onlara Kutsal Ruh’u gönderme sözünü verdi. “Ama Baba’nın benim adımla göndereceği Yardımcı, Kutsal Ruh, size her şeyi öğretecek, bütün söylediklerimi size hatırlatacak.” (Yuhanna 14:26).

İsa’ya göre Kutsal Ruh bir parakletos, yani “yardımcı” veya “tesellici,” ya da bizim için aracılık eden bir “savunucu”dur. Aynı zamanda İsa bu savunucunun yapacağı işi duyurdu: O dünyayı günah, doğruluk ve yargı konusunda “ikna edecekti” (Yuhanna 16:8).

Son haftamız boyunca Kutsal Ruh’un bu özel işini detaylı bir şekilde çalışacağız. Ayrıca Ruh’un bu işinin O’nun bizim için hizmetinin diğer iki önemli yönüyle nasıl bağlantılı olduğunu öğreneceğiz: kurtuluş güvencemiz ve İsa Mesih’in öğrencileri olarak hayatımızı sürdürmemizi sağlayan yüce umudumuz.

*25 Mart Sebt Günü’ne hazırlık için bu haftanın konusunu çalışın.

12. DERS

19 Mart

Günah Konusunda İkna

Yuhanna 16:8, 9 ayetlerini oku. Kutsal Ruh bizim için hangi çok önemli işi yapmaktadır ve bu neden çok önemlidir?

İsa Kutsal Ruh’u anlamca çok zengin bir söz olan paraklet olarak adlandırdı, bu söz yardımcı, savunucu ve tesellici anlamlarını taşır. Kutsal Ruh bu önemli ikna işine kardeşlerimizin suçlayıcısı veya savcımız gibi girmez. O İsa tarafından bizi mahkûm etmek için değil, aksine lütfa ihtiyacımız olduğunu görmemize yardım etmek için göndermiştir.

Ancak bir tesellici bir yardımcı olarak kabul edilecektir. Her ne kadar iyi niyetli olsalar da, Hristiyanların günahkârlara yardımcı bir ruhla yaklaşmak yerine sıklıkla suçlayıcı bir ruhla yaklaşmaları büyük bir felâkettir. Biz etrafta dolaşıp diğer insanların hayatlarındaki günahları göstererek yaşarsak, İsa’nın bizi görevlendirmediği bir işi yapmış oluruz. Sonuçta, kendimiz günahsız olmadığımız halde biz kimiz ki başkalarının günahlarını gösteriyoruz?

Romalılar 2:1 ve Matta 7:3 ayetlerini oku. Bu ayetlerden hangi mesajları almalıyız?

Biz O’nun tanıklarıyız, savcıları değil. Biz O’nun kurtarıcı gücüne tanıklık etmek üzere çağrıldık, yanlışlarından dolayı başkalarını mahkûm etmeye değil. Başkalarını günahlarına dair ikna etmeye çalıştığımızda, bizim olmayan bir işi üstlenmiş oluruz, bu Kutsal Ruh’un işidir.

Dünyayı günahın gerçekten ne olduğu konusunda “ikna etmesi” gereken (Yuhanna 16:8) biz değil, Tesellici’dir. Hayatlarını İsa’ya adamamış kimseler çoğunlukla günahın aslında ne olduğunu ve ne kadar yıkıcı olabileceğini gerçekten anlamayan kişilerdir.

Buradaki fikir, Ruh’un belirli hatalı davranışları sıralayacak olması değildir. Bunun yerine O tüm günahların temeline iner: İsa Mesih’e inançsızlık (Yuhanna 16:9). Bizim en derin sefaletimiz ve yabancılaşmamız ahlakî kusurluluğumuzdan kaynaklanmaz, fakat Allah’tan uzaklaşmamızdan ve bizi bu durumdan kurtarmak amacıyla göndermiş olduğu Kişi’yi kabul etmememizden kaynaklanır.

Tüm günahların temel sorunu İsa’ya inanmamamız, böylece bizi günahlarımızdan ve suçlarımızdan kurtarabilecek tek Kişi’yi reddetmemizdir. Bu, benliği her şeyin merkezine koyan ve Allah’ın Sözü’ne inanmayı reddeden günahtır. Ancak Kutsal Ruh tövbeye ve Mesih’in bizim yerimize ölümünde bulunan Kurtuluş’a olan büyük ihtiyacımız konusunda kalplerimizi ve düşüncelerimiz açabilir.

PAZAR

20 Mart

Doğruluk İhtiyacı

Yuhanna 16:8 ayetinde Kutsal Ruh’un dünyayı sadece günah konusunda değil, ayrıca doğruluk konusunda da ikna edeceği söyleniyor. Başka bir deyişle, günahın gerçekten ne olduğunu bilmeyen dünya, gerçek doğruluğun ne olduğunu da bilmez.

İkna olmamış insanlar dışa yönelik ahlakî doğruluğun yeteceğini sanırlar. Onlar Allah’ın doğruluğunu değil, kendi doğruluklarını arzularlar. Allah’ın yasasına itaat gibi, dışa dönük eylemlerinden kaynaklanan bir doğruluk arzularlar. Fakat bizim yasaya itaat işlerimiz bizi asla Allah’ın önünde aklamaz. Yeşaya 64:6 ayetinde, peygamber kendi zamanındaki insanların kendi çabalarıyla gösterdikleri doğruluklarını “kirli paçavralar” olarak tanımlıyor. En iyi dinî nedenlerden kaynaklanan, bizim doğruluğumuz olarak algıladığımız şey bile aslında tam tersidir: günahkârlık.

Fakat İsa’nın doğruluğu bizim için yeterlidir. Allah’ın yasasının tüm taleplerini karşılar. Baba Tanrı’nın gözünde geçerlidir. Biz de onu kendimiz için, yalnızca Mesih İsa’ya iman aracılığıyla talep edebiliriz.

Romalılar 5:10 ve İbraniler 4:15, 16 ayetlerini oku. Bizim doğruluğumuz Mesih’in gökteki Baba’nın huzurundaki yaşayan hizmetiyle nasıl ilişkilidir?

Yasa tarafından talep edilen doğruluk İsa’nın mükemmel yaşamında yerine getirilmiştir. O bizim yerimize öldü. Yeryüzünde O’nu ölüme mahkûm edenler tarafından reddedildiyse de, gökteki Baba tarafından kabul edildi. Diriliş aracılığıyla, Baba Tanrı onay mührünü İsa’nın hayatı ve kurtarıcı işi üzerine vurdu. İsa şimdi bizim için aracılık etmek üzere yaşamaktadır (İbr. 4:15, 16) ve bizim yerimize ölümünün erdemlerini bizim adımıza uyguluyor, zira biz kurtuluş için gerekli olan doğruluğa sahip değiliz.

Böylece yaşayabiliriz çünkü O bizim içimizde yaşıyor. “Mesih’le birlikte çarmıha gerildim. Artık ben yaşamıyorum, Mesih bende yaşıyor. Şimdi bedende sürdürdüğüm yaşamı, beni seven ve benim için kendini feda eden Tanrı Oğlu”na imanla sürdürüyorum” (Gal. 2:20). İsa içimizde yaşadığı zaman Ruh’a göre yürürüz (Rom. 8:4) ve Ruh’un gücü aracılığıyla yeni bir ruhsal yaşama kavuşuruz (Gal. 3:2–5; 5:16 ve 18 ayetleriyle karşılaştır).

İsa’nın Baba’ya yükselişi, O’nun aramızda Ruh aracılığıyla varlığını haklı çıkarmaktadır. O’nun öğrencileri Kutsal Ruh’la güçlendirilmiş olarak Mesih’e doğru büyüyen bir benzerlikle yaşarlar.

Doğruluk konusunda kendi girişimlerinin ne kadar da kirli olduğu gerçeğini hiç tecrübe ettin mi? Bu sana bunun yerine Mesih’in doğruluğuna ihtiyacın olduğu konusunda ne öğretiyor?

PAZARTESİ

21 Mart

Yargı Konusunda İkna

Yuhanna 16:8, 11 ayetlerini oku. İsa hangi yargıdan bahsediyor? Bu yargı neden iyi haberdir?

Ruh’un işinin bir parçası olarak geriye son bir önemli ikna işi kalıyor: yargı konusunda ikna. İşte üzerine birçok yanlış ve yaralayıcı gözüken vaazlar verdiğimiz bölüm budur. Günahın ve doğruluğun tartışılması sıklıkla Hristiyan olma iddiasındaki birçok kişiyi Mesih’i reddedenlerin uğrayacakları yargıyı duyurmaya yönlendirmektedir. Bunu yaparak, günahkârları (genellikle korku verici imalarla) kendilerini bekleyen yargıya dair uyarmak isterler.

Bu yargı gerçek olmasına rağmen, İsa’nın Yuhanna 16:11 ayetinde bahsettiği yargı değildir. Kullanılan dil, Rabb’in burada Yuhanna 12:48 ayetindeki gibi gelecek yargı hakkında konuşmadığını gösteriyor. Aksine, İsa’nın şimdi bahsettiği yargının niteliği, Şeytan’ın Golgota’da yargılandığının iyi haberidir. Gerçeğin büyük düşmanı Şeytan, şimdi günleri sayılı olarak yaşıyor. Yargı gelecek, fakat buradaki odak noktası bu dünyanın egemenin şimdiden mahkûm edilmiş olduğunun bilincidir (Yuhanna 12:31).

1. Petrus 5:8, 9 ayetlerini oku. Şeytan Petrus tarafından nasıl tanımlanıyor? O’na karşı nasıl direnebiliriz?

Zamanının kısa olduğunu ve Golgota’da ölümcül bir şekilde yenildiğini bilen Şeytan, yine de hayattadır. Üstelik o çok öfkeli ve yok edebildiği kadar kişiyi yok etmeye çalışıyor. Fakat o mağlup edilmiş bir düşmandır. İsa zaferi kazandı. İsa’nın kanı bizi özgür kılar.

İkinci Dünya Savaşı sırasında, 6 Haziran 1944’te müttefiklerin başarılı Fransa çıkartmasıyla Nazi orduları nihaî darbeyi aldıklarında, Hitler’in yenildiği ortadaydı. Fakat taarruzun başladığı Normandiya çıkartması günü ile Avrupa’da Zafer Günü (8 Mayıs 1945, savaşın Avrupa’da bittiği gün) arasındaki on bir ay, tüm savaşın en kanlı zamanlarıydı. Benzer bir şekilde Şeytan da Çarmıh’ta kesinlikle yenildiğini biliyor. Fakat o inatla dövüşüyor ve yok edebildiği kadar kişiyi yok etmeye çalışıyor. Biz bu zorlu zamanlarda ayık ve uyanık olmaya ve tüm kaygılarımızı İsa’ya yüklemeye çağrıldık, çünkü O bizi kayırır (1Pe. 5:7, 8).

Yargı neden iyi haberdir? Yargıda güvencemiz kimdir? Korku yerine yavaş yavaş umut aşağılayacak şekilde yargıyı nasıl duyurabiliriz?

SALI

22 Mart

Kurtuluş Güvencesi

1. Yuhanna 5:12, 13; Romalılar 8:15–17 ve 2. Korintliler 5:5 ayetlerini oku. Mesih’i Kurtarıcımız olarak kabul ettiğimizde, neden sonsuz yaşam güvencesine sahip oluruz? Bu güvencenin temeli nedir?

Kutsal Ruh günahkârları İsa’ya yönlendiren tek Kişi’dir. İsa’nın vekâleten ölümü bizi Allah’la barıştırdı. İsa’nın bağışlaması bizi Allah’ın evlat edinilmiş çocukları olarak yeni bir yaşam sürmek üzere özgür kılar. Biz artık Tanrı’nın düşmanları değiliz (Rom. 5:10), fakat Ruh’a göre yürüyoruz (Rom. 8:4) ve düşüncelerimizi Ruh’un işleri üzerine kuruyoruz (Rom. 8:5). Mesih’in Ruhu’na sahip olmasaydık O’nun çocukları olmazdık ve O’na ait olmazdık (Rom. 8:9). Fakat şimdi içimizde yaşayan Kutsal Ruh’un dâhili tanıklığına sahibiz. O bize, İsa’ya ait olduğumuza, Allah’ın mirasçıları olduğumuza ve Mesih’le birlikte mirasçılar olduğumuza dair tanıklık eder (Rom. 8:17). İsa’yı ölümden dirilten aynı güçlü hayat şu anda bizim içimizde etkindir ve ruhsal olarak ölü olan bizi canlandırır (Rom. 8:10). Hatta bundan ötesi, O bizim gerçekten Allah’a ait olduğumuz güvencesini kalplerimizde mühürler. Kurtuluşumuzun müjdesini duymuş ve inanmış olarak, mirasımızın teminatı olarak verilen Kutsal Ruh’la İsa’da mühürlendik (Ef. 1:13, 14). Her imanlı bu güvenceye sahip olabilir (1. Yuhanna 5:12, 13).

Efesliler 1:13, 14 ayetlerini oku. Kutsal Ruh’la mühürlenmek ne demektir?

Mesih’i kabul edenler yeniden doğar, yani “Ruh’tan” doğar (Yuhanna 3:3, 5). Kurtulmuş olma güvencesine sahip olabilelim ve Allah’ın bir çocuğu olmamızdan kaynaklanan sevinci tecrübe edebilelim diye, Kutsal Ruh bu gerçeği yüreklerimize mühürler. Kutsal Ruh bizi Mesih’e ait olanlar olarak tanımlar. “Ama içinde Mesih’in Ruhu olmayan kişi Mesih’in değildir” (Rom. 8:9). Artık Allah’ın bizim sevgi dolu Babamız, bizim de O’nun sevgili çocukları olduğunun bilincindeyiz. Kutsal Ruh ön ödeme, depozito, ya da İsa’nın ikinci gelişinde bize verilecek olan nihaî sonsuz yaşam ve ölümsüzlük armağanının teminatıdır (1Ko. 15:51–54). Bu, hakiki inancın ayırıcı işaretidir. Böyle bir güvenceye sahip olmadan Hristiyanların ikna edici bir güçle nasıl tanıklık yapabileceklerini anlamak zordur.

“Cesareti konuşun, imanı ve umudu konuşun, böylece hepiniz Rab’de bir ışık olacaksınız. Mesih’in önünüze koyduğu ve kimsenin kapayamayacağı kapıyı düşünmeye devam edin. O’na bir şans verirseniz, Allah tüm kötülüklere kapıyı kapatacaktır. Düşman bir sel gibi geldiğinde, Rabb’in Ruhu sizin için O’na karşı bayrak açacaktır.”—Ellen G. White, The Advent Review and Sabbath Herald, 16 Nisan 1889.

ÇARŞAMBA

23 Mart

Kutsal Ruh ve Umut

Romalılar 5:4, 5; 15:13; ve 1. Korintliler 13:13 ayetlerini oku. Sevgi ve umut birbiriyle nasıl ilişkilidir? Kutsal Ruh bize sevgi ve umut vermede ne şekilde etkilidir?

Kutsal Ruh Allah’ın sevgisini yüreklerimize döken Kişi’dir. O bizi Allah’a bağlar ve Allah’ın sevgisinin içimizde yaşamasını sağlar. Allah’ın sabit ve değişmez sevgisi umudumuzun nedeni ve temel taşıdır. Sevgi olmadan umut olmazdı. Sadece sevgi umut üretir. Allah’ın sevgisi O’nun sadakatiyle bir arada olduğundan, O’nun tekrar gelip bizi alacağına ve Kendisinin bulunduğu eve götüreceğine dair harika umuda sahibiz.

Mezmur 31:24 ayetini oku. Umut üzerimizde nasıl bir etki yapar?

Umut ilham verir. Umut yeni güç verir. Umut şarkı söylememizi ve sevinçli olmamızı sağlar. Umut hayat için çok önemlidir. Umutsuz hayatın anlamı nedir?

Fakat umuda sahip olmak iyimser olmaktan farklı bir şeydir. İyimser kişi her şeyin daha iyi olacağını düşünür: hava, ekonomi, okul notları, mali durum, vs. Umut ise, bunun aksine, kör bir iyimserlik değildir. O daha ziyade Allah’ın bağlılığına ve geçmişte vermiş olduğu vaatlere dayanır. Umut, Allah sadık ve gerçek olduğu için, O’nun dediklerini yerine getireceğine inanır. Allah’ın güvenilir olduğu kanıtlanmıştır ve O bocalamaz. O’nun metaneti ve doğruluğu bizim umudumuzun temelidir.

Şüphesiz bizim umudumuzun temeli çarmıhtaki İsa Mesih’te de bulunur. Çarmıha baktığımız zaman mümkün olan en güçlü yolla Allah’ın bizim için sevgisi gerçekliğini görebiliriz. İsa’nın bizim günahlarımız için öldüğü çarmıh bize ve evrene Tanrımız’ın gerçekten nasıl olduğunun benzersiz bir açıklamasıdır. Böylece, engin ve büyük bir evrendeki günahkâr ve geçici varlıklar olarak umut bulabiliriz. Kendi içimizde, ya da başardığımız “büyük” işler sayesinde değil, fakat Tanrımız’da, kendini bize çarmıhta gösteren bir Tanrı’da umut bulabiliriz.

İkinci Geliş umudu Allah’ın sadık vaatlerine nasıl dayanmaktadır? Umut hayatımızı nasıl etkiler? Umutsuzluk yerine umut yansıtan bir hayat tarzını nasıl geliştirebiliriz?

PERŞEMBE

EK ÇALIŞMA: Ellen G. White, Ye Shall Receive Power [Güç Alacaksınız] adlı derlemeden, özellikle Ekim bölümü “Ready for the Spirit” (Ruh İçin Hazır)’ı okuyun.

Kutsal Ruh’un Baba Tanrı ve Oğul Tanrı’yla birlikte kurtuluşumuzu tamamlamak için uyum içinde çalıştığını söyleyerek Kutsal Ruh’un faaliyetini özetleyebiliriz. Kutsal Ruh bizi ruhsal ölümümüzden uyandırır. O bizi günahkârlığımızın bilincine yönlendirir ve gözlerimizi içinde bulunduğumuz durumu ve kaybolmuşluğumuzu görmemiz için açar. O içimizde değişim için bir istek uyandırır ve bizi en iç varlığımızın ihtiyacını karşılayabilecek tek kişi olan İsa Mesih’e yönlendirir. O bize her zaman İsa’yı ve İsa’nın bizim için ne yaptığını gösterdiği için, kurtuluş güvencesi verir. O bizi daha fazla İsa gibi olmamız için uyumlu hale getirir. O Allah’la olan yürüyüşümüzde sadık kalmamızı sağlar. Allah’ın isteklerini yerine getirmemizi sağlar ve bizi etkili bir şekilde hizmete bağlar. O bizim güvenli rehberimiz ve Hristiyan hayatımız ile doktrinimizin standardı olarak Allah’ın Yazılı Sözü’nü meydana getirir. Kutsal Ruh olmadan nerede olurduk? Kutsal Ruh olmadan ne yapabilirdik? Perişan ve kayıp olurduk, Allah’a yücelik ve şeref verecek hiçbir şey yapamazdık. İsa’ya Kutsal Ruh’u vaat ettiği ve gönderdiği için şükürler olsun. “Kutsal Ruh O’nun halkının yükseltilmesi için Babası’ndan isteyebileceği armağanların en büyüğüydü.”—Ellen G. White, Ye Shall Receive Power [Güç Alacaksınız], s.13.

TARTIŞMA SORULARI:

Günahın ve doğruluğun ne olduğu sorusu hakkında biraz daha düşün. Kutsal Kitap’ın Allah’ın Sözü olduğuna inanan biz Hristiyanlar, günah ve doğruluğun ne olduğu konusunda neden Kutsal Kitap’a inanmayanlardan daha farklı bir anlayışa sahibiz? Bu farklar nelerdir? Kutsal Kitap günah ve doğruluk hakkında bize diğer kaynakların öğretmediği ne öğretir?

Kutsal Ruh’un işinin hangi yönünün senin için en değerli olduğunu Sebt okulu grubunun üyeleriyle paylaş. Bu neden çok önemli ve senin hayatını nasıl etkiledi?

Derste, İsa’da sahip olduğumuz umut hakkında konuşun. Bu umudun sebepleri neler? Yani, birisi “içinizdeki umudun nedenini” (1Pe. 3:15) sorsaydı ne cevap verirdin, neden? Ne kadar ikna edici bir sav üretebilirdin?

Bu haftanın dersi kurtuluş güvencesi sorusu hakkındaydı. Kurtuluş güvencesi nedir? Ona sahipsek, neden sahibiz? Onun temeli neye dayanmalıdır? Bir varsayımdan nasıl farklıdır?